şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle (bkz: aramaya inanmak), dedim ama olmadı. böyle bir başlık yok. varsa taşıyıverin, ilgili yere.

    pişmanlığını çektiği bir suç işlemişse insan, kendini duygusal olarak da maddi olarak da sıkıntıya sokar. kendinden intikam alır. öyle ki, bazen en sevdiği eşyasını kırar; bazen de olaylarla alakasını olmayan en sevdiği arkadaşını. türlü türlü işkence eder kendine.

    dışarıda akıl almaz bir fırtına ve yağmur var. sabah 10'da evimden çıktım, oturduğum yerdeki koca yarımadayı şu saate kadar motorla * dolaştım. kuvvetli rüzgar yüzünden bir kaç defa düşme tehlikesi atlattım, araçlar durdu filan. adamın biri "rüzgardan korktuğunuz için yavaşlıyorsunuz, yavaş giderseniz düşersiniz." hızlanmayı denedim ama götüm yemedi.
    güzergah : bodrum-bitez-ortakent-dereköy-gümüşlük-yalıkavak-gökçebel-gündoğan-türkbükü-bodrum.
    60 km yol yapmışım, saatteki hızım 20 km.
    an itibarı ile kuru bir yere geldim. ama üzerimdeki donum da dahil ıslandım. kemiklerim sızlıyor. ama hala kızgınım kendime. hala öfkem geçmedi.
    buna benzer daha pek çok işkenceyi kendime etmeye devam etmekten korkuyorum ama biliyorum ki engel de olamayacağım.

    not: bodrum yarımadasındaki bugünkü fırtına 2-3 yılda bir ancak çıkar. içsem de uyusam.
  • insanın kolundaki kıllarını çekmesi. çok acıyor ama çekiyorum diyor bir arkadaşım yani... evet bir arkadaşım.. harbi lan bir arkadaşım inanın. ben deli değilim doktorum.
  • her türlü delile rağmen kibir ve inatla ateizmi seçmek. ateizm ontolojisiyle yaşamaya çalışmak.
  • (bkz: overthink)
  • umutlanmak bu işkencelerin başında gelir.