şükela:  tümü | bugün
  • güneş dil teorisi bağlamında baktığımızda tüm dillerin türkçeden türediği iddiası çok önceden ileri sürülmüş ve aklı başında bilim adamları tarafından zaten kabul görmeyip daha sonra ortaya atanlar tarafından da bu teoriden vazgeçilmişken kimi fantastik bünyelerce apayrı bir boyutta sürdürülegelmiştir. işte ingilizcenin turkceden turedigi iddiasi esas dayanağını doğal olarak güneş dil teorisi'nden almış olmakla beraber bir kısım sözcük örnekleri ile ortaya konmuş olduğundan ingilizce özelinde dikkat çekmek lüzumu duyulmuştur ey kari. zorlama anlam benzeşmeleri ile, benzeşme olmadığında (ki çoğunlukla olmuyor) bu sefer uydurarak, ekleyerek, çıkararak bir sözcük listesi ekseninde ispatlanmaya çalışılan teoridir. örneklerin bir kısmını alıntılayalım:

    "ace: "outstanding" ve "one of a kind" ile es-anlamli bu sözcük türkçe "bir" ve "essiz" anlamlarinda olan türkçe as sözcügünden kirilmistir. hem yazilis ve okunus bakimindan türkçe as sözcügünden uzaklastirilmis olmasi onun aslinin türkçe oldugunun taninmamasini saglar.

    ache: pain, agony, hurt ile es-anlamli aci ve agri ifade edip türkçe aci sözcügünden yapilmistir. c harfi ç'ye (ch) degistirerek ve ayrica ch'yi k sesi gibi okuyarak taninmaz hale getirilmistir.

    accident: bu sözcük "ac-ci-dent" ve "ak-si-dent" seklinde analiz edildiginde türkçenin "aksi-edenti" (kazadi) degimi oldugu görülür. bu aksilik yaratan bir olayin adi. türkçe deyimdeki ilk k harfi c harfine degistirildigi halde yine k seklinde seslendilrilmekte, fakat s harfi ise yine c harfine degistirildigi halde s seklinde seslendirilmektedir. ve böylece her hangi bir kural gözlenmemistir. ayrica, türkçe "edendi" deyiminin e ve i bas ve son ünlüleri düsürülmüs, neticede iki kirilmis veya bozulmus türkçe sözcükler birlestirilerek yeni sözcügün türkçe kimligi silinmistir.

    accidental: "acci-den-tal" seklinde incelendiginde türkçenin "aksi eden oltu/oldu", "aksilik oldu", "kaza oldu" anlamlarinda olan "aksi-eden-altu" degiminden yapilmis oldugu belli oluyor. taninmamasi için gereken kirilma ve degistirmeler yapilmis kaynak gizlenmistir.

    adjective: türkçede "sifat", "isimleri tasvir eden tanimlayici söz" anlamlarinin karsiligi olan bu sözcük "ad-jec-tive" seklinde incelendiginde türkçenin "açik-etivdi" (açik edipti anlaminda) deyiminin yozlastirilmis hali oldugu görülür.

    adore: "worship", "praise" ve "love intensely" ile es-anlamli olup bir kaç anlami var ki simdilik birisi ile yetinelim. "ado-re" seklinde incelendiginde türkcenin "adu-er" (adi-er) deyimi oldugu görülüyor. er sözü is türkçede er, koca, es, erkek, kahraman ve insan anlamlarindadir. er sözü tersine çevrilerek gizlilik saglanmistir.

    advert: türkçede "adini zikretmek" anlaminda olan bu sözcük türkçenin "ad-verti" (ad verdi) deyiminin yozlastirilmis seklidir.

    antecedence: "precedence" ve "going before" anlamlarinda olan bir sözcük olup "ante-cedence" seklinde ikiye ayirdigimizda türkçe "önte-cedence"(önde gidenci) deyimi ile karsilasiyoruz. bu kirilmada türkçe gidenci sözü cedence sekline degistirilerek ve zaten kirilmis olan ante ile birlestirilip yeni bir sözcük üretilmis ve türkçe oldugu gizlenmistir.

    antecedent: "going before", "prior in time" ile es-anlamli olup "ante-cedent" seklinde incelendiginde türkçenin "önte-gedenti" (önde gidendi) degiminden gelistirildigi asikardir. gerekli gizlilik ünlülerin degistirilmesi veya düsürülmesi ile ve bazi ünsüzlerin de degistirilmesi suretiyle saglanmistir.

