şükela:  tümü | bugün
  • elimin altındayken birilerinin işine yarar ya da meraklısı olup da bilgileri toparlamaya üşenen insanlar için paylaşma gereği duyduğum kökendir.

    önden bilgilendirme: günümüz insanı homo sapiens'den hiç bahsetmeyeceğim.

    en başta fosil bilimi yani paleontoloji'den başlamak lazım.

    paleontoloji, taşılbilim ya da fosilbilim, fosilleri veri olarak kullanarak dünyada yaşamın tarihini yazmak amacını taşıyan bilim dalıdır. yunanca palaios (eski) onto (varlık) ve logos (bilim) kelimelerinden türemiştir.

    paleontolojik veriler tamamı ile fosiller üzerine kuruludur. peki ya fosil nedir ve bir canlı nasıl fosilleşir?

    fosil, kısaca eski canlı kalıntısı olarak tanımlanabilmektedir. öncelikle fosillerin nasıl meydana geldiği incelenirse eğer, yaşamı sona eren canlılar toprak üzerinde kalır. ölen canlıların kalıntılarının üstü, fiziki şartlara bağlı olaraktan toprak, kum, kil ve çamur gibi etkenlerle kapatılır. böylece, kalıntının havayla teması engellenmiş olur. ölen canlının havayla olan teması, aniden kesilir ve bu olay sayesinde canlı kalıntısı binlerce yıl bozulmadan kalabilir. üstü kapanan canlı kalıntısı, zamanla toprak altına doğru gider. ölen canlıların fosilleşme durumları değişiklik gösterebilmektedir. binlerce yıl boyunca havayla ilişkisi kesilen canlı, katılaşarak fosil haline gelir. bu katılaşma bazen kömür haline gelebileceği gibi, bazen de mermer ya da petrol haline de gelebilmektedir. bu örnekler, fiziki koşullara ve de canlıların türüne göre farklı çeşitlerde çoğaltılabilmektedir.

    bakın burada bir konuya dikkat çekmek gerek. fosil bir canlı kalıntısıdır. yani sadece canlının bir parçası değildir. yani yılan gibi canlıların herhangi bir kayaç üzerinde bırakmış olduğu iz de, bilim dünyasında fosil olarak kabul edilir.

    atalarımıza gelmeden önce bilmemiz gereken şey şudur. jeolojiye göre şu an dünyanın hakimi olan biz insanlar daha dünkü çocuğuz.

    jeolojik zaman cetveli

    not: şimdilik bunu bulabildim daha sadesini bulursam değiştiririm.

    dünyanın yaşını tartışmalı olsa da 4.5 milyar yıl kabul edersek; 'homo sapiens' ler günümüzdeki haline çok yakın şekilde sadece 50 bin yıldr var.

    en başta bilinmelidir ki evrim karşıtlarının ve hatta yüzeysel evrimcilerin yaptığı en büyük yanlış ''insan maymundan gelmiştir'' ( gelse de bunu neden gurur meselesi yapıyorlar bilmiyorum). ama hadi içiniz rahatlasın insan maymundan gelmemiştir maymunla aynı atadan gelmiştir. yani şempanzeler bizim dedemiz değil kuzenimiz.

    -----------------------------insanın kökeni-----------------------------------

    gelelim konumuza :

    yaşam ağacımızda, geriye doğru gittiğimizde, “insan” olarak bizlerin de diğer bütün canlılar gibi birçok önemli ayrım noktasından geçtiğimizi görüyoruz. bu ayrım noktasında evrim, bizler ile günümüzde “maymun” olarak bildiğimiz canlıları, ortak atadan ayırmıştır. bu evrimsel ayrımın milyonlarca hatta milyarlarca sebebi vardır. sadece bundan bahsetmek bile saatlerce yazı ister. ancak benim sizle paylaşmak istediğim konu bu değil ayrıca elimde yeterli doğrulanabilir kaynak yok bu yüzden bu sebeplerden bahsetmeyeceğim.

    kökene gelirsek.

