şükela:  tümü | bugün
  • ön not: bu yazıyı okumadan önce (bkz: tartışmak/@gunes girmeyen eve giren adam)

    daha doğrusu için (bkz: insanın hayvana işkence yapma serbestliği)

    .

    bu entryde, bir insanın, yalnızca arzu ettiği taktirde, bir hayvana işkence yapmasının aslında ne kadar doğal ve önemsiz bir eylem olduğundan bahsedip temellendirmesini yapacağım.

    -outline-
    1- ahlak kavramı ve temellendirilemezliği
    2- ahlakın doğadaki tek bağlayıcısı olan sempati yeteneği
    3- çıkarlar ahlaksızlık yapmayı gerektirdiğinde ahlaksızlık yapmanın doğal olarak yapılması gereken olduğu
    4- örnekler
    5- sonuç

    .

    1- ahlak kavramı ve temellendirilemezliği
    açıktır ki, toplumların birliklerini korumaları, dağılmamaları, adına toplum bireylerinin birbirlerine karşı ve birbirlerini etkiler nitelikteki davranışlarına yön veren eylem kılavuzu olan ahlak, inanç olmaksızın temellendirilemez nitelikteki bir kavramdır.
    diğer bir değişle ahlak, bir toplumun yasalarınca bağlayıcılık bahşedilmediği taktirde kayıtsız evrenin içinde birey tarafından takip edilmek zorunda olunan bir kural olmaktan çok uzaktır.

    2- ahlakın doğadaki tek bağlayıcısı olan sempati yeteneği
    bireyi kayıtsız evrende ahlak kavramına bağlayabilecek tek etmen, topluluk içinde yaşamak yönünde evrilmiş olan biyolojisinden gelen sempati* yeteneğinden kaynaklı olan, ahlaksızlık yapma durumunda hissedeceği içsel rahatsızlık duygusudur.

    3- çıkarlar ahlaksızlık yapmayı gerektirdiğinde ahlaksızlık yapmanın doğal olarak yapılması gereken olduğu
    kayıtsız evrendeki bireyin, çevresindeki canlılara karşı olan ahlaksızca davranışlarının getireceği çıkarı, çevresindeki canlılarla oluşturacağı topluluktan edineceği çıkar ve onlara karşı olan ahlaksızca davranışından doğacak olan içsel rahatsızlıktan daha karlı görmesi halinde, ahlaksızca olan davranışı gerçekleştirmesinin önünde hiçbir engel olmayacağı gibi, doğası gereği bu davranışı gerçekleştirmesi gerekecektir.

    4- örnekler
    örnek bir- bir insan, bir köpeğe karşı ahlaklı davranarak onunla bir toplum oluşturma yolunu seçebilir. toplum, mutualist nitelikte bir toplum olacaktır. insan köpeği beslerken, köpek ona koruma sağlayacaktır veyahut günümüzde daha çok görüldüğü üzere, ona neşe verecektir.
    fakat bir insan, köpeğe karşı ahlaklı davranmama yolunu da seçebilir. farz edelim insanımız çok sinirli ve çevresindeki zarar vermemesi gereken nesnelerden başka bir yere öfkesini boşaltması gerek. bu durumda insanımız, köpeğe ahlaksızca davranma yönünde bir tercih yaparak gidip o köpeği döve döve öldürmek sureti ile içindeki öfkeyi kusabilir. bu ahlaksızca eylem, böyle bir durumda, köpekle mutualist bir ilişki kurmaktan çok daha fazla kar sağlamıştır insanımıza.

    5- sonuç
    devlet tarafından haklarla donatılmamış hayvanlara, sempati duygumuzun içimizde oluşturacağı rahatsızlık duygusunu gözardı edebilecek düzeyde çıkar sağlamamız durumunda, ahlaksızca olan her şeyi yapma serbestliğine sahibiz.
    istersek işkence yaparız, istersek direkt olarak öldürürüz. yahut uğraşmamayı seçer, canını bağışlarız.
    bu koca, kayıtsız evrende sonuna kadar serbestiz.

    .

    -insanın hayvana işkence yapmama nedeni ile ilgili olarak,
    (bkz: #72614860)

    -sempati yeteneğinin, yapan ile yapılanın arasındaki benzerliğin miktarı ile doğru orantılı olması ile ilgili olarak,
    (bkz: #73489505)
  • bana başlığı açanı mızrakla avlayıp yeme hakkı veren önermedir. (sebep mi? açım!)
  • hayvanlara işkence yapmayı kendinde hak olarak görenlerin hepsinin de itinayla anasını, karısını sikmeyi kendimde hak olarak görüyorum. zira doğa kanunlarına bakılınca bunu yasaklayan bir durum göremedim sayın amınoğlu!

    tanım: karşılığında her tür işkenceyi görmeye göze alacak piçlerin hakkıdır.
  • (bkz: yav he he)
  • doğada gücü gücü yetenedir, sen gider sincaba, tavşana eziyet edersin ayının biri gelir götünden siker yetmez gözünün önünde ananı siker, sesini bile çıkartamassın. böyle kişik ezikliği yaşayan ruh hastarına köpeğe falan vururken denk gelsemde asfalta vura vura siksem, 4 gözle arıyorum.
  • vardır ama tek bir şartla sınırlıdır :
    başlığı açan arkadaş isterse bizim eşeğe işkence olsun diye oral seks yapabilir.
  • (bkz: insanın hayvan düşmanlarına işkence yapma hakkı)

    işkence fetişini eleştirel akıl kılıfı altında haklı çıkarmaya çalışan bir adet sosyopatı içeren başlık.