    anti: "against" anlaminda olup türkçenin "iten" (karsi koyan) sözcügünden degistirilerek üretilmistir.

    believe: gerçekligine inanilmis inanç anlaminda türkçenin "biliv" (dogru-bilif, gerçek-bilip, bilinen, inanilan anlamlarinda) deyiminden yaratilmis bir sözcüktür.

    bibliotheque: "kütüphane" anlaminda olan bu ad "bi-bli-o-theq-ue" seklinde incelendiginde türkcenin "o-bil-bitik-oy" (o bil-bitik-öy) deyiminden yapildigi görülür. dikkat edilmelidir ki bu firansizca ad içinde türkçenin "bil" (bilgi) ve "bitik" (kitap) sözcükleri yer aldigi gibi türkçenin "o" isaret zamiri ve "öy" (ev) sözcükleri de yer almistir. böylece türkçenin dört sözcügünü içine alan bir deyimi bu fransizca kelimeye kaynak olmustur. bu sebepledir ki kelime sanki kendi basina üretilmis gibi, gizlenmis olarak karsimiza çikmaktadir.

    yine dikkat etmeliyiz ki arapça olarak türkçeye girmis olan "kitap" sözcügü de türkçenin "pitik" sözcügünün tersinden okunmus halidir. türkçeyi kirip yeni garip kelimeler üretme isinde semitik halklarda grek ve latinlerde ve diger avrupalilardan geri kalmamislardir. degistirme isleminde b harfi p harfine degistirilmistir. görülüyor ki türkçede "milli kütüphane" yerine "milli bitikevi" denmesi en dogru bir deyim olur. düsünün ki fransizlar dahi bibliotheque adinda türkçeyi kaynak olarak kullanmislardir

    big: türkçede "büyük", "iri", "cüseli", "yüksek ruhlu", "büyümüs insan" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük türkçenin: a) "büyük" deyiminin yozlastirilmasindan; b) "beg" (bey) sözünün degistirilmesindan yapilmis, her iki anlama da gelen bir sözçuuktür.

    break: bir seyin "kirilmis" halini gösteren bu söcük türkçenin "kirip" deyiminden alinip "fiil" adi olarak gelistirilmis bir sözcüktür.

    brick: "block" ile es-anlamli olup her hangi bir harçtan yapilmis "tugla" veya "kerpic" anlamindadir. "bic-kr" seklinde incelendiginde türkçenin "kerpic" (tugla) sözcügünden kirilarak yapildigi görülür.

    buckle: türkçede ikinci bir anlaminda "baglamak" karsiligi olan bu sözcük (buckle my shoes) türkçenin "bagla" (bagla) degiminin anlaminida içeriyor.

    build: "insha etmek" anlaminda olan bu söz, türkçenin "yapildi" deyiminden kirilmistir.

    casualty: "accident" sözü ile es-anlamli olup "casu-alty" seklinde incelendiginde türkçenin "kaza-ultu" (kaza oldu) deyiminden üretildigi görülür. bu degistirmede. k harfi c'ye deyistirilip yeniden k sesi olarak söylenmekte, u ve a harflerinene yer degistirilmis, olarak ve gerçekte u sesi olan kandirici y harfi ile sözcük bitirilmistir. böylece kafi miktarda kirma olusturulup sözün türkçe bir deyimden kaynaklandigi gizlenmistir. sözcük söylenirken s harfi z gibi söylenmekte olup gizlilige yardim etmektedir.

    con: türkçede "atlatmak", "yuturmak", "kandirmak" gibi anlamlarinda olan bu sözcük türkçenin "kandirmak" fiilinin kökü olan "kan" sözü oldugu görülüyor.

    crease: türkçede "kirmak", "kat kat burusturmak", "çizgiler halinde kiristirmak" anlamlarinda olan bu sözcük türkçenin "kirish"/"kirish-o" (kiristirmak fiilinden) deyiminden yozlastirilarak yapilmis oldugu görülüyor.

    crime: "suç" anlaminda olan bu sözcük "krime" seklinde incelendiginde türkçenin "kirma" (kanunu kirma) anlamindaki deyimden yapildigi bellidir. k harfi c'ye dönüstürülmüs olmasina ragmen yine de k sesi ile söylendigine dikkat edilmelidir. diger sözcükler gibi, mükemmel bir sekilde gerçek tuurklük kimliginden uzaklastirilmis ve gizlenmistir.

