1. farklı biçimlerde su yüzüne çıkabilen bir durumdur. örneğin kiminde, kaçınılmaz olur çünkü bu kişi uzun yıllar gavuristanda yaşamış ve hayatını ingilizce sürdürmüş olduğundan gayri ihtiyari, araya ingilizce kelimeleri katar. tersi bir durum olabilir mi bilmem. yani isterim ki bir ingiliz uzun yıllar türkiye'de yaşamış olsun ve memleketine döndüğünde araya türkçe kelimeler kataraktan konuşsun. mümkün müdür? değildir...
    tabi bir de bunu tamamen ibneliğine, puştluğuna* yapanlar var. sırf "ben ingilizce biliyorum ipneler!" veya "britanyanın köpeğiyim ondan böyle araya ingilizce kelime alıyorum*" mesajını verme güdülerine sahiptirler. bazı eşşekler de sırf ortama uymak, yuppiler arasında kendine yer edinmek için böyle yapabilirler.
    (bkz: down olmak)

    artı, başlık üzerime kaldı canlar. ha, bundan dolayı sıkıntı yapıyor muyum, hayır. fakat biri de çıkıp "lan şaşkaloz görmüyorn mu bu başlığın daha güzelini açmışlar tee ne zaman" diyecek olur diye neme lazım, ekleyeyim bu ibareyi dedim.
  2. - sizde nasil diyorlar, bilemiyorum cok boring bi olay yani
    - peki... sen nasi diyosan.
  3. "ukalanin onde gideni" tanimlamasiyla birebir orten fonksiyondur . kimi zaman istenmeden agizdan cikan birkac kelime de olsa, soyleyen ya pismanliktan kizarir ve ne diyecegini bilemez yada boburlenip birdahaki cumlelerinde (artistigin uc safhalarinda gezinmek icin) yabanci kelimelere daha fazla yer verip karsisindaki insani akil almaz bir duruma sokabilir.
  4. ingilzce eğitim veren okullarda okuyan ya da oradan mezun olanların yine orada okuyan ya da oradan mezun olanlarla sohbet halindeyken karşılaşılması pek muhtemek hatta kaçınılmaz durum.
  5. en çok mp3 de rastlanır bu durum . ya em pi tri de ya me pe üç de söylencelerine sebep olur . (aynı durum counterdaki mp5 tüfeği için de geçerlidir )
  6. türkçe konusurken icini ingilizce kelimelerle süsleme sanatı
    veya ingilizce konusurken içine sıçma sanatı (bkz: turk ingilizcesi)

ingilizce türkçe karışımı konuşmak hakkında bilgi verin