şükela:  tümü | bugün
  • hayatımda tanıdığım en muhteşem, en tatliş insan..
    bu kişiye borç verilir, araba emanet edilir ne bileyim içmeye gidilir falan...

    eski çalıştığım iş yerlerimden birinde, bizim departman için insan kaynaklarıyla birlikte görüşmeye ben de girerdim..

    zibiliyon tane başvuru gelirdi, kendisini abartmış da abartmış cv'ler (ki zannedersin ki padişah ağzına tükürdüğüm lavuğu), amerikan filmlerinden esinlenmiş "risk budur"cu ukala tayfalar, herbokolog olmuş sanki sektörü yalayıp yutmuş gibi sözler sarfeden dallamalar, gerçekten bilgi sahibi olup da süklüm püklüm olan eziklere kadar bir çok kişi gelirdi...
    iş ingilizce kısmına gelincede hep aklıma umut sarıkaya'nın "şu ingilizcesi orta yazanları bir ayır bakayım" dediği karikatür gelirdi..

    şahsen benim de ingilizcem iyi olmamasına rağmen..
    ne advancedların, balkan ülkelerinde kız tavlama düzeyinde olduğunu gördü bu gözler..
    çoğu intermediate'ın ise ümit besen'in yes no şarkısından hallice olduğunu, en iyisinin ise kendine yetecek kadar fatih terim ingilizcesine sahip olduğunu çook gördük..

    yoo dostum yooo yazar burada az ingilizce bilenlere dalga geçmiyor..
    tam tersi gerçekten az ingilizce bilip yada gerçekten orta olup o seviyede olan dürüst insanları seviyor..
    çoğunlukta da departmanıma tercih ettiğim kişiler, iş konusunda az da olsa bilgi sahibi veya fikir sahibi olan, deneyimli deneyimsiz ama ingilizce seviyesini dürüstçe yazan insanlar oldu..

    ve biliyor musunuz hiç birinde yanılmadan.. insan gibi insan çıktı hemen hemen hepsi..

    siz siz olun ingilizce seviyesi gerçekten orta olan insanları sevin.
    adı lazım değil baş harfi ben *
  • .....
  • subjektivite içeren insandır. orta kelimesi doğal olarak sübjektif bir anlam içerir. bana göre orta olan bir şey başkasına göre yüksek/gelişmiş, bir başkasına göre ise zayıf/düşük seviyede olabilir.

    konu özelinde konuşacak olursam önemli olan sizin ne istediğinizi ve ne vereceğinizi bilmenizdir. hiç ingilizce konusulmayacak bir iş için iyi ingilizce bilen adam arıyorsanız o işi daha iyi yapacak adamları zaten baştan kaçırırsınız. çünkü kriteriniz doğru değil. görev tanımı ingilizce bilmeyi gerektiriyorsa o zaman esas kriterlerden biri olabilir. tabi bu kez istediğiniz özelliğin karşılığını vermeniz gerekiyor.

    ülkemizde ne yazık ki işveren hep ister. ıngilizce bilsin deneyimli olsun çok çalışsın az sızlansın vs. ama iş vermeye gelince hep cimridir. bu bakış açısının değişmesi gerekiyor bir noktaya varabilmemiz için.

    daha uzatırdım da bekleyen işler var. meramımı anlatmışımdır umarım.
  • ortanın bi tık altı diye bir seçenek olmadığı için mecburen ortayı seçerim hep. çünkü hollanda'daki çocukların * konuştukları ingilizceyi görünce benimki orta bile değil anca olsa olsa bi tık altı olur dedim. belki 2 tık altı hatta. konu biraz karmaşıklaşınca konuşulan dil uganda resmi dilllerinden swahili gibi geliyor. yoksa biz de biliyoruz '' one more cup of coffee please'' demesini..