    default: türkçede "ihmal", "isi yapmaktan kacinma", "mahkemede hazir olmamak" gibi anlamlarinda olan bu sözcük "def-ault" seklinde incelendiginde türkçenin "def-oltu" deyiminden yozlastirilarak yapildigi bellidir.

    delinquent, juvenile: türkçede "suçlu çocuk", "kabahatli genç", "aklina geleni yapmakta zorluk görmeyen delikanli" anlamlarinda olan bu sözcük "deli-n-quen-t" seklinde incelendiginde dogu anadolu ve azeri-türkçesinin "deli-ganniti"(delikanlidi, gençti, aklina geleni korkmadan yapandi anlaminda) deyiminden yozlastirilarak yapildigi görülüyor. bu kirmada türkçe g harfi q harfine dönüstürülmüs, bazi ünlülere yer ve kimlik degistirilmis ve sonunda bütün sözcükler birlestirilerek türkçeden tümüyle uzaklastirilmis yeni bir kelime yapilmistir.

    delirium: ingilizcede "madness", "hallucination" ile es-anlamli olan ve türkçede "hezeyan", "sayiklayan", "deliren" gibi anlamlarinda olan bu sözcük "deli-ri-um" seklinde incelendiginde türkçenin "deliri-yom" (deliriyorum anlaminda) deyimin yozlastirilmis hali oldugu görülüyor. iki ayri dilin deyimleri hem morfolojik bakimdan hemen hemen ayni ve hem de anlam bakimindan biri digerine dil bakimindan akraba olan bu deyimlerin bu kadar yakin olmasi olasiligi sifirdir. ancak birileri türkçe deyimi karistirma yoluna gittiginde bu benzerlik derecesi gerçeklestirilmis olur. birileri türkçenin deyimlerini degistirirken parmak izlerini de farkinda olmadan geride birakmisa benziyor.

    deliver: türkçede "vermek", "bir emaneti yerine teslim etmek" gibi anlamlarinda olan bu sözcük "deli-ver" seklinde incelendiginde türkçenin "elde-ver" (elden-ver anlamlarinda) deyimin yozlastirilmis hali oldugu görülüyor.

    dermatology: "deri" ve "deri hastaliklari" ile ilgili tibbin bir kolunun adi olup türkçenin "derimti-o-olgu" (o olgunun konusu derimdi) deyiminden gelmektedir. bunda da uzun bir türkçe deyim deyisikliklere ugratilarak yeni bir yabanci sözcük halinde yeni bir dile kazandirilmistir.

    detect: türkçede "meydana çikarmak", "kesfetmek", "gizli bir durumu açiga çikarmak" gibi anlamlarinda olan bu sözcük "detec-t" seklinde incelendiginde türkçenin "didik-et" (didik didik et, incele, ayrintilarini bul anlamlarinda) deyimin yozlastirilmis halidir.

    detective: türkçede "meydana çikaran", "kesfeden", "gizli bir durumu açiga çikaran" anlamlarinda olan bu sözcük "detec-tive" seklinde incelendiginde türkçenin "didik-etiv" (didik-didik-etif, didik-didik-etip, inceleyip anlamlarinda) deyimin yozlastirilmis hali oldugu görülür.

    discover: "di-scov-er" seklinde incelendiginde sözcügün türkce "keshiv-eder" deyiminden yapilmis oldugu görülür. dikkat edilmelidir ki türkçe "sh" harfi "s" harfine dönüstürülmüstür.

    dome: türkçede "kubbe", "kubbe biçiminde", "gökyüzü seklinde yapilmis" anlamlarinda olan bu sözcük türkçenin "dam" (dam, ev, gök-kubbe anlamlarinda) sözcügünün yozlastirilmis halidir.

    earth: "arz" anlaminda olan bu sözcük türkçenin "yerti" (yerdi, arzdi) deyiminden yapilmis ve çok etken bir seilde gizlenmistir.

    educate: türkçede "egitmek", "ögretmek", "yetistirmek", "okumak" gibi anlamlarinda olan bu sözcük "ed-ucat-e" seklinde incelendiginde türkçenin "okut-ede" (okumak fiilinden "okuta" anlaminda) deyimin yozlastirilmis halidir.

    educator: türkçede "egitmen", "ögretmen" anlamlarinda olan bu sözcük "ed-ucator" seklinde incelendiginde türkçenin "okutur-ede" ("okutur-eden", "egitir-eden" anlamlarinda) deyimin yozlastirilmis halidir.

