şükela:  tümü | bugün
  • sektör çalışanı olarak sahada hissetmeye başladığım durum. işim gereği sürekli müteahhitlerle sohbet etme olanağı buluyorum. bu gün gün içinde sohbet ettiğim 3 kişi de ellerinde hazır iş olmasına rağmen işleri yapamadıklarından bahsettiler. peki bunların iş yapamamasının sebebi nedir?

    1) devlet kurumları bütün ihalelerin ödemelerini durdu ve işleri öteledi. yani devlet para ödeyemiyor şuanda.
    2) geçen sene ocak ayında 1680 tl olan demirin ton fiyatı şuan 2900 tl.
    3)geçen sene kdv dahil artı nakliye bedelli 50 kg çimento 15-17 tl arası değişirken 2018 yılı başında nakliyesiz ve kdv dahil olmadan fiyat 18 tl yi gördü.
    4) elde kalan daireler alıcı bulamıyor. daire satamadığı için yeni işlere başlanamıyor.

    kısacası; arkadaşlar üretime değilde inşaata dayalı bir ekonomik sistem kurduğumuz için ekonominin amiral gemisi konumundaki sektör inşaat. ve amiral gemisi su almaya başladı. o yüzden bu durumu anlayacaklara tavsiyem ayaklarını denk almaları, bazı harcamalarınızı erteleyin, kendinizi sağlama alın. eskisi gibi ekonomik krize girdiğimiz zaman hali hazırda bizi besleyecek un fabrikalarımız, tarım sektörümüzde olmadığına göre, krize giren bir ülke ekonomisi bizi açlığa sürükler.

    sıcak haber: metreküpü 130 lira olan beton az önce 180 tl oldu. hepimize hayırlı uğurlu olsun.
    edit: lan benim giri girmemi mi bekliyorlardı bu ibineler. *
    edit2: yoruldum, yeşillendirmeyin artık rica edersem.
  • çok sevindiğim haber.

    bir inşaat mühendisi olarak krize girmeden önce de iş bulamıyordum çünkü, şimdi en azından bir tek iş bulamayan ben değilim, müteahhitler de bulamıyor.

    madem politik ve yönetimsel hatalar ile acı kaçınılmaz hale geldi, o zaman niye sadece biz teknik elemanlar olarak bu acıyı omuzlayan taraf oluyoruz, bizimle birlikte onlar da acı çeksin. çeksinler ki iş güvenliği masrafından, teknik elemanın maaşından, işçinin sigortasından vs çalarak düşük fiyata ihale kapma peşinde koşmasınlar, beyinleri bir şirket nasıl yönetilir, şirketlerde sürdürülebilirlik kavramı nedir, bu sürdürülebilirliği sağlamak için uzun vadede stabil kazançlar neden kısa vadede değişken kazançların önünde tutulur bunları bir düşünüp sorgulasınlar.
  • bu krizi daha iyi analiz etmek için banka çalışanlarına sorabilirsiniz. ne mütahitler ne de ev sahibi olmak isteyen vatandaş bankadan içeri adımını atamıyor . belirsizlik nereye kadar sürecek bilmiyorum .
  • bu iş girse girse kerize girer.
    hani yatırım amaçlı 400-500 bine daire alıp 1500'e kiraya veren kerize.
  • ev alma planımı biraz daha ötelesem mi diye düşündürten durumdur.

    biraz da ben alttan toplayayım yani.

    geçen yıldan bu yana bir sürü ev baktım. hâlâ daha satılık ilanı duran evler var. favoriye aldığım evlerin fiyatları da bir bir düşüyor. bence de var bir şeyler emlak piyasasında.

