şükela:  tümü | bugün
  • samimiyetsizliğin, yavşaklığın ve yalamanın rekorlar kırması ile eş zamanlı.
  • ben uzun zamandır sevmiyorum. yeni moda oldu
  • toplumun neredeyse her kesiminde baş gösteren çürümenin bize getirdiği nur topu gibi trend.

    elbette ki "bankta sevgiliyle simit yemek, soğan ekmek yemek, yalnızlık" gibi önüne gelen her konu üzerine edebiyat yapmaya çalışan yılışık insanların ağzına sakız olmuştur. ancak gerçekçi bir yaklaşımla da bakmak gerekiyor.

    "insanları sevmiyoruz" sözü çok fazla irade barındırıyor. lakin mevcut durumda insanların arasındaki bağların kopmasında irade dışı faktörler etkili. doğrusu "insanları sevemiyoruz, insan sevemiyorum" olmalıydı.

    bir insanı sevebilmek için gerek şart nedir? iletişim kurmak. iletişim kuracaksınız ki sevebilesiniz. öyle bir dönemdeyiz ki bir insanla anlaşabilmek çok zor. herkes kendi sosyal medya dünyasını kurmuş durumda.

    herkes kendi dünyasında kendisini bir şeye entegre etmiş. kimi futbolla kimi siyasetle kimi makyajla kimi ünlülerin hayatıyla yapışık ikiz gibi yaşıyor. ortamlarda okuyup öğrendiğiniz bir konu hakkında konuşmak isteyen kişi sayısı yok gibi. anlatırsanız da sırf dinlemiş olmak için dinliyorlar.

    teknolojinin getirdiği tüketim kültürüyle her şeyi yiyip bitiriyoruz ama temelini oluşturamıyoruz. herkes siyaset uzmanıyken bir o kadarı da futbol yorumcusu. herkes kendini telefonlardan çekip bir süre okumaya verse, toplum iyi bir dinlenecek. egolar azalacak biraz. kafasını biraz daha kaldırsa arşa değecek ama içi bomboş insanların gözleri insanlara bakabilecek.

    haklı yanının dışında, bir de işin bahane kısmı var. etrafımızda olması gerektiği gibi anlaşabildiğimiz insan sayısı bu kadar az olunca ve instagram gibi mecralarda insanlar grup grup eğlencelerini paylaşınca, kişinin bir bahane üretmesi gerekiyor. "insanları sevemiyorum/sevmiyorum" gayet güzel bir kaçış cümlesi.
  • yaşanan dönemin getirdiği moda..

    kim sevecek diye sorulmuş..

    insan sevmeyen kediye köpeğe yanaşıyor.. bizler sevdiğimiz hayvanlar tarafından seviliyoruz sadece.. hayvan bi lokma mama için sevinç debelenmesi yapıyor her sabah..
  • bu davranışı samimiiyetsiz bulan alsın palu ailesi‘ni götüne soksun.
  • günümüz insanı sevilmeye layık değil.
    ben de öyle, sen de öyle.

    istisnalar kaideleri bozmaz. birkaç sevilecek insan var diye bu leş düşünceli canlıları sevecek değiliz.

    he saygımız sonsuz o ayrı bir durum.
  • agir moral ve etik gerektiren bir konuyu fazlasiyla """ sığ """ bir ifadeyle ortaya getiren baslik. ustelik bu konu muazzam derinlikte felsefik arguman ve ilgili detaylari ortaya getirir. bu denli basit bir kaliba indirgenmesini dogru bulmuyorum.

    baslik = kerameti kendinden menkul !....
  • (bkz: ankara metrosunda ayaklari kopan kopek rezaleti)böyle insanlar gün geçtikçe çoğalırken nasıl sevilebilir ?
  • mutsuzluğun temel sebebi.

    akrabaları sevmiyorum çünkü geri kafalılar.
    annemi seviyorum ama çok sık görüşemiyorum her şeye karışıyor.
    babamı sevmiyorum tam bir bağnaz.
    arkadaşlarımı sevmiyorum hepsi gösteriş budalası.
    komşularımı sevmiyorum hepsi avam.
    iş arkadaşlarımı sevmiyorum hepsi dedikoducu.
    okul arkadaşlarımı sevmiyorum hepsi yalaka.
    kardeşimi sevmiyorum tam bir hayırsız.
    toplumu sevmiyorum hepsi akpli.
    ülkemi sevmiyorum hepsi şark kurnazı.

