şükela:  tümü | bugün soru sor
  • cevabını ölmeden bulamayacağım sorudur. tıbben beyin öldüğünde "öldü" der doktorlar.kalp atmaya devam eder. bu arada bağışlanırsa yakınları tarafından, kalbi atarken organlar alınır.
  • kanımca, merak etsek de cevabı bilebilme ihtimalimiz yok, bilim ölüyü diriltse bile birey olarak bunu tarif etmemiz neredeyse imkansız , çünkü şuur kaybı yaşanıyor, bütün vakalar bu şekilde, ölüm gerçekleşmeye çok yakın, örnek verilirse aynı bir bilgisayarın kapanışı gibi bir daha asla masaüstünü, simgeleri, dosyaları vs. göremiyoruz, ölümden bir şekilde kalp masajı vs. ile geri dönenlerin hiçbiri bu işin sonrasını hatırlamıyor, sadece beynin yanılsamalarını anımsıyorlar.

    hep sorarım doğmadan öncesini hatırlayan var mı aramızda? hiç yok! kesin bilgi! bunu zaten ispat edebilme şansı da yok, doğal olarak ömrümüzün sonrasında varlığımız olmayacak. bilebildiğimiz, katrilyonlarca veya çok çok fazlası canlı da bunu yaşadı, ruh falan da olmadığına göre uçup gitmeyeceğiz, evrende dönüşeceğiz, hep dönüştüğümüz gibi, ben de merak etmiyor muyum ölünce ne oluyor diye? evet ama bilemeyeceğimden de eminim malesef.
  • ne kalp durduğunda ölür insan, ne de beyin öldüğünde ölür. insan asıl o gittiğinde ölür.
  • ikisi de değil..
    imam pamuğu tıkadığında ölüyorsun.. karizma yerlerde amk...
  • cevabı; "kalbi durunca ölür, beyni ölünce entry girer." olan sorudur.
  • bir akrabamızdan hatırladığım kadarıyla beyin ölümü gerçekleştiğinde solunum yaşam destek ünitesi sayesinde devam edebiliyor. haliyle hasta bu destek kesildiğinde ölüyor.
  • ‘bir insan ne zaman ölür?’ sorusuna romalılar, şöyle yanıt vermişler: onu en son anan insan öldüğü zaman
  • hangisinin nakli yapılamıyorsa o organın işlevi aksayınca ölür.
  • bu sene yapılan bir çalışmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşılmıştı. insan beyni, ölüm gerçekleştikten sonra ilk 10 dakika içinde fonksiyonlarına devam edebiliyor.

    http://www.telegraph.co.uk/…inutes-death-new-study/

    bu, sorunun cevabı olmasa da böyle bir bilgi işte.
  • tüm soruların cevapları doğanın kendisinde saklıdır.

    bilinç nedir, nasıl var olmuştur? mikroorganizmalar ilk reseptörleri geliştirdiklerinde bilinç kavramı başlamıştır. şöyle ki; ışığı gördün kaç, sıcağı gördün yaklaş. böylece doğal seçilim sürecine girilmiş ve ışıktan kaçamayan veya sıcağa gidemeyen canlılar ölmüş fakat reseptör geliştirerek hayatta kalman şansını arttıran canlılar hayatlarına devam etmiştir (asıl soru reseptörü nasıl geliştirdikleridir).

    bu çok basit bir anlatımdır ama bu mekanik düzene milyarlarca oldu ekleyerek günümüzdeki insan bilincinin nasıl çalıştığını anlayabilirsin*. beyin ölümü gerçekleştikten sonra organlar yaşamaya devam eder ve sende bunları yeni canlılara umut olarak bağışlayabilirsin.

    asıl olan şey beyindir. yaşanan her şey beyindedir. gözünle görüp, beynin algılamadıktan sonra her şey elektromanyetik dalga olabilir. enerjiyi sadece beyninle maddeselleştiriyor olabilirsin.

    bilinç başka bir gezegende olabilir. senin beynin bir alıcı olarak onu görüyor ve uyguluyor olabilir.

    ruhun olabilir. beynin ruhunla bir yaşıyor ve düşünce gücünle özgür kalıp başka alemlere gidiyor olabilir.

    bundan önce yaşayan insanların bilincini atom atom üzerinde yaşıyor olabilir. bilincin yalnızca senin değil, büyük bir bütünün küçük bir parçası olabilir.

    belki de bu söylediklerimin hepsi yanlıştır.