şükela:  tümü | bugün
  • olur da burayı okuyanlardan biri bir hayat kurtarabilsin bir gün diye basalım bilgiyi...

    kalp durunca ölüm gerçekleşmez. kalp durunca, bizi hayatta tutan organlara kan, yani oksijen sevki durmuş olur.

    kalp durduktan sonra şahsı geri getirebilmemiz için maksimum 10 dakikamız vardır. 10 dakika geçerse, beyin yeterince oksijenlenemediği için geriye dönüşsüz beyin hasarı meydana gelir. yani beyin ölümü gerçekleşir ve kalp bir şekilde tekrar çalıştırılsa bile vücut bütün fonksiyonları yitireceğinden tıbben ölüm gerçekleşmiş olur.

    peki ne yapmalıyız?
    kardiyopulmuner resüsitasyon, kpr veya cpr.

    erc, yani avrupa resüsitasyon konseyine göre 30 göğüs basısı ve 2 suni teneffüs uygulanarak 112 acil sağlık hizmetlerine haber verilmeli ve sağlık ekibi olay yerine intikal edene kadar bu uygulamaya devam edilmelidir. avustralya resüsitasyon konseyine göre ise 1 dakika içerisinde 100 göğüs basısı yeterli. her bası akciğeri de uyardığı için suni teneffüse gerek yoktur ki erc'nin uygulaması da oksijen vermek değil (zaten verilen karbondioksittir) akciğerleri uyararak harekete geçirmeyi amaçlar. ikisinden birini uygulayabilirsiniz.

    uygulamayı izlemeniz için: https://www.youtube.com/watch?v=n6akoj11cjm

    siz cpr'a devam ettiğiniz sürece kişinin tıbben ölümüne giden 10 dakika işlemeye başlamayacaktır. durursanız, mal mal hastaya bakarsanız maalesef kaybedersiniz.

    boğulma vakalarında bu süre 10 dakikanın üzerini görebilmekte. bunu da bilgi notu olarak eklemek gerekir.

    ek 1: nabız kontrolünü şah damarı dediğimiz karotis'ten yapıyoruz. kalp masajı uygularken 3. turdan sonra nabız geri döndü mü diye kontrol etmekte fayda vardır. nabız yoksa devam.

    ek 2: biri bir yerlerde aniden düşerse şah damarı dediğimiz karotis'i hızlı bir şekilde 10 sn. kontrole alıyoruz. nabız yoksa, hemen kalp masajına başlıyoruz. kişinin bilincini kaybetme sebebi hipoglisemi (düşük kan şekeri), hiperglisemi (yüksek kan şekeri), hipotansiyon (düşük tansiyon), şok vs vs olacağı gibi kalp krizi dediğimiz miyokard infarktüsü de olabilir. kalp krizinde bu kontrolü yaparsanız, sadece mis gibi bir hayatı değil, çocukları anasız babasız kalmaktan da kurtarırsınız.

    bütün bunları bilmediğimizde,
    işte o zaman cıbır gözlüm,
    işte o zaman ölüm gerçekleşir.
  • cevabı; "kalbi durunca ölür, beyni ölünce entry girer." olan sorudur.
  • ‘bir insan ne zaman ölür?’ sorusuna romalılar, şöyle yanıt vermişler: onu en son anan insan öldüğü zaman
  • kalp durduğunda insanın ölmediğini en cahilimiz de biliyor. çevremiz de bazı kişiler sonradan kalbi tekrar çalıştırılarak halen bizimle birlikte yaşamaya devam ediyor.

    asıl sorun beyin ölümünde başlıyor. çoğu kişi kafaya sıkılan bir keleş mermisi ile beynin öldüğünü zannediyor. ne yazık ki öyle değil.

    abd de psikopat kocası tarafından kafasına/beynine 3 mermi sıkılan, vücudunun çeşitli yerlerinden de 4 defa vurulan ve halen hayatta kalan kadının anlattıklarına bakılacak olursa kadın beynine 3 kurşun yediği halde halının üzerinde kocasının telefonda arabulucu psikolog ile yaptığı her konuşmayı, pazarlığı ve polislerin eve baskın yaparak onu kurtarması sürecinde yaşanan çatışmayı, elektroşok cihazı ile hayata döndürüldükten sonra birebir hatırlamaktadır.

    benzer şekilde buzlu suda boğulan kişiler de öldükten 8 saat sonra tekrar hayata döndüklerinde donmuş göl yüzeyinin altında geçirdikleri saatler boyunca gördükleri balıkları tüm ayrıntılarıyla anlatmatır.

    demek ki beynimiz tıbben ölü kabul edildiğimiz zamanlarda bile işevini yerine getirmekte ve kayıt yapmaya devam etmektedir.

    küçüklüğümde şahit öolduğum kurban kesme olaylarında koçun boğazı kesildikten sonra yaklaşık olarak bir 15 dk beklenmekte ve öldüğününe kanaat getirildildikten sonra arka bacak derisinden delik açılıp buradan üflenerek derisi ve gövdesi arasında hava tabakası oluşturulmakta, böylece kolayca yüzülmesi sağlanmaktaydı.

    hayvanın postu yüzüldükten sonra her defasında dikkat etmişimdir, bir çok kası ve etleri oynamaktaydı. yıllar sonra adli tabip arkadaşıma bu durumu sorduğumda; hayvanın baş kısmı koparıldığı için beyninin gövdesindeki acıyı hissedemeyeceği, ancak gövdenin o anda acı çekmeye devam ettiği, post ayrıldığı için alttaki et ve kas tabakasının korunaksız kalmasından yani acı duymasından dolayı attığı/titrediğini söylemsi beni şaşkınlığa uğratmıştı. demek ki vücuk bütünlüğümüz bozulsa dahi her uzuv acı çekmeye devam ediyor.

