şükela:  tümü | bugün
  • bu konu için "insan ömrü" ismiyle kullandığımız ölçümleme şeklinde kullandığımız yöntemi irdelemek gerekir. öyle ki "ömür" dediğimiz şey belirli bir zaman dilimini işaret ediyor. bu zamanı ölçmek içinde kullandığımız ve insan yapımı olan saat ve takvim yöntemini kullanıyoruz. bu saat&takvim sistemi ise dünyanın kendi çevresinde ve dünyanın güneş çevresinde dönüş hızına entegre edilmiş durumda. yani bilginin ve senkronizasyonun kaynağı doğadan geliyor. neyse..

    biz şimdi bir rüya görüyoruz ve bu işleri araştıranlar diyor ki; rüyamızda saatler süren maceralara yelken açıyor olsak bile gerçek dediğimiz dünyada aslında sadece bir kaç saniye geçmiş oluyor. yani aslında yaşamı tercübe* ettiğimiz her an ömre biçtiğimiz zamana dahil edilmiyor. sadece bilinçli olduğumuz zamanlarda kullandığımız takvim ömür hesabında ölçüttür. buradan şunu anlamak gerekir; bizim uzatmak istediğimiz ömür, bilinçli olduğumuz zamanı uzatmak. yoksa koma halinde ölümsüz olmak kimsenin isteyeceği bir şey değildir. ölmek daha iyidir hatta. bizim ömrümüz uzayacaksa bu, bilinçli halimizin güven içinde var olmasını sağlayacak koşullar uygunsa uzasın zaten.(tam olarak doğadan kopma isteği)

    rüya nedir sorusuna bir alternatif cevap; zihnin günlük yaşamı koordine edebilmesi için gereken enerjinin bir kısmı bir kenarda stokta bekletilmektedir. çünkü adrenalin salgılanmasını gerektirecek bir durumda ve zihnin daha hızlı çalışması gereken durumlarda aniden kaynaksız kalmamak için yaşamın bize böyle bir kod yüklediğine inanıyorum. belki de rüya bu enerjinin uyku halinde bir şekilde deşarj olmasından kaynaklanıyordur. eğer bu böyleyse olay şunu gösterir; beynimiz zamanı normalinden çok daha hızlı işleyebildiğini, bu yeteneğe sahip olduğunu gösterir.

    o halde neden gelecekte bir gün şu olmasın; nöroloji çok ilerlemiş ve bilinçli benliğimizi, zamanı çok daha hızlı işleyebilen rüya boyutuna taşımış. bedensel dünyamızdaki 10sn, yeni öz benlik mekanında bir güne denk gelir. böylece ömrümüzü baya uzatmış oluruz.

    evet çok saçma oldu

    * tercübe: tecrübe

    uzun yıllar almanya'da yaşayıp almanca kelimeler ezberlemek zorunda kalmış bir tanıdığım vardı. yazları türkiye'ye geliyordu. bu abinin konuşma mekanizması zaten problemliydi. çok az kelime biliyordu. bu azıcık kelimelerden daha fazlası ise cahillikten ya da tembellikten değil gerçekten kafasında girecek yer olmadığı için öğrenilemiyordu bu abi tarafından. ve ne diyorum; bu adam almanca kelimeler öğrenmek zorunda kalmıştı. beyin iyice gitmiş tabii adamda ama bu abi aynı zamanda kadınsı bi naifliğe sahipti. amane yazık ki bu kadınsılığı bi mahalle karısından almış gibiydi. ve yine ne yazık ki konuşmayı çok seviyordu. psikolojim bozuldu demek isterdi ama "pikoloğum bozuldu" derdi. bunun gibi bi sürü şey söylerdi ve bunlardan biri ise "tercübe" idi ve özellikle bu kelimeyi bana sevdirdi de. bbu yüzden bu kelimeyi öğrendim.