şükela:  tümü | bugün
  • 50 karakter sınırına takılmamış olsaydı, 5 temmuz 2017 insan hakları savunucuları gözaltısı'nda gözaltına alınan aktivistlerin tuuklanması olacaktı. ama insan hakları savuucuları tutuklanınca insan hakları da tutuklanır, ankara'da yüksel caddesinde olduğu gibi heykeli de tutuklanır, insan da tutuklanır.

    gözaltına alınmış olan 10 insan hakları savunucusundan 6'sı tutuklandı.

    çeşitli ulusal ve uluslararası insan hakları kuruluşlarından temsilciler, insan hakları savunuculuğu çalışmalarını daha güvenilir, sağlıklı, güvenli ve etkin hale getirmek için bilgi ve tecrübe alışverişinde bulunmak üzere 2 temmuz 2017 pazar günü beş günlük bir çalışma için istanbul büyükada’daki bir çalıştayda bir araya gelmişti.

    5 temmuz çarşamba günü, sabah saat 10 civarında, henüz kaynağı ve içeriği bilinmeyen bir ihbar gerekçe gösterilerek polis tarafından hak savunucularının toplantısına baskın yapılmış ve çalışmaya katılan insan hakları savunucuları veli acu, özlem dalkıran, nalan erkem, idil eser, ali gharavi, günal kurşun, şeyhmus özbekli, peter steudtner, nejat taştan, ilknur üstün gözaltına alınmıştı.

    gerek baskın gerekçesi, gerekse soruşturmanın içeriği, hala sürdürülen gizlilik kararı dolayısıyla öğrenilemezken, 6 insan hakları savunucusu’nun tutuklanmasıyla sonuçlanan duruşmada alınan tutuklama kararında ise henüz bir delil veya yasal bir gerekçe de bulunmuyor.

    --
    çok sayıda ulusal ve uluslararası insan hakları örgütlerine yönelik, 14 gün önce büyükada’da düzenlenen ‘operasyon’da gözaltına alınan ve tamamı tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 10 insan hakları savunucusu’ndan altısı tutuklandı. tutuklananların arasında uluslararası af örgütü türkiye şubesi’nden idil eser ve çalıştaya yurtdışından katılan yabancı temsilciler de bulunuyor.

    istanbul büyükada’da insan hakları örgütleri tarafından 5 temmuz çarşamba günü düzenlenen toplantıya, çok sayıda sivil polis eşliğinde, adeta silahlı bir terör örgütü karargahına düzenlenircesine gerçekleştirilen baskında gözaltına alınan insan hakları savunucuları, 13 gün boyunca gözaltında tutulmuş, ilk sorgularının tamamlanmasının ardından dün tamamı tutuklama istemiyle adliye’ye sevk edilmişlerdi.

    insan hakları’nı savunmak artık ‘terör suçu’

    gözaltına alınan uluslararası af örgütü türkiye şubesi’nden idil eser, insan hakları gündemi derneği’nden veli acu, helsinki yurttaşlar derneği’nden nalan erkem, kadın koalisyonu’ndan ilknur üstün ile günal kurşun, eşit haklar için izleme derneği’nden nejat taştan, helsinki yurttaşlar derneği’nden özlem dalkıran, hak insiyatifi’nden şeyhmus özbekli, insan hakları eğitmeni ali ghavari ve peter steudtner’in emniyetteki ifade işlemleri pazar günü tamamlanabildi.

    insan hakları savunucuları, dün çağlayan’da bulunan istanbul adliyesi’ne sevk edildi. istanbul adliyesi’ne getirilen 10 kişi, ancak öğleden sonra savcılığa çıkarıldı.

    burada alınan ifadelerin tamamlanmasının ardından savcılık, 10 insan hakları savunucusu’nu da tutuklanmaları talebi ile istanbul 10. sulh ceza hakimliği’ne sevk etti.

