şükela:  tümü | bugün
  • insan haklarının önüne ne türlü engeller çıkarılırsa çıkarılsın insanlar tarafından yaşamsal bir ihtiyaç görülüp korunması gereğine işaret eden ve ancak bu yolla, o çok arayıp da bulamadığımız ya da bulup da elimizde solmaya yüz tutturduğumuz demokrasinin gerçek anlamda bir demokrasi olacağını vurgulayan ifadedir.

    insan haklarından ne anlaşıldığı önemlidir bu hususta. ya da demokrasiden. aslında insan hakları ile demokrasi bir bütündür. ayrılmaz iki eşitliktir. biri olmadan öbürü olmaz ve anca birlikte var olurlar. ama özellikle içinde yaşanılan coğrafyadaki kimi gelişmeler, öyle bir iç kanatır hal almıştır ve insanları artık umutsuzluğa sevk etmiştir ki, kimsenin gözü ne demokrasiyi görür olmuştur ne de insan haklarını.

    varsa yoksa asmalar ile kesmeler yollu bir içsel çözülüşler alıp başını yürümüştür. tam da şiddeti var edenlerin istediği gibi. tam da şiddeti var edenlerin uzattıkları ekmeye yağ olup sürülenlerin, kendilerini düşürdükleri durumun farkında olmadan öfkeden kararan gözler ile kin ve nefreti kusup, o şiddetten medet umanların umutlarını boşa çıkarmamaları gibi.

    demokrasi nedir peki ? farklılık kelimesi gelir ilk akla. bu farklılık her anlamda olabilir. renksel de olur, fikirsel de, inançsal da, düşünsel de vb. uzayıp gider. ya insan hakları nedir peki ? burada da akla hemen özgürlükler gelir. düşünce özgürlüğüdür, hareket özgürlüğüdür, örgütlenme özgürlüğüdür, fikir beyan etme özgürlüğüdür ve fikrini yayma özgürlüğüdür vb uzayıp gider.

    ya demokrasi ve insan haklarından huylananlar için bu iki kavram ne anlama gelmektedir ? basma kalıp olan ve yukarıdan ittirme bir biçimde gelişip, hükmedenlerin halka empoze ettiği türlü yaklaşımlar karşısında durup, düzen başlarının oyununu bozup, o düzen başları ile bağları olanların hesaplarını altüst eden bir oyunbozan oldurulmak.

    ya da muhalif bir görünürlük oldukları ve muhalif kimlikleri var ederek, kokuşmuş sistem içinde, o kokuşmayı bertaraf etmeyi amaçlamalarından dolayı, hükmedenler tarafından tehdit addedilen kavramlar olmalarıdır. haliyle o hükmedenlerin yandaşları tarafından da demokrasi ile insan hakları tehdit olarak görülecektir.

    ne garip değil mi efendiler. insan haklarının ve demokrasinin korkulacak, kaçınılacak, ele geçti mi yok edilesi bir şeytan icadı olduğunu düşünmek. hele ki bu çağda. hem de medeni olduğunu bar bar bağıran insanlar tarafından. acı olsa da gerçekler ve acıtsa da çokça insanın içini, ülke insanının bir yüzü böyledir. karadır efendiler kapkara. ayın karanlık yüzünden de karadır hem de.

    demokrasiye giden yol insan haklarından geçmektedir ve insan haklarına giden yol ise, insana saygıdan geçmektedir. bu yol, hem insan hayatının bütünselliğine hem de yaşamın kutsallığına da gitmektedir. ve nihayetinde son durak olarak demokraside inilecektir.