şükela:  tümü | bugün
  • insanları diğer varlıklardan ayıran en belirgin özellik; düşünmek, aklı kullanıp sebep sonuç ilişkisini kurabilmek ve olayları ilişkilendirip bunları sürecin içince görebilmektir.

    algı&düşünce ve mantık&duygu &uygulama

    yani insan önce algılıyor*, bunun hakkında düşünüyor*, mantıklı açıklama getiriyor*duygusal bağ kuruyor. * ve uyguluyor *

    ama aslında böyle değil.

    sıralama şöyle;
    algı-duygu-uygulama-düşünce ve mantık

    önce memeyi algılıyoruz, onunla duygusal bağ kurup, hemen sahip olmak istiyoruz. sonra ona ulaşıp, bunu neden yaptığımıza dair mantıklı açıklamalar buluyoruz.
    -minareyi çaldık bari kılıf dikeyim. mantık tam burada işleme başlıyor.

    alışveriş kültüründe bunu çok uygularız mesela.
    hiç ihtiyaç yokken ayakkabı almışsınızdır ve aldıktan sonra düşününce mantıklı açıklamalar bulmaya çalışıp kendinizi moralize edersiniz.

    okunmamış kitaplar varken, bir sürü kitap alıp, 3 ay sonrası için "ya indirim olmazsa" diye mantık silsilesi kurarsınız.

    birisini seversiniz ve onun hakkında hiç olumsuz düşünce bulamazsınız.

    rasyonel görünsek dahi güdülü hayvanlarız.
  • atalarımız zamnında lahanayı yerken kıtır kıtır sapına gelince me atasözüyle bu duruma işaret etmiştir.

    evet, insan rasyonel değildir. daima her bir haltı kendine yontma, çıkarına göre rasyonalize etme eğilimindedir.

    örneğin spor ve siyaset başlıkları ve çekişmeleri sıradan insanın bu durumunu gözlemleyebilmek için en uygun yerlerdir sözlüğümüzde. tartışmalar yoğurdun beyaz mı, yoksa siyah mı olduğu ekseni dolaylarında dolanır durur. retorikle, lafazanlıkla üste çıkmak marifet sayılır. gerçeklik kimsenin de umrunda değildir. hatta bu cehaletten yıllar süren düşmanlıklar, husumetler, cinayetler bile çıkabilir. son derece de rasyonalize eder insanlar bunları, onlar da bize şöyle şöyle yapmışlardı diye vızıldar, her cenahtan cahil cühela.

    homo sapiens sapiens esasında içi hayli boş bir kümedir. homo credulous'tur doğrusu. yani kanmaya hazır insansı.

    "insanoğlu şişirilmiş bir balondur" demeyen atalarımız halt etmiştir. aristo'dan, st augustine'e, kant'tan spinoza'ya, insan ve gerçeklik konularına kafa yoran herkes de aynı tuzağa düşmüş ve kendi hayallerini bize hakikat diye soslayıp, süslemiş sunmuştur. heidegger ucundan konuyu açıklayacak olmuş, ama laf kalabalığına getirmiştir. sonrasındaki derrida, lacan, bhl gibi tanınmış düşünürler ise, ekmek paralarından olmamak için bu konuda pek ses etmemeyi tercih ederek populist yaklaşımlar sergilemişlerdir.

    bu hakikati ilk defa sözlükte dile getiren bizler ise tehlike altındayız. ya bu başlık görmezden gelinerek sessiz bir linç gerçekleşecek ya da başımıza daha kötü olaylar gelecek. durum ciddi arkadaşlar. buradaki bilgiler, bir siyasetçiyi ya da esnafı filan ifşa etmenin, ticari itibar hedesinin, rezalet başlıklarının baya bir ötesine geçiyor. tarih boyunca sayısı yüz milyar civarında olan bütün bir türü ifşa ediyoruz. elbet bunun bir bedeli olacaktır.
  • peki bu bilgi gerçek hayatta ne işimize yarayacak ? sorusuyla sık sık karşılaşan bir canlı için tartışmalı bir önerme.
  • insan makul derecede rasyonel bir varlıktır.
    bu dereceyi de medeniyet belirler.
  • insanın rasyonel bir varlık olması " çıkarına uygun olduğunu düşündüğü davranışı seçmek isteyen bir varlıktır" anlamındadır. bu manada insan tabii ki rasyonel bir varlıktır. fakat, her insanın aklı kendisine en fazla çıkar sağlayacak davranışın hangisi olduğunu her zaman anlamaya yetmez. bir çok insan da bilgi ve tecrübe eksikliğinden dolayı çıkarına uygun davranışı seçemez. eğer insan tamamen aklını yitirip delirmemiş ise dışarıdan en aptalca görünen davranışlarında bile kendince bir çıkar hesabı vardır. o an için o davranışın kendisine çıkar sağladığını (maddi ve manevi birçok değişik türde çıkarlar söz konusu olabilir) düşünmektedir. bu hesap kişinin aklına, zekasına, bilgisine, tecrübesine, hayat görüşüne göre yanlış bir yönelim de olabilir. bu o insanın rasyonel olmadığı anlamına gelmez. bence böyledir. evet.
  • öğretilmis çaresizlik; is, para, evlilik, çocuk, geçim gibi birsürü kombinasyon sarmalinda dolanan varlık, asla rasyonel bir düşünce içinde olamaz.

    kendi fikir ve geliştirmelerine göre yaşam tarzından ziyade, aptalca uygulanan toplum normlarını benimser ve bütün yaşamını bu normlara göre rasyonellestirir.

    amaç sadece toplumda kalabilmektir.

    rasyonel bir varlık olsaydı, yaptığı mesleğin, giydiği elbisenin, bindiği bisikletin hesabını değil, bunların getirdigi konfor ve yaşam tarzının katkısını benimserdi.

    insan, abartilmis balon bir varlıktir.

    edit: @vefasızalem uyardı; irrasyonel yerine rasyonel yazıldı.
  • madem rasyonel bir varlık değiliz o zaman buraya karar verme süreçlerimizin nelerden etkilendiği konusunda çok güzel bir kitap adı bırakalım.

    sway: the irresistible pull of irrational behavior

    yazarları: rom brafman ve ori brafman
  • (bkz: insane)