şükela:  tümü | bugün
  • birkaç yıl öncesinde kültür bakanlığı gazetelere kütüphanelerde yapıtları bulunan yazarları tanıtmaya yönelik ilanlar vermişti... amaç, halkı okumak konusunda uyarmak, okur sayısını yükseltmekti... verilen ilanlarda "insan okur" diyordu... insan okursa, okumayan da insan değildir gibi bir anlama da yol veriyordu bu yargı...

    (bkz: insan okur hayvan bakar)...
  • sourlemonade açıklamalarında geçen bir serzeniş...

    "bu programı kullanarak ek$i sözlükteki sourlemonade başlığını okuyup tamamen anladığınızı, sourlemonade başlığında zaten açıklaması bulunmakta olan bir soruyu bana, ek$i sözlük moderatörleri ve adminlerine, veya başka kimselere sorarsanız salak olduğunuzu kabul etmiş olduğunuzu kabul etmiş bulunuyorsunuz. insan bir okur..."
  • insanın pek çok tanımı var.
    bunlardan 'okuyan varlıktır insan' en sevdiğimdir.

    evet, insan okur.

    insan olmaklığımızın en karakteristik vasfı düşünmek, bir sonraki merhalede ise, bunun da ötesine geçerek, düşünmeye dair düşünmektir. malûm, homo sapiens kavramı düşünen canlıyı, homo sapiens sapiens ise düşünmenin kendisine ve kendisinin kendisinine / kendiliğine dair düşünme melekesine sahip olan modern insanı / bizi tarif ve tasvir eder.

    bu yüzden okuruz işte.

    bu argümantasyonu, bu fikirler silsilesini kanıtladığını düşündüğüm yukarıdaki fotoğraf, insanın kitap okuma ve öğrenme aşkının ve azminin en somut nişanelerinden birisi, belki de birincisidir.

    bahse konu fotoğrafla ölümsüzleştirilen manzara; nazi hava kuvvetlerinin çok yoğun bombardımanı altında yıkılan londra'da, büyük ölçüde hasar gören hollanda evi kütüphanesi'nin enkazında okuyacak kitap arayan kitapseverlerin tutkulu yaklaşımıdır.

    okunulan satırları önceleyen görselin, insan ve düşünme yetisi arasındaki irtibat, iltisak ve içiçeliğe referans veren mezkûr argümanın altını dolduran bir hakikat, bir işaret, bir delil olmaklığı yüzündendir ki...

    ...insan okur!

    çalışırken, dinlenirken, üzgünken, neşeliyken okumaklığımız bundandır.

    insan okur, daima okur, hep okur, her durumda okur; bizi diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğimiz olması bakımından okuruz.

    insan okur....

    değerli kitapseverler;

    hem 'insan okur' iddiasının / tespitinin somut / yaşayan bir örneği ve hem de yukarıdaki anlamlı fotoğrafın imâ, iddia ve nispet ettiği hakikat dünyasının parçası olmaya ne dersiniz?

    öyleyse, gelin her pazar olduğu gibi bu pazar da beyoğlu, tophane'deki kitap müzayedesi ve kültür performansında birlikte olalım; sanatın, kültürün, felsefenin, bilimin bize sağladığı imkânlarla ve sohbetin o iyileştirici, birleştirici ve şefkatli tesiri ile haftalık üzüntülerimizden, stresimizden birkaç saatliğine de olsa kurtulmaya çalışalım.

    bekleniyorsunuz değerli kitap dostu...

    evet, insan okur....

    pazar günleri 14.00 - 20.30 (bazı günlerde 21.00'i geçtiğimiz de oluyor) saatleri arasında beyoğlu, tophane, boğazkesen caddesi, no: 43/ 6, tayfun pasajı'nda
    gerçekleştirdiğimiz geleneksel pazar kitap müzayedesi ve kültür performansımızın yapıldığı mekânın adresi

    'etkinlik hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek istiyorum' diyorsanız
    gidilecek kaynak
  • beklenen istanbul karı geldi; ya da, istanbul beklediği karla kucaklaştı.

    yukarıdaki cümle, bir edebi retoriğin parçası imiş gibi dursa da; esasen literatür bağlamında imâ, iddia ve işaret ettiği anlam dairesinin ötesindeki sorunlara gönderme yapmakta. zirâ, son birkaç on yıl boyunca istanbul'un karla buluşması, esasen 'istanbul'un karla imtihanı' şeklinde tecelli etmiştir ne yazık ki.

    bu ise bizzatihi problem demektir. istanbulluların (istanbulinin) kolaylıkla teslim edecekleri üzere, durum, an itibarıyla ve özetle, şudur:

    geldi 'kar mareşal' ve gene bozuldu biz istanbulinin (istanbulluların) kimyası, hayat pratikleri ve de konforu.

    özetle ve ezcümle hava soğuk, kar ise, şiddetini azaltsa da, yağmaya devam ediyor.

    bu arada, her pazar tophane'de gerçekleştirdiğimiz kitap müzayedesi, kitabiyat sohbeti ve kültür performansının mottosu, özeti, temel savı neydi, bir hatırlayalım isterseniz:

    'insan okur! çünkü insan okuyan bir varlıktır; okuya(bile)n yegâne antiteyiz biz.

    imdi, bu koşullarda, bu ahval ve şeraitte, bu halde, ya da 'o halde', 8 ocak pazar gününü değerlendirmek noktasında biz kitapseverlerin önünde oldukça kuvvetli bir seçenek, hatta, kallavi bir imkân durmakta:

    8 ocak pazar günü 14.00 - 20.30 saatleri arasında yapılacak olan geleneksel kitap müzayedesi ve kültür muhabbetinin parçası olmak.

    evet, istanbul soğuk ama;
    müzayede salonumuz sıcak, sıcacık, hatta sımsıcacık;
    dostluklar sağlam, sahici ve kalıcı;
    kitaplar çok sıra dışı ve gerçekten de heyecan verici;
    çay, kahve, tatlı ve tuzlu ikramlarda dur durak ve hudut ve limit yok;
    muhabbet gani, sohbet ise kallavi!

    ey kitap dostu, ey 'okumadan, araştırmadan, paylaşmadan, kütüphane kurmadan, hele de sohbetsiz yapamam!' diyen değerli bibliyofil;

    bu pazar da tophane'deki mezkûr faaliyete; onu birlikte gerçekleştirmek, el birliğiyle kotarmak ve beraberce eylemek üzere bekleniyorsunuz efendim, görüş(ebil)mek ümidiyle efendim.