    ...

    hah! harika bir adam/kadın buldum!
    artık herkes yerine bunu seviyorum<3
    "o benim her şeyim.." (başka hiçbir şeyin yok çünkü)
    "sen benim her şeyimsin!" (kimsem yok, herkesim ol tamam mı?)
    ah çok mutluyum..

    ...

    niye ayrıldık ki şimdi biz?
    sadece mutlu olmayı istemiştim..
    çok şey mi istedim?

    ...

    erkekleri/kadınları sevmiyorum çünkü hepsi yalancı..
    kimseyi sevmiyorum çünkü herkes riyakar..
    insanları sevmiyorum çünkü insanoğlu nankör..

    ...........

    bir adam doktora gider.
    "doktor bey her yerim acıyor" der.
    eliyle orasına bastırır, burasına bastırır, şurasına dokunur, hepsinde yüzü buruşur ve acıyor der.
    doktor gülümseyerek teşhisi koyar: "parmağınızı kırmışsınız"

    sürekli başkalarından ve bir şeylerden şikayet eden insanın hali de tıpkı böyledir.

    ben insan sevmiyorum diyen insan;
    sorun sende, kimsede değil. sadece mutsuz ve sevgisizsin. her şey seninle başlar, seninle biter. bunu fark etmeye başladığın an mutluluğu ucundan yakalamış olursun. kırık parmağını iyileştirmeyi başardığında iyileşmeye başlar her şey.

    sandığından büyük amaçlara hizmet eden popüler söylemlerin gözlerine taktığı eleştirel gözlükten kurtulup bunu idrak edebildiğinde, insanlardan değil kavramlardan nefret etmeyi şiar edindiğinde, her şeyde ve herkeste iyi bir yan olduğunu görebildiğinde, en ön sıradaki yaramaz çocuğa bağırmak yerine en arka sıradaki sessiz çalışkanı övmeyi öğrendiğinde, hepsinden önemlisi kendi kusurlarını başkalarınınkilerden önce görmeye başladığında, umarım her şey için geç olmamış olur. zira sevgisizlik kötülüğü çoğaltır, sevgi ise iyiliği. insansevmezliğe popüler isimler takıp güzellemeler getirdikçe yayılmasını sağladığın kötülük seni geçimsiz, dünyanı yaşanmaz bir yer yapmaktan öteye gitmeyecek.
  • ben senelerdir söylemeye utanıyordum. moda olduysa ve artık rahatça söyleyebiliyorsak söyleyeyim ben de insanları hiç sevmiyorum.. kiminle 2 dk konuşsam bu nasıl kafa yapısı lan diye sinir oluyorum. anlaşamıyorum artık kendimi anlatmak da istemiyorum. ben dahil herkesin kendi doğruları var herkesin düşündüğü yaşadığı “en doğrusu, en iyisi” bireysellik bireysellik dedik senelerce. artık hepimiz bireyselliğimize olabildiğince düşkünüz.. normal yani. ayrıca neden sevelim insanları.. markette bile önüme geçmeye çalışanları mı seveyim. türlü bencillik, türlü pislik peşindeki insanları mı seveyim. o kadar iyiliğime karşılık hala benimle uğraşan, yarışan en yakın arkadaşımı mı seveyim. sevmiyorum seçemiyorum.. herkes kendi için yaşıyor bu dünyada.