şükela:  tümü | bugün
  • dil dile değmeden öğrenilmez, ben bunu bilir, bunu derim.
  • (bkz: rosetta stone)
  • neredeyse doğduğumdan beri yapıyorum ben bunu. ama bi yerde büyük bi hata olmalı ki hala akıcı olamaması salaklığımdan olmasın.
  • isim vererek reklam yapmak istemediğim*, veznecilerde mukim bir kafeye gidilerek, ecnebi konuşmacılarla çene çalarak yapılabilir.
  • maddi durumunuz yerinde ise, cok az bir ingilizce bilseniz bile yurtdisinda kaldiginiz iki ayda cok ciddi gelismeler saglayabilirsiniz. tarzanca ve vucut dili bu durumlarda cok yardimci oluyor.
  • voscreen, kesinlikle denemelisiniz.(bkz: voscreen)
  • sanılanın aksine antalya'da turistlerle konuşularak gerçekleştirilemeyecek durumdur
  • çalışmakla olur tabii ki.

    şimdi orta ve ortanın biraz üstü ingilizceye sahip olup geliştirmek isteyenler için (ki en çok muzdarip olunan konulardan biri budur, belli bir noktaya geldikten sonra bir türlü daha fazla ilerleme sağlanılamaz) çok sağlam bir kaynak göstereceğim.

    eslpod

    tamamen ücretsiz bir kaynak.
    şimdiye kadar gördüğüm en başarılı ve en verimli ingilizce geliştirme kaynağı. özellikle konuşulanı anlama yeteneğinizi çok yukarılara çekecektir.

    anlama kabiliyetini geliştirmek isteyenler çoğu zaman yabancı tv, film, haber, sinema vs seyrederek (ingilizce altyazıyla, orijinal, dublajsız) veya radyo dinleyerek yapmak isterler bunu, ama bunlar göründüğü kadar verimli yöntemler değildir çünkü çok hızlı konuşulur ve kişiler anladıklarının en az 2-3 katını kaçırırlar aslında ve ifadelerin bir çoğuna da hakim değillerdir. bunun anlamı anlama-dinleme için ayrırılan 10 saatlik bir çalışmada 6-7 saatin boş yere kaybedilmesidir. bazen de insanlar bu verimsiz yöntemler yüzünden "ne yapsam anlayamıyorum" diye demoralize olurlar.

    elspod'un en büyük özelliği tamamen öğretme amaçlı olması nedeniyle dizi, sinema, tv, radyo'nun aksine çok yavaş konuşulan kayıtlarla size yardımcı olmaya çalışmasıdır. orta seviyedeki birinin bu kayıtları anlama oranı %90 hatta %100'e yakın olacaktır.

    kayıtlar tamamen günlük, yaşayacağınız tüm güncel ve olağan olayları, deneyimleri, anlatımları, diyalogları içemektedir

    kayıtlar ortalama 15 dakika sürmektedir ve bunlar iki kısımdan oluşmaktadır. ilk kısımda kayıtın konusu ile ilgili bir monolog veya dialog dinlendikten sonra ikinci kısımda ilk kısımdaki tüm anlatımlar irdelenir. günlük konuşmalarda çok sık kullanılan tüm deyimler, ifadeler, argo anlatımlar açıklanır ve örneklenir. bu şekilde ilk bölümde aslında anlamadığınız bir çok ifadeyi öğrenmiş ve artık anlar hale gelmiş olursunuz.

    eğer konuşmada geçen anlamadığınız bir nokta varsa kaydın text'ine bakma imkanı da var ama mecbur kalmadıkça text'e bakmanızı önermem. mümkün olduğunca her şeyi dinleyerek anlamaya ve öğrenmeye çalışın.

    eslpod'da şu anda 1500'e yakın podcast var ve sürekli eklenmeye devam ediyor.

    aşağıdaki linkte podcast'lerin ilkinden, 12 numaradan başlayabilirsiniz. sonra sırasıyla devam edin.
    bu podcast'leri dinledikçe ve zaman geçtikçe konuşulan her şeyi çok daha iyi anladığınızı ve bir sürü ifade ediş biçimini (idioms, phrasal verbs vs) öğrendiğinizi göreceksiniz.

    http://www.eslpod.com/…p?cat_id=-59456&low_rec=1460
  • limasollu naci ile olmayacak iştir
  • mesela, yeni yeni kelimeler ureterek, ingiliz diline kazandirmakla gerceklestirilebilecek durumdur.
    hemen ornek vermem gerekirse; bodsaynstion gibi yeni bir kelimeyi bir tur bocek icin kullanabiliriz. *