şükela:  tümü | bugün
  • lat. a$ilamak, hastalik etkeni vermek, etkeni organizmaya iletmek.
  • iletişim ve toplum psikolojisinde (örn: pazarlama, politika, sağlık konularında) zayıflatılmış argümanlarla hazırlanan birey veya toplumun, daha önceden hazırlandıkları sorunla karşılaşınca daha güçlü ve etkin yanıt vermeleri üzerine kurulu teorem. babası william j. mcguire olup ilk kez 1961'de temelleri atılmıştır.

    burada deney yapanın argümanı, amacına ters olmalı gibime geliyor. bir deneyi planlayalım;

    amaç:insanları süt içmenin sabah kahvaltılarında kötü olduğuna ikna etmek

    materyal metod: zayıf verilerle sütün sabah iyi olduğu söylenecek (bkz: aşı), sütün iyi olduğuna dair zamanla tekrarlayan kabulu zor, ayağı yere basmayan veriler verilmeye devam edilecek (bkz: rapel)

    beklenen sonuç: deneklerin, sütün sabah alınmasının kötü olduğuna inananlar grubu, kendi düşünceleri karşısında sunulan tatmin edici olmayan açıklamalarla, bir başka deyişle hep kendi argümanları kazandığından ve akla yatkın geldiğinden, sütün kötü olduğu fikrine zamanla daha çok inanacak, bu düşünceleri kemikleşecek ve aksi yönde ikna edilmeleri imkansızlaşacak. deney başında süt sabah kötüdür ama belki bazen içilebilir diyen ekibin yerini, sabah süt içeceğime ölürüm diyen ve bunu gözleri kapalı yüzlerce veriyle destekleyebilen, düşünce fanatiği bir grup alacak.

    (bkz: psikolojik savaş)
  • mikroorganizmaların besiyeri ortamına aktarılmasıdır.
  • inokülasyon çok eski bir doğu uygulamasıydı. çinliler bunu, çiçek hastalığı materyalini toz haline getirip enfiye gibi burna çekerek uyguluyorlardı.
    osmanlı'da materyal, derideki bir çizik aracılığıyla vücuda veriliyordu.
    leydi wortley montague, ingiltere büyükelçisinin eşi olarak istanbul'da bulunduğu sırada bu tekniği öğrendi. çiçek hastalığı geçirmemiş olan çocuklarını bu teknik vasıtasıyla aşılatmıştı ve çocuklar hastalığı hafif şekilde geçirmişti.
    leydi ve ingiltere büyükelçiliği hekimi, bu yeniliği londra'da tanıttılar ve kral ikinci george kendi çocuklarını da bu teknikle aşılattıktan sonra uygulama sürdürüldü.
    önde gelen londra hekimlerinden biri ve isaac newton'ın öğrencisi olan james jurin, çeşitli inokülasyon uygulayıcılarından istatistikler toplayarak hastalıktan ölme olasılığının bu uygulamayla önemli derecede azaldığını gösterdi.
    18. yüzyıl ortalarına gelindiğinde inokülasyon basitleştirilmiş ve özellikle de fransa kralı xv. louis, çiçek hastalığından ölüp oğlunun 1774'teki inokülasyonu başarıyla sonuçlandıktan sonra daha da yaygınlaşmıştı.
    ancak bazı hastalar bu uygulama sonucu hastalıktan ölmekteydiler ve hastalığın bulaşmasında muhtemel kaynaklar haline gelmekteydiler.
  • (bkz: aşılama)