şükela:  tümü | bugün
144 entry daha
  • bir akşam “ öylesine” çıktım, yürüdüm. günlerden bir gündü. öyle. bir çocuk öyle hızlı iniyordu merdivenlerden, annesi arkasından. kadınlar, erkekler ve sokaklar. hepsi tanıdık, bildik. akşam serinliği, eksik market alışverişi hesapları, kendime bir bileklik aldım; alımlı sözler yazan. bir kafeye oturdum; bira istedim. içimden defterler geçti, ilkokul ödevlerimi yapıp yanına sayfa süsü çizdiğim. kırmızı kalemi nerede kullandığım önemliydi. önemli şeyler ve başlıklar.. bilekliğimi sevdim.
    kelebekler filmini izledin mi diye sordum sonradan seveceğim adama. izlememiş( büyük harfler ile). defterimden onun için de sayfalar eskittim. ona bir şiir gönderdim; kargo*ile. birlikte dondurmam gaymak izleyecektik, ben ona defterlerimi gösterecektim.
    ben ona büyük harfler ile “gecem” diyecek-tim. sonra herkesin sırrı gibi bir sırrı benimle paylaştı ama böyle kocaman harfler ile. birayı boşver dedim garsona. gazoz var mı? bir de elma şekeri istiyorum. üstü tarçınlı olabilir mi? tarçın bulamam dedi, olsun ziyanı yok.
    evime dönerken çocukluğumun üzerini çizmişti o sır. hem de kırmızı kalemle. ben de bağırarak “insan insan “ dedim. insan nedir şimdi bildim.

    bilekliğimi çıkardım; sol avucuma aldım. uyudum.
    “çok eskiden rastlaşacaktık.”
    böyle bileklik yapmak kimin aklına geldi- nokta
3 entry daha