    insanlar ile günümüzde yaşayan şempanzelerin, bu ikilinin ortak atasından yaklaşık 6 milyon yıl kadar önce ayrıldığı saptanmıştır. bütün maymunların ortak atasına oldukça yakın bir tür olan darwinius masillae, 46 milyon yıl önce yaşamıştır. yani bildiğimiz bütün maymunlar -ve dolayısıyla insan- 46 milyon yıl kadar önce, bu türe çok yakın akraba olan, henüz tam olarak tespit edilemeyen ama neye benzediği d. masillae sayesinde neredeyse tam olarak bilinen bir türden evrimleşmeye başlamıştır.

    darwinius- amerikan doğa tarihleri müzesi

    ancak o tarihten, günümüze kadar gelirken çat diye insan oluşmamıştır tabii ki. 6 milyon yıl öncesine kadar tek bir insana dahi rastlayamazsınız. önce onlarca farklı tür, cins ve aile bu türden ve torunlarından milyonlarca yıl süresince, kademeli olarak ayrılırlar. daha sonradan bu maymunların bir grubundan, günümüzden 6 milyon yıl önce, sonunda insanlara kadar gelecek kol olan hominidler ayrılır ve evrimleşmeye başlar

    ----nedir bu hominid denen şey ----

    insan ve ata formlarını içine alan insansı aile için kullanılan terim. hominidler iki ayak üstünde (bipedal) yürüyen insansıları ve insanları tanımlar. hominoidler kuyruksuz maymunlar ile insanı içeren bir üst ailedir.

    yani aslında 50 milyon yıllık sürecin sadece 6 milyon yılı insanı tam olarak ilgilendirir. çünkü bulunan fosilleri baz alırsak primatların ilk insansı özellikler gösterdiği tahmini yıl 5.8 milyon yıl öncedir.

    insan kolunun diğer primatlardan ayrılma süreci

    bizi taşıyan kol, homo(insan) cinsine ait koldur ve buradan geriye gidildikçe diğer maymunlarla olan ortak atalarımıza bağlanılır. aslında bu durumu anlatan en güzel görsel aşağıdadır.

    kuzenlerimiz, kardeşlerimiz, dedelerimiz ve mutlu bir aile tablosu

    6 milyon yıllık sürecin öncesini ve süreci böyle özet geçebiliriz. fakat 6 milyon yıllık süreçten günümüze kadar homo cinsi onlarca evrim geçirmiş ve bu gün ki homo sapiens olmuştur.

    sırası ile yine bir görselde vermekte fayda var.

    6 milyon yıllık süreçte bizi biz yapan atalarımız.

    bu görsel özel bir görseldir çünkü olas bütün sapmaları hesaplamakta ve güzel bir şekilde ortaya koymaktadır.

    insan evrimi, bildiğimiz en detaylı evrimsel süreçlerden biridir. kimi ekole göre, bu evrimsel sürecin 30 farklı türü bilinmektedir. kimisi bu türlerin bazılarını birbirinin alt türü olarak görür ve sayı 20 civarına iner. ne olursa olsun, insanların maymunsu atalarından evrimi, günümüzde en çok fosil kaydıyla ispatlanmış olgulardan birisidir

    yani insan evrimleşmemiştir gibi bir laf tamamen safsatadan ibarettir.

    gel gelelim evrime katkıda bulunan türlerimize. bu konuda türlerimizi homo öncesi ve homo sonrası diye ayırmakta fayda var.

    -------------------------homo öncesi türler:---------------------------------

    sahelanthropus tchadensis

    bilinen ilk hominid olarak kabul edilir. bulunan ilk fosili afrika ülkesi olan çad'da elde edilmiştir. yapılan yaşlandırma testleri sonucu tahmini 7.5 milyon yaşında olduğu belirlenmiştir. muhtemelen şempanzelerle olan doğrudan ortak atamız değil, ancak ona o kadar yakın bir tür ki, birçok bilgiyi derleme, edinme ve diğer türle kıyaslama imkanı sunabiliyor. bulunan kafatasından yola çıkarak beyin kapasitesinin 1350 cc olduğu tahmin ediliyor. ( 1 litre 0.1 cc) bu tür anlatacağımız türler arasında bizlere en uzak olan türdür.

