şükela:  tümü | bugün
  • ekşi duyuru'da arkadaşın teki açmış konuyu, demiş ki:
    bütün bu fantastik kahramanlar furyasını saçma bulan bir ben miyim?

    özetle, süperkahramanlarla dolu fantastik hikayelere ve bunların işlendiği çizgi romanlardan uyarlanmış sinema filmlerine gıcık olduğunu belirtmiş arkadaş. buraya kadar herşey normal. yalnız şu yorumu görünce: "20. yüzyıl ortasındaki internetsiz, mobilsiz garip dönemin tuhaf teknolojik fantezilerinden bugüne miras kalmış, amerikan çizgi roman kültürünü yeniden üreten ve dünyaya pazarlayıp tekrar tekrar para kazandıran saçma şeyler ya"

    dedim orda dur..

    bu kadar basit mi yani?

    duyuruya cevap olarak da yazdığım gibi, fantastik hikayelere, süper kahramanlara olan ilginin insanlık tarihinde çok yeni birşey olduğunu sanıyorsak feci bi yanılgı içindeyiz demektir.

    çünkü modern dönemden önce mitolojik anlatılar vardı, binlerce yıl boyunca.. modernizmle birlikte bilimsel yaklaşımın da baskınlık kazanmasıyla bu mitolojiler gerçeklik anlamında geçerliliklerini yitirdiler sadece. birer masal, çocuk hikayesi vb. statüsüne indirgendiler. ama bu durum insanlardaki doğaüstü ya da insanüstü diyebileceğimiz güçlere olan ilgiyi, en azından bu konularda hayal kurma dürtüsünü yok edemedi. yani bir anlamda bilimin zihinlere hakim olmasıyla bilinçaltına itilmiş olan şey, bu tür fantastik hikayelerle tekrar yüzeye çıkmış oldu bir şekilde.

    düşünüldüğü zaman çok ciddi aslında. evrimsel açıdan nasıl bir açıklaması olduğunu merak ettiğim bir konu.
  • insanoğlu varoluşundan beri "benim bu dünyada amacım ne?", "beni kim yarattı?" gibi sorulardan kaynaklı metafizik öğelerle iç içe olmuştur. tüm dinlerin temelinde fantastik hikayeler vardır. eyyub'den, isa'ya ondan musa'ya adem'e kadar gider bu fantastik hikayeler.

    yalnız burada husus şu ki, binlerce toplumun üzerinden geçip gittiği bu dünya'da kimi zaman inisiyasyon kimi zaman da halka açık şekilde öğretilen bu fantastik hikayelerin hepsinin "sembolik" anlamları vardır insanı mutluluğa götürmeye, doğru ahlak'ı onlara öğretmeye çalışan. (nuh'un gemisi, musa'nın israil'i terk edişi vs...)keza bu fantastik hikayeler ve semboller kullanılmasaydı hiç bir din bu kadar geniş kitlelere yayılamazdı.

    yani insanlar açıklayamadıkları olayları bugüne kadar fantastik ögelerle süsleyip semboller kullanarak anlamaya çalıştılar.

    ha şu, superman, spiderman mevzusuna gelecek olursak, 21. yüzyıl şarlatanlığından başka bir şey değil. kötü oyuncular, zayıf diyaloglar, hep aynı senaryolar ve muhteşem efektler. sinemayla ilgisi olmayan normal insanlara da bu yeter zaten. sinema 50'li yıllardaki gibi entelektüel bir kitlenin elinde değil artık, insanlar sinemaya kafayı dağıtmak için gidiyor kimse 50'lilerde olduğu gibi aşk, din veya politika içeren filmleri izlemek istemiyor. ortalama insanlar bundan hoşlanmaz. onlar sadece eline kola ve popcorn alıp günlük hayatın getirdiğini stresten kaçmak ister.

    haliyle böyle olunca onlar yeni bir dünya sunan fantastik filmlerin çok tutması şaşılacak bir durum değil.
  • (bkz: korku)
  • bilgisizlik. bilginin olmadığı her şeyi inançla doldurursun. evrenin dışında ne var biliyor muyuz? dolayısıyla bu soruya verilen her cevap inançla alakalı bir şeydir. mantıklı veya mantıksız. amaç boşlukları doldurmak, doğru veya yanlış. bu noktada bilgi nedir sorusuna girmek yersiz tabi.

    ilgi çekici bir soru değil mi evrenin dışında ne var sorusu? çünkü bilinmiyor. üzerine yapılan fantastik yorumlar hoşumuza gidiyor. oysa izafiyet denklemleri, kuantum denklemleri halihazırda varlar ve bilgimize sunulmuşlar. bunları merak edip de matematiğini anlamaya çalışıyor muyuz? hayır; varsa yoksa goygoy.

    ruh deyince çok ilgi çekici, astral seyahat falan. ama beyinle ilgili yapılmış bir makaleyi açıp okuyor muyuz? hayır.

