şükela:  tümü | bugün
  • evet saçmadır. ama yasa; çalışanın kendi el yazısı ve imzası bulunmayan beyanları kendi beyanı olarak kabul etmediği için özgeçmiş olsa da bunu doldurtuyorlar. ayrıca bir de sistemli olunması, sistematik çalışılabilmesi ve aradığını hemen bulabilmesi açısından kolaylıkları var.

    yine de saçma mı ? saçma.
  • gavurcası ile huğymın refuzıl dipartmınt'ının diğer her işte olduğu gibi bok yemesidir.

    hani, yeni ekonomide kağıdın kağıdından para kazandıran kağıtlar var ya, türev ürün müdür nedir, işte, yeni ekonominin en gereksiz icatlarından biri de bu huğymın refuzıl konsepti. bildiğin türev işkence.

    yeni zelandalı bir usta ile konuşuyoruz, hiç unutamayacağım bir şey söyledi: "bundan yıllar önce, bu işleri üretimin içinden, çalışanlardan biri yapardı. ve en önemlisi bunlar gidip konuşabileceğin insanlar olurlardı."*

    yok yasaymış bilmem ne. şimdi ticari itibarı sarsmak gibi olmasın da, adecco denilen dünya devi şirkette hanım kızımız bana iki tane form uzatıp doldurmamı istedi. serde kalitecilik var ya, baktım her iki kağıda da, birbirinin aynı, tek farkları biri dikine diğeri yatay basılmış kağıda. sonrası yaklaşık olarak şöyle gelişti:

    as: ciddi misiniz?
    hr: nasıl?
    as: iki form verdiniz ama bunlar birbirinin aynı :o
    hr: a, hayır, farklı onlar.
    as: hanımefendi, (yakasındaki etikete bakarak), x hanım, aralarındaki tek fark birinin yatay diğerinin dikey basılmış olması.
    hr: ...
    as: (formları geri uzatıp görmesini sağladım)
    hr: gerçekten mi?
    as: ...
    hr: siz ikisini de doldurun.
    as: xxx

    işte bu kadar da çok zeki, çok donanımlı, işlerine çok düşkün insandır bu huğymın refuzılcılar.

    a, elbette, o ve benzerleri masabaşında cukkalanmaya devam ederken, ben tıpış tıpış o formların ikisini de doldurup allah'ın dağında on iki saat asgari ücret taban maaş ve üzeri mesai olmak üzere çalışırım.

    ilahi adalet mi?

    yaşasın liberalizm soslu kapitalizm!
  • kafalari ilkin basmiyor hep ikinci formu istiyorlar ondan dolayi ortaya cikan zaman kaymasi.
  • görüşme yapılır. iş için telefonda ve internet üzerinden tarih ve saat belirlenerek randevu alınır. vaktinde gidilir. biraz bekleyin denir. bir şey ikram edilir. tuvalete gidilerek son rötuşlar yapılır. devamında görüşmeye gidilir.

    ya da bu olmaz tamamen. vaktinde gidilir kısmına kadar aynı. sonra bekleme odasına alırlar sizi. şunu derler:
    -bekleyin.

    herhangi bir içecek ikramı sorulmaz, yapılmaz. bekleyin denir. orada bekleyen başkaları da olabilir. onlarla sohbete başlanır. ya da sehpanın üzerindeki dergi, -belki de yanınızda getirdiğiniz kitap- okunur. sonra içeri biri girer. özür bile dilemeden o kadar süre açıklamasız beklettikten sonra ironik şekilde şunu der:
    -buyrun.

    -varsa- orada bekleyen bir diğer kişiyle sohbeti kesmezsiniz ya da kitabınızı okumaya -ve yine varsa- yanınızda getirdiğiniz içeceği içmeye devam edersiniz ve dönüp şunu dersiniz:

    -beklesinler.

    ben buna insan kaynaklarcı bekletmesi diyorum, çok eğlenceli oluyor.