1. gözün görebilme mesafesinin bir sınırı yoktur. 6 metre ile sonsuz uzaklıktaki cisimlerin görüntüleri lam ağ tabaka üzerinde oluşur. 6 metreden yakındaki cisimleri ise göz kasları uyum yaparak görüntülerinin tam yerine odaklaşmalarını sağlarlar. bir cismi görebilmemiz için onun ışıklarının gözümüze gelmesi yeterlidir.

    gökyüzünde gittikçe uzaklaşarak uçan bir uçak veya kuş, bir noktadan sonra görünmez olurlar. bunun sebebi cismin ışıklarının havadaki, su buharı, katı maddelerin yoğunluğu gibi perdeleyici etkilen yenip bize ulaşamamalarıdır.

    20 kilometre uzakta uçan bir kuşu göremezsiniz ama aynı mesafede yanan bir mumu, 3 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızı rahatlıkla görebilirsiniz. o halde ışığı kısıtlayıcı faktörler gözlerimizde değil ışığın bize ulaştığı yol üzerindedir.

    gözümüzde ağ tabakasının görüntü katında, biçimleri nedeniyle çubuk ve koni hücreleri olarak adlandırılan iki tip hücre mevcuttur. her gözde ortalama 130 milyon çubuk ve 7 milyon koni hücre vardır. çubuk hücreler görüntünün oluşmasından, koni hücreler ise renklerin algılanmasından sorumludurlar. bu hücreler üzerlerine gelen ışınları elektrik sinyaline dönüştürüp, görme sinirleri aracılığı ile beyine ulaştırırlar. görme olayı beyinde olur.

    araştırmacılar gözde görüntünün, algılanıp sinyal gönderilebilmesi için en az 100 çubuk hücrenin uyarılması gerektiğini ileri sürüyorlar. yani ışık ne kadar zayıf olursa olsun 130 milyon çubuk hücreden 100 tanesini uyarabiliyorlarsa biz o cismi görebiliyoruz. çok düşük bir sayı olarak görülüyor ama bu konuda başka bir veri de yok. tabii bu arada gözün her dalga boyundaki ışığı göremediğini, cismi görebilmek için ışığın görülebilir tayfta olması gerektiğini de unutmamak gerekir.

    insanlar manzaraları geniş ve güzel olsun diye apartmanların en üst katlarını tercih ederler. yangınları erken tespit edebilmek için ormancılar kulelerin üstüne çıkarlar. yeryüzünde görebileceğimiz mesafeleri ufuk çizgisi sınırlar. ufuk, belli bir noktadan görülebilen bütün yeryüzü parçalarını, dünyanın yuvarlaklığı nedeni ile dairesel olarak sınırlayan çizgi olarak tarif edilir.

    o halde ufuk çizgisi ne kadar uzaktadır? apartmanın en üst katında oturmakla, balona binip yükselmekle görüş mesafesi olarak ne avantajımız olabilir? ne kadar daha uzağı görebiliriz?

    ufuk çizgisinin mesafesi gözün deniz seviyesinden yüksekliğine bağlıdır. araştırmacılar bunun için bir formül geliştirmişler: (karekök) (yükseklik / 6,75) = (ufuk uzaklığı) burada yükseklik, -santimetre-, ufuk uzaklığı ise -kilometre- birimindendir.

    bu formüle göre , normal bir insan deniz seviyesinde 5 kilometre, 10 katlı bir binanın tepesinde 19 kilometre, 10 bin metre yükseklikte uçan bir uçağın penceresinden 385 kilometre yarı çapında bir çevreyi görebilir.

    burada görülebilen mesafenin, ufuk çizgisi olduğunu unutmamak gerekiyor yoksa etekleri ufuk çizgisinin altında kalan yüksek dağların zirvelerini, uygun hava koşullarında, 100 kilometre öteden bile görmek mümkündür.

    kaynak: http://www.frmtr.com/…-maksimum-gorme-uzakligi.html
  2. pek çok parametreye bağlıdır aslında. biraz daha açıklayıcı olmak gererkirse:

    bir binanın yüksekliğine bağlı gözlemlenebilecek ufuk çizgisini belirlemeniz tam olarak "insan gözünün görebileceği en fazla uzalık"ı temsil etmez. aynı yüksekliğe bir de kartal çıkartın. hesabınızda gözünüze ilişkin bir parametre kullanmadığınızdan, kartal ile sizin görebileceğiniz ufuk uzaklığı aynı olacaktır, ama kartal uzaktaki hareketli bir cismi sizden çok daha iyi algılayacaktır. bunda kartal'ın gözünün ayırma gücünün sizinkisinden daha fazla olması, mercek yapısının daha kompleks olması, hatta daha yüksek kontrast görebiliyor olmasının etkisi vardır.

    hem görmekten kasıt nedir burada? eiffel kulesinin tepesine çıktığınızda aşağıdaki arabaları görebiliyorsunuz, ancak (arabanın üstü açık farzedelim) arabanın içinde kaç kişi olduğunu göremiyorsunuz, çünkü o uzaklıktan birbirine o kadar yakın iki cismi ayırt edemiyorsunuz. o zaman ayırma gücünü hesaba katmak gerekebilir.

    benzer şekilde gözün dinamik aralığı da önemli, gece çok uzaktaki bir kamyon farını görüyor olmanız, onun hemen yanından geçen bir bisiklet farını da görebileceğiniz anlamına gelmez, ayırma gücü bağlamında yeterli olsanız bile.

    (yanlış anlaşılmasın, bu entry ayar içermemektedir, açıklamayı devam ettirme niyeti içeriyor, paranoyak olduk yanlış anlaşılmaktan)

    bir takım ilgili terimler ve yazılar için
    (bkz: modulation of contrast)
    (bkz: modulation transfer function)
    (bkz: dynamic range)
    (bkz: line pairs)
    (bkz: #16699829)
  3. özet geç piç diyenler için: ışık ve ayırma gücü ile alakalı bir şeydir. milyonlarca ışıkyılı uzaklıktaki yıldızı da görebiliyoruz pekala...
  4. konya' da rahatlıkla ölçülebilendir.
  5. ufuk çizgisi ile karıştırılmaması gereken mesafe.
    dünyanın yuvarlak oluşundan dolayı 10-15 km sonra yerküre ile ufuk çizgisi birleşir, arkasını göremezsiniz.
  6. temelde 3 faktöre bağlıdır; 1- gözün baktığı objenin büyüklüğü, 2- o objenin yaydığı veya yansıttığı ışığın gücü, 3- gözün ışık toplama ve ayrıştırma yeteneği (diyafram ve piksel). bu 3 temel faktörün yanında şu 3 yan faktörle de alakalıdır; 1- objeye bakılan süre (ışık toplama). 2- objeyle göz arasında kalan ortamın yoğunluğu (ışığı kırma ve yönünü değiştirme parametresi). 3- objenin hareketli olup olmaması (hareketli cisimler çok daha kolay seçilebilir).

insan gözünün görebileceği en fazla uzaklık hakkında bilgi verin