    6 hak savunucusu tutuklandı, tutuklama gerekçesine ‘talimatla’ karar verilecek…

    dün gece yarısı tutuklama talebiyle 10 insan hakları savunucusu’nun sevk edildiği mahkemedeki ifadeler sabah saatlarine kadar devam etti.

    ifadelerin ardından insan hakları savunucuları idil eser, ali ghavari, peter steudtner, veli acu, günal kurşun ve özlem dalkıran tutuklandı. tutuklanma gerekçeleri ise ‘örgüte yardım etmek‘ oldu.

    ancak kararda “hangi terör örgütü?“, “ne tür yardım?” soruları cevapsız bırakılırken, mahkemeden edinilen izlenim ise bu davada da, iktidarın özel yargı organı olarak kurulan ‘sulh ceza mahkemeleri‘nce daha önce gerçekleştirilen pek çok davada olduğu gibi, “önce tutukla, sonra gerekçelendir” yönteminin izleneceği yönünde oldu.

    sorgunun konusu “açlık grevi ve nuriye ile semih”

    insan hakları savunucularından nalan erkem, şeyhmus özbekli, nejat taştan, ilknur üstün ‘adli kontrol‘ şartı ile serbest bırakıldı. 4 kişi yurt dışı yasağı konularak ve haftada 3 gün imza şartı ile bırakıldı.

    savcılık tarafından gerçekleştirilen sorguda, uluslararası af örgütü türkiye şubesi’nden idil eser’e khk ile ihraç edilmiş olan ve dört ayı aşkın süredir açlık grevlerini sürdüren akademisyen nuriye gülmen ile öğretmen semih özakça’ya dair af örgütü’nün gerçekleştirdiği imza kampanyası sorulurken, eser’e suçlama ile ilgili olarak, el konulan telefonundaki 23 mayıs 2017 tarihli “yarın acil eylem çıkacak nuriye ve semih için” mesajı delil gösterildi.

    eser, savunmasında “acil eylem ibaresi uluslararası af örgütü’nün imza kampanyası yürütme şeklinden biridir. söz konusu mesaj da bu amaçla atılmıştır. kendilerinin kamuoyunca takip edilen durumlarıyla alakalı kampanya başlatılması için yaptığımız çalışmalarla ilgilidir” ifadelerini kullandı.

    daha önceleri iktidar gazeteleri tarafından manşetlere taşınan “yeni bir gezi hazırlığı” iddiaları ise gerçekleştirilen savcılık sorgusunda yöneltilen sorular arasında yer almadı.

    içeriği henüz doldurulamamış dosyada ‘gizlilik kararı’

    6 hak savunucusunun tutuklandığı soruşturma dosyasının üzerinde gizlilik kararı bulunuyor. bundan dolayı insan hakları savunucularının, gözaltına alınmalarına gerekçe olacak hangi kanıtlarla, ne tür bir suç isnadıyla gözaltına alındıkları henüz belli değil. ancak dosyadaki gizlilik kararına rağmen, bazı medya organları hak savunucularının ‘gizli toplantı‘ ve ‘casusluk‘ yaptığını iddia etmişti.

    avukatlar tarafından, savcılık ifadeleri sırasında dosyadaki kısıtlılık kararının kaldırılması talepleri de, beklendiği üzere savcı tarafından kabul edilmedi.

    http://inadinahaber.org/…klarinin-toptan-imhasinda/
  • böylesine önemli, böylesine herkesi ilgilendiren bir konuda, içeriği uzun oluşu sebebiyle okumak zor geldiği için başlık hakkında espri yapmaya çalışanlar olduğu sürece daha tutuklanan çok olur.

    yazar zaten en başta belirtmiş başlığın neden böyle açıldığını. hala uzatmak neden ?
  • muhtemelen terörist ilan edileceklerdir.

    insan hakları savunucuları herhangi bir görüş, din ve ırk mensubu kişilerin haklarını savunmakla mükellef olmamakla beraber her kesimden insanın haklarını dile getirerek görevlerini icap ettirirler.

    elbette olayın aslına dair bilgiler almadan konuşmak ve peşin hüküm vermek doğru değildir fakat kimse nuriye ve semih'in açlığına ses ver olayının üzerine gitmek istememekte. uzayan ohal, son yaşanan olaylar vesaire hem gerçekleri görmezden gelmemize, hem cesaretimi kırmaya hem de bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın bakış açısını bünyelerimize zerk ettirmiştir.
  • anıtın gözaltına alındığı bir ülkede, vaka-i adiyedendir.
    (bkz: 22 mayıs 2017 ankara insan hakları anıtı gözaltısı)
  • batının "insan hakları", "demokrasi", "özgürlük" ve "adalet" gibi kavramları nasıl kullandığını, suriye'de, libya'da, mısır'da bu örgütlerin yaptığı ajanlık faaliyetini bilmeyen andavalların sırf erdoğan ve hükümete vurmak için kullandığı durum.