    gather: tuurkçe "toplamak" anlaminda olan bu sözcügün türkçe "getir" deyiminden geldigi ve degistirildigi bellidir.

    hospital: türkçedehastalarin alinip bakildigi olarak bilinen "hastahane" sözü ile es-anlamlidir. bu sebeple, "hos-pi-ta-al" seklinde incelendiginde adin türkçenin "hasta-alip" deyiminden geldigi görülür. kirma isinde türkçe "has" hecesi "hos" olarak degistirilmis ve ana deyim kirildiktan sonra parçalarina yer degistirilmis ve sirasi bozularak yeniden birbirine eklenmistir. böylece de türkçeden olusu gizlenmistir.

    hostile: türkce "düsmanca" anlaminda olan bu sözcük türkçenin "hos-deil" (hos degil) deyiminden kaynaklanmistir.

    hyena: avina karsi "haince" davranan bu çöl çakalinin adi "y=u ve "huena" < "ha-en-u" seklinde incelendiginde türkçenin "hain-o" sözünden geldigi görülür.

    library: türkçe karsiligi "kütüphane" olan bu sözcük "libr-ary" seklinde incelendiginde türkçenin "bilir-yer" (bilir yer/yeri, bitik evi) anlamindaki deyimin kirilmasindan ve yeniden düzenlenmesinden yapilmis oldugu görülüyor. "library" bir yerdir ve içinde pek çok bilgi veren kitaplar olduguna göre onun "bilir-yer" olarak tanimlanmasi da çok mantiklidir.

    liquid: "akmaya" meyilli nesneye verilen ad olup, "li-qu-id" seklinde incelendiginde türkçenin "akudili" (akitili yani bir kaptan baska bir yere akitila-bili, yahut bir su kanalinda, borusunda akitila-bili anlaminida) bir deyimden kirilarak yapilmis oldugunu gösteriyor.

    love: yine "adore" ile es-anlamli olup "sevgi" anlaminda olup türkçenin "alav", alev, atash kavramindan gelen bir sözcüktür. burada gerçek fiziksel bir sicaklik konu olmayip, mecazi anlamdaki sicaklik, atesli olustur. zaten, "love" sözü de söylenirken "lav" seklinde seslendiriliyor ve bastaki a ünlüsü seslendirmede söylenilmiyor.

    principle: tuurkçe "temel bilgi" anlaminda olup "princi-ple" ßeklinde incelendiginde türkçenin "birinci bil" (birinci-bilgi, temel bilgi anlamlarinda) degimden yapilmis oldugu görülüyor.

    prostitute: "pros-ti-tu-te" seklinde incelendiginde türkçenin "ati-orospu-iti" (adi-orospu-idi) degiminden geldigi ve bir hayli kirildigi belli olan üç türkçe sözcügün birlestirilmesinden türetilmis bir sözcüktür.

    politician: ingilizcede "demagogue", "agitator", "manipulator" sözcükleriyle es-anlamli olup "pol-itici-an" seklinde incelendiginde türkçe iki deyimle karsilasiyoruz: a) "an" eski türkçenin çogul eki olup günümüz türkçesinde ler, lar ekleri ile ifade ediliyor. böylece, "bol-itici-an" ("bol-itici-ler") anlamini tasiyor. politika ile ugrasanlarin yaptiklarini göz önüne aldigimizda, bu tanimlamanin dogrulugu görünüyor; b) "bol-aticiyan", "çok-yalanci", "inanilmaz-güvenilmez kimse" anlamlarindaki türkçe "bol-atici-ian" deyiminden türetilmis oldugunu isaretliyor. bu tanimlama da yine politikacilarin davranislarini gayet acik bir sekilde tasvir ediyor. böylece, denebilir ki "politician" sözcügü de türkçenin deyimlerinden degistirilerek yapilmis olup digerleri gibi türkçe kimligi gizlenmistir.

    propaganda: türkçede "herhangi bir konuda konusma yoluyla karsidakileri ikna etmege çalisan kimsenin yaptigi ish" anlaminda olan bu sözcük "pr-opa-ganda" seklinde incelendiginde türkçenin "pir-apa-gandi" (bir apa/baba kandirildi anlaminda) deyimin yozlastirilmis hali oldugu görülüyor. yani "prpopaganda" isinde, söylenenler dögru da olsa egri de olsa hedef birilerinin "kandirilmasi" isidir.

