şükela:  tümü | bugün
204 entry daha
  • sinema tarihinin en iyi yönetmeni, benimse hayatımı değiştiren kişi. en etkin yıllarını yaşarken, en güzel filmlerini çekerken hayatta bile değildim belki ama filmlerinde beni anlatmış, tüm insanlığı anlatmış. şimdi bile rastgele açıp 40'lı yılların isveçinde geçen siyah-beyaz bir filmini izlesem kendimden bir şeyler bulabilirim.

    bergman'ı ilk olarak ilk gençlik yıllarımda keşfetmiştim. o zamanlar izlediğimi zannediyormuşum ama izlemek değilmiş, bakmakmış sadece. her filmine tekrar dönünce anladım, atladığım belki sadece ekrana baktığım ama o an kendimi veremeyip kaçırdığım her bir diyalogda neler kaybetmişim. gerçekten izlemeye başlayınca filmleri yavaş yavaş dönüştürdü beni. salak bir çocuktan çok daha gerçekçi bir insan yaptı, belki biraz hissiz biraz da depresifim ama olsun hiçbir yara almam artık hayattan, bu çok daha önemli değil mi? hiç denk gelemeseydim, hiç bir filmini izleyemeseydim şu an olduğum kişi asla olamazdım.

    bu arada ne tuhaf değil mi, bergman beni hiç tanımadı ama tüm hayatımı değiştirdi. hiç aklına bile gelmeyecek bir coğrafyada, ölümünden on sene kadar sonra bir insana sabahın ilk saatlerinde bunları yazdırdı. ve hatta belki seneler sonra bu sefer bambaşka bir coğrafyadan, onunla aynı yüzyılda bile yaşamamış olacak bir kişi aşağı yukarı benim hissettiklerimi hissedecek ona karşı. sanırım önemli olan bu. filmlerinde sürekli arayıp durduğu ama bir türlü cevabını bulamadığı yaşamın amacı bu. hiç yok olmamak, seni düşünen her kişiyle birlikte tekrar hayata dönmek ve onların hayatlarına dokunmak. bambaşka hayatlarda dünya durana kadar hep olacak olmak.

    ben bergman'ı hep bu fotoğrafıyla hatırlayacağım. bergman, liv ullmann ile beraber dünyaya gelmiş sayılı güzel şeylerden. onları hep böyle genç, yan yana ve mutlu hayal etmek beni iyi hissettiriyor.
3 entry daha