    bence yoğun bakımda olup ta beyin ölümü gerçekleşti denilen bir insanın bile beyni ölmemiştir. sadece size istediğiniz şekilde ping atmıyor ve kendi becerebildiği kadar fonksiyonlarını ve kayıt işlemlerini yerine getiriyordur.
  • bize organ bağışı ile ilgili bilgi veren doktorun yanıt verdiği soru.

    kalbin durması ölüm değildir. kalp durduğu zaman beyne kan gitmez ve beyin ölür. beyin ölümü dediğiniz şey gerçek ölümdür demişti.

    kalp durması ölüm değilmiş. duran kalbin tekrar atması sağlanabiliyormuş. gerçek ölüm beyin ölümüymüş.
  • ikisi de olmadan yaşayanlar varken ne gereksiz soru.
  • şu kalbi amma romantik hale getirdiniz ha! kalp o emojilerde gördüğün ters dönmüş pembe kıç değil, bildiğin pompa! kanı pompalamaktan başka işlevi olmayan organ, et parçası.

    beyin her şeydir yavru! üstat ne demiş beyin için?
    - insan vücudunda et olmayan tek yer.
  • ön özet: kalbin durursa yerine yeni bir kalp takabilirler kimse de hala konuşuyor mınakodumun ölüsü demez.

    kalp durduğunda kan dolaşımını yapay olarak sağlanabilir, beyin durduğunda bir daha çalıştırılamaz.

    kalp dediğin hepi sonu bir pompa, beyinin nasıl çalıştığı bile daha tam anlamıyla bilinmiyor.

    ben bilmiyorum mesela. bilgisayarda bir görüntüyü kaydetmenin yolu az çok belli. milyonlarca pixel görüntüyü kaydediyorsun. beyinde bu görüntüleri nasıl kaydediyorsun mesela?

    istediğin görüntüyü mili saniyeler içinde geri çağırıyorsun. ilkokulun ilk günü diyorsun saniyeler içinde parça parça görüntüler canlanıyor zihninde.

    zaten seni sen yapan anıların. beyin nakli diye birşey yok mesela, tam vücud nakli var o da henüz kavram olarak var.
  • insan beyni öldüğü zaman ölür.

    kalbi geri çalıştırabilirsiniz... ölmüş beyni asla.
  • insanın 'ben' dediği her duygu, her düşünce beyinden kaynaklanır. yani o bir buçuk kiloluk, yağlı, ceviz görünümlü organ bir yerde 'ben' dediğiniz şeyin ta kendisidir.

    kalbiniz durduysa kalp masajı diye bilinen işlemin yapılma sebebi kalbi yaşatmak değil, beyninize kan yollayabilmektir. bir şekilde beyine giden kan akımı durursa ölüm için geri sayım başlar. o emektar kalbimizin üstüne o yüzden çökerler kalp masajında. yani marifet beyindedir ve o ölürse ölü sayılır kişi.

    düşük bir ihtimalle kalbimiz atarken bile ölü sayılma ihtimalimiz var üstelik. şöyle ki;

    'triaj' derler bir uygulama vardır. belki acil servis girişlerinde gözünüze çarpmıştır. "seçme", "ayırma" gibisinden bir anlamı var 'triaj'ın. insanların sağlık durumuna göre renk kodları verilir. ciddi bir sorun yoksa yeşil; ciddi ama en azından o an için ölümcül olmayan durumlar için sarı; acil müdahale edilmezse ölüme gidebilecek durumlar ise kırmızı kod alır. bu üç rengin dışında bir de siyah kod vardır ki 'ölü' anlamına gelir.

    triajı anlatma sebebim şu. bu işlem acil servis girişlerinde yapılmaz sadece. diyelim ki şehirlerarası yolda iki otobüs çarpıştı veya düşmüş ama parçalanmamış bir uçak enkazı var. çevrede onlarca, belki yüzlerce yaralı var ve olay yerine ilk gelen kişi sizsiniz. yapmanız gereken ilk iş triajdır. kişilere seslenir, yeşil koda dahil olanları yönlendirir, diğerlerini de sarı, kırmızı veya siyah olarak kodlarsınız. böyle teknik bir dil kullanınca durumun hassasiyeti anlaşılıyor mu emin değilim. yapması çelik gibi sinir ister. çünkü kısa bir zamanda bir insan için 'bunun durumu idare eder', 'buna öncelikle müdahale etmek gerekir' ve en dramatiği 'bu kişiye yapılabilecek bir şey yok' kararı vermek zorunda kalıyorsunuz. senaryomuz şu; bu onlarca veya yüzlerce kişiyi değerlendirirken yetişkin birine geldi sıra. seslenmenize cevap vermedi ve solunum yok. başına uygun pozisyon verip havayolunu açmanıza karşın hala kendiliğinden nefes alıp veremiyor. bu kişi için 'kurtarılamaz' demek zorundasınız. "nabzına bakmayalım mı?" maalesef o kadar zamanınız yok. kalbi bir ihtimal hala atıyor olabilir ama siz diğer kişiye geçmelisiniz.

    kalbimizin kalbini de kırmayalım ama 'biz' dediğimiz şey beynimiz. kalbimiz de dahil olmak üzere her şey onu hayatta tutmak için.
hesabın var mı? giriş yap