    ardipithecus ramidus

    görseldeki fosilin bulunuş yılı: 1994, bulan kişi amerikan paleontolog tim white'dir.

    ilk kez 1994 yılında doğu afrikada bulunmuştur. fosil yaşlandırma sonucu yaşının 4.8-4.6 milyon yıl olduğu tespit edilmiştir. kalça kemikleri ve ayak kemiklerinden yola çıkarak bu arkadaşın hem karada dik durabilen hem de rahatlıkla ağaçlara tırmanabilen bir yapısı olduğu ortaya çıkar. bu tür insan evrimi için heyecan vericidir. çünkü günümüz insanına yakın özellikler barındırdığı kesindir.

    boy: ortalama 120 cm ve ağırlık ortalama 50 kgdir.
    buraya önemli not düşelim. bulunan 6 fosil de dişidir. yani bu boy ve kilo dişiler içindir. erkekler için ne yazık ki ortalama alınabilecek bir kanıt yoktur.

    australopithecus anamensis

    1995 yılında doğu afrikada (turkana gölü, kenya) da bulunmuştur. bu tür insan ve kuyruksuz iri maymun özelliğini bir arada gösteren araformdur. ayak bilekleri insan standartlarına yakındır.bu da dik yürüme yeteneği olduğunu ve tek ayağın vücut ağırlığını destekleyebilecek şekilde olduğunu gösterir. bu türe ait 9 fosil 1994 yılında kanapoi, kenya’da, 12 adet fosil de allia körfezi, kenya’da, 1988 yılında bulunmuştur. bunların çoğunluğu diş örnekleri olmakla birlikte, kafatası da bulunabilmiştir. bu tür üzerinde yapılan çalışmalar, a. anamensis‘in 4.2 ila 3.9 milyon yıl önce yaşadığını ve bulunan kemiklerin türün 20 ayrı bireyine ait olduğunu göstermektedir. bu türü muhteşem kılan, kafatasının ilkel, bedenin ise modernleşmiş olmasıdır. yani kafatası, halen dönemin ilkel şempanzelere benzemekteyken, artık değişen cins türü olarak australopithecus kelimesinden de anlaşılabileceği üzere, beden olarak ilkel şempanzelerden daha gelişmiş bir canlı profili çizmektedir

    bulunuş: ilk kez 1995 yılında harvard üniversitesi öğretim görevlisi bryan patterson tarafından bulunmuş ve tanımlanmıştır.

    boyu ortalama 1.25 olmasına karşın bu türlerde seksuel dimorfizm( erkek ve dişilerde boy farkı olması)in pek olmadığı düşünülmektedir.

    --------- buradan sonra işler biraz karışıyor. ünkü evrimsel süreç hız kazanıyor, dallanmalar başlıyor ve aynı dönemde, birçok farklı türün bir arada yaşamaya başladığını görüyoruz. bunu bir an durup hayal ediniz: aynı coğrafyada, birçok farklı insan türü bir arada yaşıyor ve türler karmaşıklaşıyor. bu yüzden en çok dogrulanabilir türlerden bahsedeceğim.--------

    australoptechus afarensis

    dünyaca ünlü lucy kalıntıları.

    dünyaca ünlü neredeyse her doğa tarihleri müzelerinde birer kopyası bulunan ve ''lucy'' adı verilen bu dişi afarensis'in orjinal fosili amerikan doğa tarihleri müzesinde sergilenmektedir. onu dünyaca ünlü yapan şey ise kemiklerinin belirgin bir şekilde bulunması ve böylece tipleme olarak bilime büyük katkı sağlaması, en en en önemlisi ise günümüzde yaşayan homoların yani bizlerin doğrudan atasıdır.

    australoptechus afarensis, en uzun süre yaşamş ve en iyi bilinen öncül insan türlerinden biridir.