    serial: türkçede "seri halinde olan" anlamindaki bu sözcük "seri-al" seklinde incelendiginde türkçenin: a) "seri-ol"; b) "sirali" deyimleri ile karsilasiyoruz. böylece bu ingilizce sözcügün bu türkçe deyimlerden yapildigi gün gibi bellidir.

    servant: türkçede "hizmetci", "hizmet eden", "ish-yapan", "ish-veren" gibi anlamlarinda olan bu sözcük "s-erv-ant" seklinde incelendiginde türkçenin "ish-verenti" deyimin yozlastirilmis hali oldugu görülüyor.

    sex: bu sözcük te "seks" seklinde incelendiginde ve k'dan sonraki s harfi "sh" ile degistirildiginde kelimenin türkçe karsiligi olan ve cinsel temasi anlatan "sikish" deyimi elde edilmis olunur. böylece sözcügün aslinin türkçe oldugu asikardir. x harfi aslinda gizleyici bir harf olup türkçenin ks, kas/ kes, kis, kus, kos fonemlerini gizleyen bir harfdir. x harfi ayni zamanda eskilerde kh türkçenin yumusak g'si veya dogu anadolu ve azerbaycan türkçesinde girtlaktan gelen kh sesini temsil ediyor, örnegin "aga" veya "akha" sözcüklerinde oldugu gibi.

    spill: türkçenin "sepilmek", "dökülmek" sözcükleri karsiligi olan bu sözcük türkçenin "sepilmek" sözünden kaynaklanan "sepil" deyimi ile ilgili olup degisime ugramistir.

    square: türkçede "dört kenari esit dik-dörtgen", "sehir içindeki meydan" anlamlarinda olan bu sözcük "square" <== "s-q-u-are" seklinde incelendiginde türkçenin "as-u-kare" deyimi çikiyor ki bu deyim de "essiz-o-kare", "bir-o-kare", "essiz-o-meydan" anlamlarini içeriyor. "kare" sekiller arasinda özel haliyle essiz olan bir sekildir. ayni sekilde sehir ortasinda genellikle "kare seklinde olan bir meydanin da alis/veris merkezi olmasi dolayisiyle özel bir durumu vardir. [5]

    squeeze: türkçe "sikmak", "ezmek" fiillerinin karsiligi olan bu sözcük "squ-ee-ze" seklinde incelendiginde türkçenin "sik-ve-ez" degiminden alinip islendigi görülür.

    store: türkçede"magaza", "dükkan" karsiligi olan bu sözcük "st-o-re" seklinde incelendiginde türkçenin "seter-o" (satar-o) degiminin kirilmis hali oldugu anlasilir.

    story: türkçede"hikâye", karsiligi olan bu sözcük "s-tor-y" seklinde incelendiginde türkçenin "u-tur-ush" ("uydurus"), yahut "st-ory" seklinde tersinden okundugunda "yaratish" anlamlarinda olan deyimlerden alinip kirildigi anlasiliyor.

    swim: türkçede"yüzme" karsiligi olan bu sözcük "suim" seklinde incelendiginde türkçenin "üzme" (yüzme) deyiminden kirilmis oldugu görülüyor.

    swain: bu sözcük ingilizce "adore" ile es-anlamli olup sevmek anlamindadir. böylece türkçenin "seven" sözünden degistirilerek gelistirilmistir.

    tag: türkçede "ufak sarkik uc", "yafta", "etiket" karsiligi olan bu sözcük türkçenin "tak" (üzerine bilgi yazilip takilan anlaminda) degimden geldigi bellidir.

    tag: türkçede "elim sende" diye bilinen çoçuk oyununda önemli olan "degme" oldugundan ve bu oyun batida da oynandigindan türkçenin "teg" ("degmek fiilinin kökü olan "deg") degiminin ayni oldugu görülüyor.

    technology: türkçede simdilerde "teknik isler ilmi" anlaminda olan bu sözcük "techn-o-logy" y=u, seklinde incelendiginde türkçenin "tekne-olgu-o" deyimin yozlastirilmis hali oldugu görülüyor. tekne geminin govdesini teskil eden kismidir. böylece, bati dillerininmis gibi görünen bu "technology" sözcügünün asli türkçe bir deyim olup eski çaglarin "tekne" yahut "gemi" yapma islerinde kullanilan her türlü teknigi içine alan bir ilim kolunun adi oluyor. deyimin türkçeden gelmesi eskidenberi tur/türk insaninin "tekne" yapma ve denize acilmakla ugrastiginin göstergesidir. en azindan tur fenikeliler (efe-kin-eli" liler denizcilikle ugrasan tur/türk insanlaridi.

