şükela:  tümü | bugün
188 entry daha
  • başlık altında arattım ama bulamadım.
    yansıyan ağrı diye bir kavram var. kalp krizine doğru giden bir süreçtesiniz diyelim. kalbinizin damarları tıkanmaya başladı. kalbinizin ağrıması gerek di mi? ı - ıh. kalbiniz değil kolunuz ağrıyor. sırtınız ağrıyor.
    mekanizması ayrı konu ama sırf bu yüzden pek çok insan 'yeaa, kolum uyuşuyor, ağrıyor önemsiz bişi.' diyip tedavi olmadığı için koroner damarlar yüzde yüz tıkanıncaya kadar farkına bile varmıyor olayın.
    sonra tak.
    bu arada türkiye'deki ölümlerin % 40'ı dolaşım yolu hastalıkları nedeniyle gerçekleşiyor. yani büyük oranda kalp krizindenden ölüyouz. o derece.
  • sırtın en çok kaşınan bölgelerini kaşıyabilecek bir mekanizma olmaması.
  • kesinlikle dişlerdir. her yaşta yenisi çıkmalı bence ve hiç çıkmaması gereken o yirmi yaş dişleri de hiç çıkmamalı.
    (bkz: amin)
  • çoğu insanın zannettiğinin aksine bunlardan biri yaşlanıp ölmek değildir. yaşlanıp ölmemizin sebebi vücudumuzun kusurlu olması değil evrenin kanunlarından biridir.

    (bkz: termodinamik yasaları)
    (bkz: termodinamiğin ikinci yasası)

    bu konu özelinde bizi ilgilendiren kısım termodinamiğin ikinci yasasıdır. enerjinin ve kütlenin olduğu her yerde entropi (düzensizlik) artışı mevcuttur. kapalı sistemlerde entropi artışı engellenemez. ancak vücudumuz gibi açık sistemlerde dışarıdan enerji veya kütle alınarak entropi artışı yani düzensizlik artışı bir süre kontrol edilebilir ta ki entropinin engellenemeyecek düzeye gelişine yani ölüme kadar.

    yemek yediğimizde yaptığımız tam olarak budur işte. düzenli haldeki besin kaynağını parçalıyor, onu düzensiz hale getiriyoruz. hücresel düzeyde enerji elde etmek için besinin içerisinde bulunan kimyasal bağlardaki enerjiyi vücudumuza alıyor ve geçici bir süre de olsa entropi artışını engelliyoruz. besinlerin kimyasal bağlarında bulunan enerjiyi hücre, doku, organ onarımı gibi işlerde kullanıyoruz.

    lakin insan vücudunun kendini yenileme yeteneği sonsuz değildir. bir gün toplam entropi artışı öyle bir kerteye varıyor ki hücre, doku ve organların kendini yenileme hızı entropi artışına yetişemiyor, ölüyor ve tamamen düzensiz bir hale geçiyoruz. yani dışarıdan sürekli enerji ve kütle akışı elde ederek açık bir sistem olan vücudumuzu sonsuza kadar düzenli halde muhafaza edemiyoruz.

    bonus:
    (bkz: insan vücudunun hiç de mükemmel olmaması/@kadroluamele)

    edit:imla.
  • amına kodumun sivilceleri ve istenmeyen yerde çıkan istenmeyen tüyler.

    yüzün ortasında çıkan sivilce evrimin bize "al şimdi biraz da sen uğraş amk çocuğu" deyişinin resmidir.
  • benım vucudumda bulunmayan kusurlardır
1 entry daha