şükela:  tümü | bugün
  • bence, "siz" ve "sen" kelimelerinin aynı olması büyük bir saçmalıktır. tabi benim ana dilim türkçe olduğu için bana öyle geliyor olabilir ama mevki olarak çok üstteki birine "sen" diye hitap etmek garip geliyor.

    edit: tamam biliyorum, birine resmi olarak hitap etmek her zaman mümkün ama yine de "siz ve sen"in aynı kelime olması ters geliyor bana.
  • turkcede -mis -mus ile fiillere eklenen rivayet manasinin ingilizcede bir benzerinin olmamasi sacmaligin onde gidenidir.

    turkcede lafi yuvarlamak istediginde sak diye yapistirirsin bu ekleri fiilin sonuna olur biter. kastirmaz konusani. soyledigi yanlis ciksa bile kip sayesinde kurtarir mesuliyetini.

    peki ya ingilizce. kat'iyen yoktur boyle bir sey. auxiliary'lerden bile cikmaz bu anlam. illa 'as far as i know', 'from what i was told' gibi bilimum ciddiyetsiz soz obegini adverb yapip eklettirir bu ecnebi dili. yorar adami. bir de rivayet uzerinden uzunca bir malumat verecekseniz o zaman tam senlik olur. ucuncu cumleden sonra adverblerin sonu gelir mal gibi kalirsiniz konusmanin ortasinda.

    artik cambridge mi olur oxford mu olur bilemem. biri ciksin dur desin bu ise. duzeltsinler kardesim bu grameri. bozuk bu dil. yenisini yapin lan madirfakirlar!
  • her dilde çuvalla yer alan istisnaların ve anlam kıtlıklarının ingilizce'deki versiyonlarıdır, kesinlikle bu dile özgü değillerdir. hatta ve hatta, ingilizce'de dil öğrenen birini mutluluktan ağlatacak kadar az irregularity vardır.

    (bkz: fransızca)
    (bkz: türkçe)
  • neymiş efendim bir şeyin olacağı eğer kesin ise going to hayır kesin değilse will kullanacakmışız. kahinmiyiz yahu biz. gelecekle ilgili konusurken bu kadar kasmaya ne gerek var. olursa olur olmazsa olmaz.

    birde perfect tenseler vardır ki belirli bir zamandan öncesini sonrasını arasını falan ifade eder *. kullanımı street fighter da perfect çekmekten zordur. adını oradan almış heralde. kullanımını anladığın zaman tamam sen oldun, perfect çektin manasındadır
  • işte yıllardır paylaşmak istediğim kin. işte ingilizce'nin karanlık yüzü...

    flammable ve inflammable kelimelerinin eş anlamlı olmasıdır canlar bu saçmalıklardan biri. önce flame* kelimesini, sonra ondan türeyen flammable* sıfatının anlamını öğrenen bir yiğit üzerinde inflammable yazan bir sıvıyı "tamam ulan yazıyor işte üzerinde yanmaz diye" son sözleri* eşliğinde ateşin üzerine falan dökerse hali nice olur ha sorarım size?

    dur daha neler var bende. başlığı bulmuşken kusayım şu kinimi.

    --- spoiler ---

    inflammable'ın başındaki in- olumsuzluk öneki değil. "aşırı derecede" anlamında kullanılan başka bir önek. aynı önek invaluable'ın başına da gelmiş. bak sinirlendim yine.

    --- spoiler ---
  • diğer bir çok dile göre oldukça az bulunan saçmalıklardır..
  • guinea pig kelimesi. zira bu hayvan ne gine'den gelmiştir, ne de domuzdur.
  • neden ingilizcedeki saçmalıklar? ingilizce de bir dil sonuçta. bir ingilize göre de türkçenin saçmalıkları olabilir. ingilizcedeki saçmalıklar türkçe düşünüldüğünden saçma geliyor olmasın?