    through (thro, thru): türkçede "bir yandan öür yana", "bir basindan obür basina, "dosdogru" anlamlari karsiligi olan bu sözcük türkçenin "togru" (dogru) sözünün yozlastirilmasindan yapilmis oldugu görülmektedir.

    toss: türkçede "atmak", "silkmek", "çalkalamak", "çalkandirmak" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük türkçenin "atis" (atmak fiilinden) deyimi ile ilgili oldugu görülüyor.

    treasure: türkçede "hazine", "degerli sey", "biriktirilmis eser" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük "tr-eas-u-re" seklinde incelendiginde türkçenin "eser-tur-a" ("eserdur-o", "eserdir-o" anlamlarinda) deyiminden alinip yozlastirildigi ortaya çikiyor. treasure sözcügünün ikinci bir anlami da türkçe "tur-eseri-a" ("tur-seri-o", "türk-eseri-o" anlaminda) degimden alinip yozlastirdigi ve ayni zamanda dünya müzelerinde toplanan eski paha biçilmez eserlerin eski "tur/türk-eserleri" oldugu gerçegini dile getirmesidir. görüldügü gibi türkçe deyimler hasin bir sekilde kirilip dagildiktan sonra, türkçe olmaktan uzak yeni sözcükler yapilmistir.

    true: türkçede "gerçek", "dogru", "aru/ari", "katkisiz", "safi" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük türkçenin: a) "togru" (dogru); b) "aru-ti" (ariti, safti, katkisizdi anlamlarinda) deyimlerinden alinip yozlastirilmistir.

    tuck: türkçede "tikmak", "üstünü örtmek", "katkat etmek" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük türkçenin "tuka" (tikamak fiilinden "tika" sözü ile es anlamli) deyiminden alinip deistirilmistir.

    turn: türkçede "töndürmek", "döndürmek ", "çevirmek" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük türkçenin "tuner" (döner) deyimini yozlastirilmis halidir.

    vigilance: türkçede "kanuni yetkisi olmadigi halde kanunu kendi eline alan", "vurmak için tetikte duran" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük "vig-ilan-ce" seklinde incelendiginde türkçenin "öc-alanci" degiminin yozlastirilmis sekli oldugu görülür.

    vigilante: türkçede "öç almak için uyanik olan", "vurmak için tetikte duran" gibi anlamlarin karsiligi olan bu sözcük "vig-ilan-te" seklinde incelendiginde türkçenin "öc-alan-ti" (kanunu kendi eline alandi) degimi oldugu açik bir sekilde ortaya çikiyor.

    war: türkçede "savash", "harp", "savashmak", "harp etmek" anlamlarinin karsiligi olan bu sözcük türkçenin "vur" (vurmak fiilinin kökü) degiminin biraz yozlastirilmis seklidir. yozlastirildigi için de türkçeden alindigi taninmaz hale getirilmistir.

    warrior: türkçede "savashci", "harpci", "cenk eri", "asker" anlamlarinin karsiligi olan bu sözcük türkçenin "vur-eri-o-er" / "vuruyor" deyiminin birlestirilerek yozlastirilmis halidir. "

    (bkz: polat kaya)

    http://www.storm.ca/~cm-tntr/turan10.html
  • bu iddianin verildiği web sitesinin yazarının 50 yaşlarındaki oğluyla tanışmıştım kanada'da bir parkta. adam beni her gördüğünde koluma yapışıp bu örneklerden bahsediyordu. "babamın teorisi bu" diye anlatıyordu. işin ilginç yanı türkçesi çok zayıf sıkışınca hemen ingilizceye geçiyordu. 3-5 sefer ayıp olmasın diye gülümseyip geçtim. en sonunda "stop giving this bullshit" türkçeden nereden geçmiş olabilir dedim. sustu bir daha gelmedi yanıma. aklımda slalom kalmış bir tek o da listede yok. kayakçılar sallanarak gittikleri için salllama dan türemişmiş.
  • germanik diller grubuna ait ingilizce'nin ural-altay dil grubuna ait türkçe'den türediği iddiasıdır.

    (bkz: yok artık lebron james)
  • ingilizlerin de turklerden turedigini dusundurebilecek iddia...
  • her ne kadar sadece politician örneği bile yanlış olduğunu gösterse de, kısa bir süre bye bye türkçecileri panikletmiş iddiadır.