    günümüzden 3.9 ila 2.9 milyon yıl önce yaşayan a. afarensis'in en meşhur bireyi, günümüzden 3.2 milyon yıl önce yaşamış olan lucy isimli bireydir. bu tür yaklaşık 1 milyon yıl varlığını sürdürdü. bu türe ait çok fazla sayıda fosil elde edilmiştir. fosillerin yüzeye çıkarıldığı yerler arasında genel olarak kuzey afrika'da bulunan laetoli, hadar, afar, omo, maka, fejej, belohdelie ve koobi fora bulunmaktadır.

    bu türün küçük köpek dişleri çene yapısının insanlaştığını genel olarak dik yürüyen ve iki ayak üzerinde duran bir vücut yapısına sahip olması ise insan bedeni formlarına yakınlığını belirlememize ana etkendir.

    bulunuşu: ilk olarak 1930lu yıllarda isimlendirilememiş olsa da bulunmuş ancak resmi olarak 1974 yılında isimlendirilmiştir.

    boy: erkek; 155, dişi; 105 cm

    kilo: erkek 42, dişi 29 kg ( ortalama olarak)

    ---------------------------------homo türleri---------------------------------------

    ve sonunda geldik, kendi türümüzün de içinde olduğu, gerçek
    anlamıyla "insan" diyebileceğimiz türleri içinde barındıran homo cinsine! yani, latince’de ingilizce olarak “human, man”, türkçe olarak "insan" demek olan cinse. bundan sonrası, artık evrimin ilerleyişi dahilinde, modern insanlara oldukça benzeyen ve tabii ki atalarımız olan australopithecus’tan da kalıntılar taşıyan türlerdir.

    homo gautengesis

    homo gautengensis, biyolojik antropolog darren curnoe tarafından 2010 yılında keşfedilmiş hominini türüdür. üney afrika'da keşfedilmiştir. ayrı bir tür olarak değerlendirilmesinin nedeni, australopithecus türlerine ait birçok özelliği barındırıyor olmasına rağmen, daha önce gördüğümüz hiçbir türde olmadığı kadar, kendisinden sonra gelecek olan homo habilis ve homo ergaster türlerinin özelliklerini barındırıyor olmasıdır. aslına bakarsanız tartışmalı bir türdür. fakat bilimsel veriler ışığında ve yaşına bakarak bunun bir homo türü olarak algılanmasında bir sorun yoktur.

    bu türe ait toplam 5 farklı bireyden fosil bulunmuştur. bu fosillerden yola çıkarak

    yaşadığı zaman : 1.9 myö ile 600 bin yıl aralığı
    boyu: yaklaşık 100 cm kilosu: yaklaşık 50 kg
    beslenme şekli: etçil ve otçul

    homo habilis

    muhtemel habilis yüz şekli- ingiltere doğa tarihleri müzesi
    başka bir neye benziyor lan bu şeysi - amerikan doğa tarihleri müzesi

    ilk hominidler australopithecinelerden iki yeni homo türü oluşur. çoğu araştırmacılar bu yeni homo türlerini ilk insanlar olarak tanımlar. görünen bu ilk homo türleri homo rudolfensis ve homo habilis idi.

    homo gautengensis türünden sonra karşımıza, hakkında en fazla bilgiye sahip olduğumuz ve artık homo türlerinin yükselişini ilan eden ikonik geçiş türü homo habilis, yani “handy man” (“elini kullanan adam”, “kullanışlı adam”) gelmektedir. bu türün elini kullandığına dair veriler ve yaptığı/kullandığı aletler bulunmuştur.
    bu ne demek? bu herifler artık insan özelliği göstermeye başlamış, içgüdülerini terkederek beyin ve düşünme yeteneklerini kullanmaya başlamıştır. bu çok önemli bir bilgidir.

