şükela:  tümü | bugün
  • öğrencilerin ingilizce öğrenemediği müfredatta değişikliğe gidileceğini söyleyen habere göre liselerde değiştirilmesi planlanan ders içeriğiyle ilgili şöyle denilmiş: "öğrenciler ders başına en fazla 7 yeni sözcük öğrenecek. dersin içeriği gerçeğe yakın olacak. öğrencilerin gerçek yaşamdaki dil ihtiyaçlarına ve ilgilerine hitap etmesine dikkat edilecek. yenilenen programda, öğrenciler ‘hayatta kalmak’ için gereken ingilizce bilgisini öğrenecek."

    bunun için müfredat yenilemeye gerek yok. gerçek yaşamda "hayatta kalmak" için bilinmesi gerekenleri aşağıda sıraladım:

    world leader = dünya lideri

    everywhere is prime minister = her yer başbakan (x2 yapınca mitinglerde falan iyi gider. ama "president" derseniz mevcut duruma daha uygun olur.)

    my headscarf wearing sisters = benim başörtülü bacılarım

    i am erdoğan's butt hair = erdoğan'ın götünün kılıyım

    hastır pezevenk... = sizi çok takdir ediyorum...(nokta nokta kısmına dilediğiniz ismi yazıyorsunuz, mesela dünya liderinin ismini)

    fuck me in the ass even if you are a thief = çalsan da razıyız çırpsan da razıyız

    hüloooğğğ = hüloooğğğ (bu evrensel bir kelime, her dilde gideri var)
  • türkçe öğretmenlerinin türkçe bilmemesi kadar üzücü bir durum değildir.
  • lisedeyken ingilizce öğretmenime ''see fiili ing eki alır mı hocam?'' diye sorup' hayır'' cevabını aldıktan sonra, okuduğum ingilizce hikaye kitabında seeing kelimesini görüp hocaya gösterdiğimde '' yanlış yazmışlar, baskı hatası var, ben altı yıldır ingilizce bölümünde okuyorum ing eki aldığını görmedim'' şeklindeki savunmasından sonra doğruluğuna istemeyerek de olsa inandığım önerme...
  • devlet okullarında ingilizce öğretmeni olmak için ingilizce bilme kriterinin aranmadığını düşünürsek gayet doğal olan durumdur... (bkz: kpss)
  • özel sektörde de kendini fazlasıyla gösteren bir durum.
    yalnız kpds'nin ingilizce bilgisini ölçtüğü de tamamen sanrıdan ibaret.

    speaking
    writing
    listening

    olmayan bir sınavda kişinin ingilizce bilgisini ve algısını ne kadar ölçebileceğini sanıyorsun ki allahını seversen?

