1. benimkisi bildiğin kaşınmak. kaç yıldır aileme diyorum beni yaparken cenabet miydiniz diye.. biri cenabet olur da benim kadar olamaz arkadaş.. ulan insanın hiç mi şansı doğmaz ya.. doğduğumdan beridir cunübüm ben arkadaşlar. teyemmüm, gusül tutmuyo bana..

    bi işe giriyorum ama daha deneme aşaması olduğundan patron denilen götük herif daha sigorta neyin yapamayız diyo. işte şartları konuşuyoruz falan. 15 gün sürecek bu deneme süresi. iş de şantiye şefliği. ilk hafta bitmiş gitmiş bi şantiyenin başına gönderiyor beni. dairelerin duvarları bile boyanmış. neyi öğrenecek neyimi deneyecekse..!! bi lavabolar eksik, onları takacaklar falan. 1 hafta boyunca korkuluk gibi apartmanın başında bekliyorum. ne iş ne de adamlar olmadığından, muhabbet neyin de edemiyoz amına koyiim. uykum geliyo. bu laminat parkelerin altına konulan yalıtım malzemeleri var, onlardan artmış 10 tane falan. ben bunları yatak yapıp yatıyom. bi gün bi uyumuşum, emlakçı bi bayan gelmiş, karı ''kimseeee yoook muuuu????'' diye manyaklar gibi bağırıyo. bi sıçradım uykumdan. pantolon tersi düzü değişmiş, benim surat uyuduğumdan hem şiş, hem de yağlanmış. gömlek desen yamuk yumuk. gittim yanına. kadın beni görünce daha da korkmuştur kesin, sesi neyin titredi konuşurken. hiç yoktan konuşabiliyo, ben yeni uyandığımdan, cümleleri toparlayamıyorum. işte bilmem ne emlak afişlerini asıp gitcekmiş. bi de bana yaptırdı o işi. şantiye şefliği böyle bi işmiş demek ki diye kafamda düşünceler kurarkan kodumun tesisatçıları kabloları neyin ortalıkta bırakmış, bizim de iş bitti. ben kadını uğurlarken ayağım kablolara takılmasın mı..?(uykudan kesin amına koyiim) şap diye bi düştüm, merdivenlerden bi kaç basamak yuvarlandım, toparladım kendimi. kadın iyi misin diyo ama, gülüyo da yosma. azıcık gülüştük. uykum da açıldı. kadını uğurladım ben. oturdum apartmanın önüne kendime güldüm yarım saat.

    ilk hafta böyle uyuyarak, yuvarlanarak, düşerek geçirdik. ikinci hafta oldu, iş de olmadığından patron sen ofiste takıl dedi. iyi dedim ama ne odam var ne de bilgisayarım. müşteri gibi ofisin ortasında oturuyom. millet geliyo, meraba diyo, iş ile alakalı şeyler konuşuyo bunlar. lan patrona bakıyom adam bi kere bile göz göze gelmiyo. gelse açıcam konuşmayı, yok mu iş güç dicem. bilgisayar olsa, şantiye şefi napar ne eder diye araştırıcam.(feysbuka gircem lan, bi de sözlüğe..) yok arkadaş. canıma tak etti amına koyiim. insan muamelesi görmüyoz la kodumun yerinde. bi kaç gün geçti böyle. sikerim la dedim, gittim patronun yanına, vurdum ensesine, sikerim olm bak seni dedim, iş ver lan bana dedim, iş istiyom olm, okudum ben yaa dedim.(iyi günler x bey, ya şantiyeniz yok şu an, burada da yapacak bi şey yok, napcam ne etcem, hihihi.. dedim) hihihi ne amına koyiim lan, hihihiymiş. adam iyi dedi, hemen 50 metre yukarıda bi şantiye var, 2. kat, kolon demirlerini yapıyo adamlar. aradı bu, şantiye şefimi gönderiyom, tecrübesiz, bi şeyler gösterin falan dedi. adam bildiğin götün teki geliyo, bi sik bildiği yok dedi la bana. bi de salak diye kağıda sağa dön, düz git, sola dön diye yazdı. şurada dese anliicaz. neyse gittim ben, taşeronla tanıştık, o da aşağıdan demirci ustaya bağırdı, giydim baredi, yeleği. çıktım yukarıya ama nasıl. 1. katta tahtaları, asmolenleri takıp, söküyolar. her yer çivili tahta falan. gittik yukarı, projeyi neyin okuyup bakıyom etriyelere, pilyelere. geldiğim gibi adamlar çay molası dedi. lan daha yeni geldik amına koyiim, ne molası. bunlar indi, ben de inmeye çalıştım. indik, bi kat daha aşağıya ineceğiz ama bu sefer rahat. merdiven var. merdivenin de son 4 basamağı tahtalarla çevrili, oradan hoplayacağız.

    ne güzel iniyoduk lan. niye o tahtalar orada be abiler. hop dedim yan taraftan. lan o siktimin tahtası batacak ya, 6-7 tane parmak kadar uzunluktaki çiviler, benim ayağa selam çakmasınlar mı..? bi tanesi bi girdi, bok yedirmeyelim dedim. biri görmüş bana baykuş gibi bakıyo. battı mı dedi, yok yok dedim. adımı bi attım tahta ayağımla beraber geliyo. şefim batmış ya dedi. olsun olsun diyom. surat osururken ki pozisyonda. nasıl acıyo lan. çıkaralım, vurduralım şefim diyo. la adamlar göte göz koymuş. ne vurdurması lan..? ayakkabıyı bi çıkarışları var, tabakaneye bok yetiştiriyoz. çorabı neyin çıkardılar, sikcekler beni. adam koca sopayı almasın mı..? aldı ayağımı, falakaya yatırdı beni. vuruyo, la olm napıyonuz demeden, bi daha yapıştırıyo. akıyo akıyo, akıtcaz kanı diyo. olm ne vurdurması, ne kanı, napıyonuz lan..!!

    bitti dedim, ayağı sallamaya bıraktım. oradan başka bi adam geldi, akıttınız mı kanı, vurdurttunuz mu dedi. aha dedim, bu sefer sikecekler. o ilk vuran eleman akıttık ama fazla akmadı dedi. bu zebellah yine aldı ayağı benim, başladı yine vurmaya. sanki patron anlaşmış, ağzını burnunu dağıtın herifin demiş. adam öyle bi vuruyo ki, sanki çivi çakıyo, abi dedim bırakın bei, ben gideyim, aşı neyin olayım. siktiler attılar ayağı, tetanozla kalsam iyi, ayağı kıracaklar bildiğin..

    aradım bizim göt patronu, böyle böyle, ben hastaneye gidiyom, aşı vurunmaya. geçmiş olsun, haberdar et falan dedi. gittik, olduk aşıyı.. ertesi gün de 15 gün dolmuştu, konuştuk ettik, anlaşamadık zaten. parada anlaşamadık amınakoyiim..

    yani anlayacağınız bi bok yok bu yazıda. hani sosyal mesaj falan vermeye kalksam onu da başaramam. inşaatta neyin çalışacaksanız tetanozu olun beyler, hanımlar. kafama sıçayım, ne biçim bitirdim lan yazıyı..

    (inşaatta oynarken ayağa çivi batması diye başlık var da ben oynamıyodum lan, o yüzden böyle bi başlık açtım. üstüme gelmeyin, e mi dostlar..)
  2. insaata top kacinca gerceklesiyor. sen hala civi san onu.

    ha bi de, tldr.

inşaatta ayağa çivi batması hakkında bilgi verin