şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çaya şeker atıp atmayışı kadar basittir aslında.

    bundan yıllar önce dağda çadırlarımızın önünde dinleniyorduk, nice zorluklarla çay yapmıştık ve sohbet ediyorduk.

    çayına şeker isteyenleri soruyoruz, aramızdan birisi 'fark etmez' cevabını veriyor.

    bunun üzerine birdenbire hala daha kendisini çok takdir ettiğim birisi patlayıveriyor ve 'fark etmez' diyen kişiye 'insanın hayata karşı bir duruşu olmalı, fark etmez diye bir cevap olmaz, çayı ya şekerli içiyorsundur ya da şekersiz!' diye cevap veriyor.

    aslında 'fark etmez' cevabını veren kişi bizleri düşünüp zahmet vermek istememişti, aslında şekerli içiyordu ama söyleyememişti.

    halbuki söyleyebilmeli, insan doğru bildiklerini savunabilmeli, arkasında durabilmeli, kendini kendi yapan gerçekleri her an her yerde dile getirebilmeli.

    sizin için 'fark etmez' bir cevap olmaya başladıysa belki de kendinizi kaybetmeye, kendinizden vazgeçmeye başlamışsınızdır. insan kendinde kaybolduğunda hayata karşı duruşunu da kaybetmeye başlıyor.

    kendimizden vazgeçmemeli, hayata karşı duruşumuzu kaybetmemeliyiz aksi takdirde mutsuzluğa doğru bir adım atmış oluruz da haberimiz dahi olmaz.
  • (bkz: italik)
  • neyin mağduruysa o öncelikli olarak her yaşta değişiklik gösterecektir.
  • bir iş eğer ki ciddiyet gerektiriyorsa; ona gereken ciddiyeti göstereceksin
  • türkiye’ye doğanlar için domalık vaziyette olan duruş.

    verginin vergisinin vergisini alan bir devlet, vatandaşlarını köpek pozisyonunda sikiyordur desem... küfür etmiş olmam bence.
  • her zaman dik dururum.
    hayat eğilmeye, yere anahtar düşürmeye gelmez.
    "fark etmez" bazen, kimseye verecek hesabım yoktur.
    borcum yoktur, eyvallah etmem.
    işimi yapar, gerisine karışmam.
    burnumun dikine giderim, taviz vermem.
    kul köle değilim, en fazla bile bile tutsağım.
    sikimden aşşağa kasımpaşa.
    nihayetinde dünya vatandaşıyım.
    "hür doğdum hür yaşarım, kime ne?"
    türk'üm.