    çünkü tembeliz. çünkü içine girip anlamak karmaşık ve zor. kolay olana, işimize gelene inanıyoruz. hepsi bu.
  • esasında bilinmeyen nedendir. bırakınız efendim bu popüler kısa felsefe tarihi kitaplarının arka kapağında yazan abudik gubidik, üzerine soru işareti serpiştirilmiş üçüncül iddiaları. binbeşyüz tane iddia sayabilirim konuyla ilgili, yok froyd'un oedipus kompleksi, yok insan ile genin üstün olma ve çevresini kontrol etme idealinin bir yansıması, yok bilgi sevgisinin yarattığı spekülatif ama inandırıcı bir arka plan bahanesine duyulan yatkınlık...

    ...yok zihnimizin yaratmaya ve sentezlemeye duyduğu bir isteğin yansıması, yok olmayanı düşünebilen tek canlı olan insanın bu özelliğini daha önce hayatını kurtaran bir özellik olduğu için köreltmeme çabası, yok doğa içerisinde yaşanan rastgele anksiyetelerin yarattığı korkuyu rasyonalize edip ortadan kaldırmak için meydana gelmiş bir mekanizma, ebenin amı ali sami..

    bak bu sorunun kendisine uydurulan nedenler bile uydurma manyaklığımızı gösterir, bizzat sorunun nesne bellediği şeyin bir başka örneğidir.

    geçin oğlum, hiçbiriniz bilmiyorsunuz nedeni, çünkü henüz insanlık olarak oralara gelemedik; bak biz insanlık olarak gelemedik, sen bopstil insan olarak ne ara geldin evladım? yoksa sen dereotu musun ha?

    (bkz: türklerin bilmiyorum diyememesi)

    küçük bir bilgi çufçufu: bana kalırsa direkt böyle bir ilgi yok, zira ben tarihte doğaüstü hikayelere sahip olmamış eski toplumlar gördüm; olay başka bir ilginin sonucunda ortaya çıkıyor.
  • dogaustu guclere karsi yasadigi acizlik duygusundandir.
  • aslına bakarsak mesele bugün için süper kahramanlarla ilgili çizgi romanlardan ya da muhteşem efektli filmlerden de ibaret değil. insandaki bu eğilimi bunlarla sınırlandırırsak yine fazlasıyla yanılırız.

    insan psikolojisindeki bu özelliği fantastik hikayeler dışında da çok yaygın olarak görüyoruz, modern paradigmalarımızın içinde bile.

    bu yalnızca doğaüstü güçleri olan bir süper kahraman kurgulayarak değil de örneğin tarihsel bir kişiliğe, yaratıcı yeteneklere sahip bir sanatçıya, bilim adamına, bir düşünüre ya da bir siyasetçiye doğaüstü güçler atfetme şeklinde de olabilir.

    misal dahi sözcüğünün modern dünyaya veya söylemlerimize sızmayı başarabilmiş en metafizik içerikli kavramlardan bir tanesi olduğu söylenebilir. eskiden bazı insanların bir tür daimon'ları ya da cinleri (genious) olduğu için dahi olduklarına inanılırmış.

    bugün de aynı şekilde dünya görüşümüz ne olursa olsun dehasını kabul ettiğimiz ve diğer insanlardan ayrı bir yere koyarak bir tür doğaüstü veya insanüstü statüsüne yükselttiğimiz birileri illa ki var. bu kimisi için bir sanatçı, misal bir rock star ya da bir rock grubu olur, efsane statüsü kazanır (abi adamlar efsanee), kimisi için bir bilim adamı veya düşünür olur, bir darwin olur, bir marx olur (einstein dahi sözcüğüyle adeta eş anlamlı zaten) ya da kimisi için dehanın karşılık geldiği şey mustafa kemal atatürk iken kimisi için de recep tayyip erdoğan'dır. yani bu olaydan kaçış yok.

    şimdi benim merak ettiğim, bu kadar yaygın bir olay neden var acaba.. bir evrimsel hata mı yoksa bir özellik mi, yani evrimsel mekanizmaların bir parçası mı.. yoksa bir otoriteye sığınma içgüdüsü gibi birşey mi.. vs.
  • sıradan olması gayet basit gücü yetmez çoğu şeye ne bileyim annesi yada babası gözünün önünde her an tükenerek gitmesini düşünün o an keşke olsa da filmlerdeki gibi bir gücüm iyilestireyim canlandırayim der
  • (bkz: #60465701)