*

şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: cigdem kagıtcıbası)
    kucuk gruplar sosyolojisi uzerıne yazılmıs kıtap.
  • yıllar önce ilk okuduğumda "keşke bunları çok önceleri, ortaokul lisede okusaydım" dediğim ve hala ciddi ciddi müfredata girmesi gerektiğini düşündüğüm kitaptır.
    anlatımı çok güzel olduğu için gönül isterdi ki bu kitabın birkaç level'ı olsaydı, seçilmiş kuramlar seçilmiş örneklere göre ayrıntılı ve derinlemesine anlatılsaydı, hatta gelişmiş "sosyal psikoloji dersleri" ansiklopedisi ve örnek çalışmalar gibi bir versiyonu olsaydı ne güzel olurdu*.
  • aramızdan bugün ayrılan çiğdem kağıtçıbaşı hocanın sosyal psikoloji alanında yazılmış belki de en iyi kitabı.
  • jean bruller vercors, 1902’de fransa’da dünyaya gelir. fransa, önce birinci dünya savaşına sonra ikinci dünya savaşına girer. çok büyük kayıplar vermesi belki de jean’ı yaratır. hepimizin bildiği gibi fransa, birçok çok edebi akımı yaratan ve avrupa’yı etkileyen, etkisi altına alan bir ülkedir. bizim edebiyatımıza da tanzimat döneminden başlayarak önemli ölçüde etkisi altına almıştır. bu ülkede jean bruller gibi birisinin çıkmasının alt yapısı fazlasıyla vardır ve hazırdı.
    kendisi yazar, karikatürist, illüstratör, oyun yazarıdır. sanatçı duyarlılığı en üst seviyede. en ünlü eseri ‘’le silence de la mer’’ gizlice yayınlar. eserleri genellikle yaşam, ölüm, öfke, savaş, fantazya ve bilimkurgu ile ilgilidir.
    insan, açık belli bir kavram gibi görünür, oysa kavramların en ikincilisi, en çelişkeni ve karşıt yorumlara en elverişli olanıdır. evet, insan ve insanlar kararsızdım, kitap insan tanımının aslında insanın bilinmeyenini değil de insanların bilinenlerini karşılaştırmaktadır. bunu da yazar, gayet açık, net ve yalın bir şekilde soframıza sürmektedir. insan, evet insan dediğimizde kafamızda canlanan tanım ne oluyor? cevap olarak; insan, ‘’düşünen bir varlıktır’’ diyebilirsiniz. acaba asıl anlam bu mu? insan, ne denli insan ya da ne denli insanca olma çabasında?
    yazar, ‘’hangimiz insan adını hak etmek için çabalarız’’ bu soruyu sorarken kendimize, kendimize karşı bazen kararsız kalırız belki d kabullenmeyiz bazı durumlarda. evet, biz insanız deyip bir köşede oturanlar bir kez daha sorgulayın insan kavramını.
    insana verilen birçok özellik var: zekâ, düşünmek, konuşmak, yapabilmek gibi. peki, bunlar ne denli kullanılıyor, ne kadar farkındayız? farkındalık. doğa ve insana, insanın doğa içinde nasıl şekil aldığını açıklamış.
    bu eser onun doğal bir çocuğudur(yazarın genel yapısına baktığımızda). insan ve insanlar, vercors'un insanlığa ve uygarlığa dair birtakım fikirler paylaşıyor, 63 sayfalık bir eser. dört bölümden oluşuyor. insanın baş kaldırması, insan ve insanlar, iyi niyetli insanlar, ahlak ve eylem.
    insanın baş kaldırması: öncelikle insan kavramını tanımlıyor ve ardından insanla hayvan arasındaki temel farkı veriyor. soyutlama gücüne sahip olmak. güdülere göre yaşamayı bırakıp bu açıdan doğadan bağımsız olmak, semiyolojinin doğuşu ve nesneleri isimlendirmek, insanı insan yapan detaylar. anlamlandırma çabası da bu detaylarla birlikte geldi. insan yaşadığı ortamı anlamlandırmaya çalıştı, başarılı olduğu ölçüde bağımsızlığına kavuştu. vercors, bunu baş kaldırma olarak görüyor ve "sürgün sürgününe karşı koydu." (syf. 17)
    insan ve insanlar: adalet, hak, eşitlik, hukuk vb. gibi kavramların fosilleştikleri zaman insanoğlunun ayvayı yemesi konulu bir metin.
    iyi niyetli insanlar: kötü insanlar, insanlığını sorgulamayan kötü insanlar iyi insanlara zarar verdiklerinde iyi insanların da kötüler kadar kargaşa çıkaracaklarını anlatıyor. insanlığın cehennemine belki de böyle gidiliyor.
    ahlak ve eylem: insanın insanla, aileyle, toplumla ve dinle yönetim şekliyle ilgili bağlarını irdeliyor.
    eser hakkında son deyişlere geçerken şunları da eklemekte fayda görüyorum. insanın neleri yaparak daha insanca, daha erdemli, daha iyi yaşayabileceğini 63 sayfayla anlatıyor. hem kısa hem güzel eser. vakit kaybına asla yer vermeyecektir.keyifli okumalar.
    (bkz: jean bruller vercors/insan ve insanlar)
  • önceki entrylerde belirtildiği üzere kesinlikle her lisans, hatta belki de lise müfredatına girmesi gereken kitaptır. örgütsel davranış dersi için okumaya başladıktan sonra etrafına devamlı hiddetlenen bendenizi inanılmaz sakinleştirmiştir. insanların neden, nasıl davrandığı, ucu bucağı olmayan sınırları, o sınırları istediği gibi eğip bükebilmesi derken her meslekten insanın bunları bilmesi lazım, insanla uğraşıyoruz sonuçta diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım. sosyoloji ve psikoloji bir yana, sosyal psikoloji bir yana imiş meğerse. ayrıca derin saygıyla (bkz: çiğdem kağıtçıbaşı).
  • prof. dr. çiğdem kağıtçıbaşı'nın sosyal psikolojiye giriş kitabı.
    güzel ve akıcı bir anlatımı var. bahsi geçen deneyler anlaşılır şekilde açıklanmış. yalnız ders kitabı olarak değil, benim gibi kendi isteğinizle de okuyabileceğiniz bir kitap.
    yeni baskılarında adı günümüzde insan ve insanlar.

    kitabın bölümleri:
    1: sosyal psikoloji nedir?
    2: sosyal psikoloji araştırmalarında yöntem ve örnekler
    3: sosyal etki ve uyma
    4: tutumlar
    5: tutum değişimine kuramsal yaklaşımlar
    6: iletişim, propaganda: tutum değiştirme süreci
    7: sosyal biliş (sosyal algı)
    8: grup yapısı ve dinamiği
    9: sosyalleşme ve sosyal gelişim
    10: kültür ve benlik