    özetle bu tamamen bizim süper dandirik eğitim sistemimizin bir sonucudur.
    yüklenmeyin hocalarımıza.
  • geçen gün hongkonglu* bi arkadaşla konuşuyodum. bana ingilizce öğrenmeye ne zaman başladığımı sordu. utanarak "12" dedim. "ama okulda öğrenmek mümkün değil. eğitim sistemi dandik." falan dedim. onların da öyleymiş göya. okullardaki ingilizce öğretmenlerinin aksanları falan bozukmuş. bak şuna bak! aksanları bozukmuş? içimde garip bir his oluştu. hongkongluyu kollarından tutup sıfatına karşı "ne aksanı amınagoduum! bizimkiler ingilizce bile bilmiyo ki?" diye bağırmak istedim. insanı öfkelendiren bi durum bu. evet.
  • eski tip anadolu liselerinde okuduğumdan rastlamadığım öğretmen türüdür. neredeyse şimdinin üniversite kalitesinde ingilizce eğitimi aldık. evet gençler, biz büyüdük ve kirlendi dünya, yiyecekler bozuldu, yeşiller beton oldu, fen ve anadolu liseleri zamanla tırt oldu, ingilizce öğretmenleri de ingilizce bilmez hale geldi.
  • adam gelmiş diyor ki he hakikaten öyle, sözlükten bir sözcük sorardım da bilemezdi diyor. adam öğretmeni sözlük sanmış. şimdi bunu s.ker misin sabaha mı bırakırsın? neyse konu o değil. anadolu ve fen liselerinin iyi olduğu zamanlarda ki bu 10 sene öncesi oluyor, öğretmenler gayet iyiydi. şimdikileri bilmiyorum ama dil bilgisi bilmiyorlar demek saçmalık olur. belki pratikleri olmadığı için akıcı konuşamıyor olabilirler.
  • hayatımda ingilizce bilen tek bir ingilizce öğretmenim oldu, lise birdeydi, bana ilk şarkımı verdi türkçeye çevirmem için. sonra ben kendi kendime devam ettim. sonuç: simultane tercümanım.
    gerçekten ingilizce bilen ve öğretmenlikten de anlayan adam karşısındaki öğrenciye neyi ve nasıl öğretmesi gerektiğini biliyor. öğrencinin alma kapasitesi ile çok yakından alakalı bir mevzu bu, ama öğretmen veremeyecekse almaya açık öğrenci derste havadan ingilizce mi conjure edecek? lise birdeki halimden daha iyi ingilizce bilen bir sürü öğretmenim oldu, ama bahsettiğim kişi ona "şarkının şurasında takıldım bana yardım et" diye gitmem durumunda cevap veremeyecek olsaydı öyle bir yöntem uygulayamazdı.
    eski kız arkadaşım ingilizce öğretmeni. mezun olalı birkaç sene olmuş olacak. ne kadar uğraştıysam da ingilizce öğretemedim ona. gerçekten öğrencilerine üzülüyorum.
    keşke öğretmenlik yapabilseydim. benim kadar iyi ingilizce bilen birinin öğretmen olması gerçek bir amme hizmeti olurdu. kendimi çok iyi hissederdim, hayatta ulvi bir amacım olurdu. ama parası çok az olduğu için tercümanlık yapabilirdim de, şuan farazî bir durum üzerinden konuşmanın bir manası yok zaten.
    sayın sözlükteki ingilizce öğretmenleri; on tanenizden dokuz buçuğu ingilizce bilmiyor. şu satırları okuyan sen, şayet bir ingilizce öğretmeniysen ingilizce biliyor olman durumu statistically improbable. fakat bu senin suçun değil.
    sana dilden önce gramerini öğreten sistemin suçu. lisede gittiğin hiçbir işe yaramaz dil bölümünün suçu. ingilizce bilmeyen kimseler tarafından hazırlanmış össnin suçu.
    sizlere küçük bir tavsiyem olacak
    şayet mümkünse öğrencilerinize hiç gramer öğretmeyin. dili kullanmayı öğretin. bu yöntemin iyi sonuç verebileceğinden şüpheniz varsa söyleyeyim zerre kadar gramer bilmiyorum. past pörfekt kontinyus tens nasıldı sorusu geldiğinde "pörfekt fiilin üçüncü haliydi, kontinyuslarda been vardı, e past de diyor o, buldum, had been verb+ing" şeklinde cevaplıyorum.
    lütfen size yapılan kötülüğü -şayet öğrenciye gramerden başka verebilecek bir şeyiniz varsa- öğrencilerinize yapmayın. zerre kadar gramer öğretmeyin. sınavlarda boşluk doldurmalardan falan gene gramer ölçün ama öğrenci oraya yazdığı had been v+ingin past perfect continuous tense olduğunu bilmesin (yazamadım bile o kadar zor kelime). çok zor değil bu. sağlıcakla kalın.
  • ogretmenlerin memur olmasindan kaynaklanir.

    devlet okullari ogretmenlerin memuriyetini kaldirip calisacak ogretmeni ogrencilerin ve velilerin oylariyla verimine gore secerek 1 ya da 2'ser senelik sozlesme yoluyla calisacaklari okula atarsa o zaman gorun nasil ogretiliyor.

    "ogretmenlik cok kutsal meslek yeeeaaaaa" lafini unutturmak lazim bu ulkede. su cumlenin arkasina saklanip senelerce genclige zerre yarar vermeyen gerizekali ogretmenler doldu egitim sistemine.