    hayvanlara zarar vermememiz için hiç neden yok değil. biraz vicdanı ve aklı olan biri bu nedenleri kavramakta sıkıntı çekmez. hayvanların acıyı, hazzı, mutluluğu, korkuyu, üzüntüyü vs. hissetmesi, haklarına saygılı olmamız için çok temel bir gerekçedir. (bkz: cambridge bilinç deklarasyonu)

    "birileri çıkıp ''kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma'' diyebilir fakat bu, anlaşmalı insan toplumlarında, insanların birbirleri arasındaki ilişkilerde geçerli bir ahlak belirtecidir."

    birileri değil, bu etiğin temel taşıdır.

    bahsettiğine sözleşmecilik deniyor. bu kuram, insanın ahlaki davranışlarını açıklamakta yetersizdir. ahlaki bir prensip de değildir. hayvan hakları karşıtı argümanların en popülerlerinden biri olmasına şaşmamalı bu yüzden. ancak bu kuramın kendi içinde çok fazla problemi var. örneğin sözleşmecilik kuramının dışında kalan varlıklar şunlardır: bebekler, çocuklar, yaşlı insanlar, zihinsel açıdan kusurlu insanlar ve insan harici hayvanlar. daha fazlası için

    "doğada hayvanlara işkence yapmamamız için hiçbir neden olmadığına göre, hayvan-insan ilişkisi doğadaki şartlarında olduğu müddetçe, hayvanlara o veya bu nedenle işkence yapmak isteyen insanın işkence yapması için bir neden/mazeret aramasına gerek yoktur."

    doğa bilinçli bir mekanizma değildir. doğa kimseye ahlaki bir reçete sunmadığı gibi, doğru olanı yapmak için alınabilecek güvenilir bir referans da değildir. doğadan kendi argümanlarını destekleyen yüzlerce örnek toplayabileceğin gibi, tam tersini yapmak da mümkündür. zaten bundan dolayı bir safsata olarak geçmiştir literatüre. (bkz: naturalistic fallacy) bu yüzden daha akılcı ve tarafsız sonuçlar elde etmek için bilim, felsefe, ahlak gibi envai çeşit düşünce sistemleri icat edilmiş.
    21. yüzyılda insan-hayvan ilişkisinin tekrar vahşi orman kanunlarına dönmesi ancak mantığı, bilimi ve ahlakı yok saymakla mümkündür. ne var ki "hayvanlara işkence yapma hakkı" diye bir zırvalığı savunan biri bile ister istemez sosyal darwinizm gibi birtakım düşünce ekollerine referans verdiği için (bkz: doğa yasalarının bana verdiği yetki) böyle bir şey mümkün değildir. bilimi, etiği, mantığı reddeden biri mutlaka başka bir kavramsallaştırılmış düşünce ekolünden faydalanıyordur. önemli olan bu düşüncelerin doğru ve etik olup olmadığıdır.

    "realist insan toplumlarının amaçları da insanların insanlarla olan ilişkilerinde, ahlak çerçevesi içindeki can ve mal güvenliğini korumak olduğuna göre, doğa yasalarının bana verdiği yetkiye dayanarak, bir hayvana yalnızca işkence yapabiliyor olduğumu göstermek için dahi bir hayvana işkence yapabilirim."

    "realist insan toplumları"na hangi açıdan baktığına göre değişir bu. sadece 150-200 sene önceki toplumlarda kölelik de, kadınlara tecavüz gibi birçok ahlaksızlık da meşruydu. örneğin amerikan bağımsızlık bildirgesi yayımlandığında siyahiler hala köle statüsündeydi. kadınların seçme ve seçilme hakkı yoktu vs. dolayısıyla insanın insanı sömürdüğü ve işkence ettiği durumlarda da can ve mal güvenliğini korumak söz konusuydu. ancak aralarında zımni toplumsal sözleşme bulunan elit sınıflar ayrıcalıklıydı bu konuda. ilerleyen süreçte ahlaki düşünce ve toplumsal adalet mücadelelerinin aşama kaydetmesiyle birlikte, daha geniş insan gruplarının menfaatleri de bu koruma çemberine dahil edildi. süreç şu an hayvanların menfaatleri için devam ediyor. kısacası, hayvan haklarına karşı yapılan bu itiraz, kolaylıkla köleci toplumlara da uyarlanabileceğinden, başarısız bir argümandır.
  • burada felsefi bir tartisma yaratmak istemiş ve fakat kiyisindan bile gecememis yazar beyani!

    yazar olduğumdan beri ne kadar xmeli sokmali entry giren yazar varsa hepsini engelledim ama insan gerçekten bazen kufur etmekten baska yol bulamiyormus bugun anladim.

    hakkiniza sokayim, sifatinizi xkeyim bu ne ya! hayvana iskence hakkiymis! oh rahatladim!
  • yoktur, net. zamanında siyahların köle olmasıyla hayvanların şu an işkenceye maruz kalması arasında bir fark yok.
  • işkence bir hak olmadığından ötürü (hayvan, insan, bitki, mistik varlıklar, uzaylılar vs farketmez) yoktur. türle bir alakası yoktur yani. işkence hak değildir zaten.