    edit: gelen mesajların %99'u alma yönünde. sözlüğün sesini dinlemeye karar verdim. bir süre daha bekleyeceğim ama bir yandan da elim rahat durmuyor ve boş kaldıkça ev ilanlarını geziyorum, yapmamam lazım.
  • bazı firmalar batmış diye duyuyorum. biçimsiz zevksiz mimari estetikten uzak (yazar burada kendini mimar sananlara giydiriyor) binalar yapıp ikinci el range, cayenne falan binen (kürt müteahhit arabası diye bi kavramı sektöre kazandıran) tiplere gıcığım
  • her önüne gelenin müteahhit olmasi ve proje hazirlaması,ihtiyactan fazla insaat mühendisi mezun edildigi gibi,ihtiyactan fazla proje ve konut üretildi.kredi faizlerinin yüksek olmasi,anaparaya verilen faizin fazla olması gibi nedenlerle satişlarda durdu.hem sektörde calisanlar işsiz kalma riskiyle karsi karsiya kalirken diger taraftan bu yönde yatirim yapanlar müteahhitde olabilir yada parasıni konuta yatiran bir alıcıda olabilir,zarar etmekte yada batma riski yaşamakta.köprü,havaalanı,yol,metro yada kanal istanbul gibi projeler sektörü kör topal ayakta tutarken umut ışıgı olmaya çalışıyor.toplumun alım gücününde düstüğu dikkate alınirsa 2019da durum değişir demek simdilik sadece hayalden ibaret.
  • inşaat ile siyaset yakın ilişkilidir. ufukta seçim olduğunda, savaş olduğunda,belirsizlik olduğunda insanlar uzun süreli borca girmez elinde nakiti olanlar da bekletmek ister. ekonomi belki bir süre daha stabil gidebilirdi fakat yönetenin haziran-kasım-referandum-belediyeler-başkanlık ve milletvekilliği seçimlerini 2-3 yıla sığdırma inadı ve ordunun aktif sınırdışı operasyonda olması 15 temmuz vs derken malum son çok daha öne çekildi, büyük büyük inşaat şirketleri işlerini durdurmaya başladı. winter is coming.
  • 2000 öncesi mahalle kültürüne sahip insanlar kendi evlerini kendileri yaptırmaya gayret ederdi. projesini çizerken eşinin, çocuğunun fikrini alır terasını bahçesini ona göre ayarlardı. bütçe ona göre oluşturulur hiç öyle vadeli borçlara girilmeden, sarsılmadan, dolandirilmadan herkesin mutlu olduğu bir yuva oluşturulurdu.

    peki 2000 sonrası ne oldu ?

    medeniyet kavramı; etik değerlerle, eğitimle, bilimle, hoşgörü ile değilde betonla eşdeğer tutuldu. insanlara bu şekilde empoze edildi. tek katlı müstakil evde büyüyen çocuklar, hayallerini kat kat samimiyetten uzak sitelerle süslemeye başladılar. borçlandılar, ödeyemediler. ödediler, daha fazlasını istediler. peşinat verdiler, dolandirildilar. herşey yolunda gitse bile kültürel değerlerden uzaklaştılar. ekranlarda peygamber efendimizin mütevazı sahabe hayatı üzerinden yayın yapanlar, hemen ardından boy boy site reklamları yapıp halka bir güzel yutturdular. halkımızda para bitene kadar, bankalarda sicil bozulana kadar bunu bir güzel yedi. ama şimdi halk tıkandı, sektör tıkandı.

    iki tarafa da acımıyorum ne yalan söyleyeyim.

    edit: yukarıda yazdıklarımdan bile mağdur olanlar olmuş. allah için bir tane siyaset içerikli bir şey yazdım mı? genel bir değerlendirme yaptım sadece. hemen özelden yardirmislar, '' hastane kuyruğu-tüp yoktu-emekli perişandı v.s'' neler neler. ne diyeyim allah zihin açıklığı versin.
  • "elde kalan daireler alıcı bulamıyor. daire satamadığı için yeni işlere başlanamıyor."

    demek ki arz fazlası var amına kodumunun sektöründe. yapma kardeş yenisini. her tarafta inşaat, her tarafta ev var. ve hala öküz gibi pahalı hepsi. para hırsıyla, bu açgözlülükle dilerim ki hepsi batar. e madem iş dönsün istiyorsun 3 katı kar etme, daha ucuza ver. para dönsün. her türlü zibilyon kat kar ediyorsunuz siktiminin sektöründe zaten.