    ---------önemli---------
    h. habilis, 2.33 ile 1.4 milyon yıl kadar önce yaşamıştır. şimdi diyeceksiniz ki ulan ötekiler de aynı yaşlarda hemen hemen. sen hayırdır bizi mi yiyon diye. o iş tam olarak öyle değil işte.bu, türleşmenin ne kadar yavaş olduğunu ve kimi zaman, atasal tür ile farklılaşan türün aynı zamanlarda ancak muhtemelen birbirlerinden izole bir şekilde yaşadıklarını gösteriyor. öyle ki, ata türlerle torun türlerin bir arada bulunduğu yerler bile bulmak mümkün. bu, evrimin net bir şekilde gözlenmesi için bize harika bir fırsat sunuyor. unutmamak gerekir ki evrim dahilinde her şey adım adım ilerler. her şey birbirinin içerisindedir ancak birbirinden ayırt edilebilir.. türün popülasyonları içerisindeki farklı gruplar izolasyon sebebiyle birbirlerinden farklılaşmaya başlarlar. daha sonradan aradaki izolasyonlar yıkılacak veya ortadan kalkacak olsa bile, başlayan farklı evrim süreci, türleri farklı noktalara getirebilir. bu sebeple, ata ile torun türler bir arada yaşayabilirler ve aslında evrim tarihinde buna sıklıkla rastlarız. burada gördüğümüz durum da, h. habilis türünün atalarıyla aynı coğrafyada, bir arada yaşamış olduğunu gösteriyor.

    ----önemli bitti----

    yapısal olarak beyni de insanlarınkine daha çok benzemekteydi. hatta beyin yapılarında yapılan analizler, homo habilis'in ilkel olarak anlamlı sesler çıkarabildiğini ve konuşmanın temellerini atacak evrimsel değişimlerin başladığını göstermektedir. buna, beynin “broca bölgesi” denen kısmı üzerinde yapılan analizler sonucu ulaşılmaktadır.

    homo habilis türünün olduwan türü taş aletler ürettiği bilinmektedir. bu aletler sayesinde, önceki primatların yaşayamayacağı kadar zor koşullarda hayatta kalmayı ve çeşitlenmeyi başarabilmiştir.

    yaşı: 2.30 myö-1.5 myö
    boyu: ortalama 1.30 kilosu ortalama: 50 kg
    yaşadığı yer: türe ait olduvai gorge (tanzanya) ve koobi fora (kenya) bölgelerinde çok sayıda fosil kalıntısı keşfedilmiştir. bu yüzden paleosanat ile yüz şekli tahmin edilebilmektedir. (yukarıdaki linkler)

    homo rudolfensis

    nasıl görünüyor bu arkadaş

    australopithecine'den evrimleşmiş başka bir homo türü daha..
    tartışmalı bir türdür. ilk olarak bernard ngeneo tarafından 1972'de kenya'nın turkana gölü'nün doğu yakasında keşfedilen tür, 1986 yılında son haliyle tanımlanabildi. türe ait uzun yıllar tek bir bireyin kafatası üzerinden çalışma yapılabildi ve ilk analizler hatalı bir şekilde türü 3 milyon yıl öncesine yerleştirse de, sonradan yapılan çalışmalar türün 1.9 milyon yıl önce yaşadığını ortaya koydu. ancak bu türün yaşam ağacındaki yeri hâlâ tam olarak belli değildir.012'de meave leakey tarafından türe ait 3 yeni bireyin fosillerine ulaşıldı. her ne kadar, leakey'nin nature dergisinde yayınladığı makalesinde, türün homo türlerinin erken üyelerinden bir yenisi olarak karşımıza çıktığı ilan edilse de, bu iddiaya karşı olan araştırmacılar da bulunuyor. türün tam tanımı, yeni bulgularla güçlendirildikçe kesinleşecektir. ,

    yaş : tartışmalı olsa da 3-1.9 myo arası
    boy:1.50 ortalama kilo : 55 ortalama
    yaşadığı yer: kenya ve civarı

    homo erectus- gerçek anlamda ilk insan - zürih doğa tarihleri müzesi

    nasıl görünüyordu ?

    homo erectus, 1.9 milyon yıl ile 100.000 yıl öncesine kadar varlığını sürdürmüş, çok başarılı bir insan türüdür. bir düşünün; bundan sadece 100.000 yıl kadar önce, homo sapiens henüz yeni yeni yükselirken, bir diğer insan türü ve doğrudan atası olan homo erectus ile birlikte yaşamış olma ihtimali bulunuyor! henüz homo erectus'un tam olarak yok olduğu tarih kesinleşmiş değil; ancak günümüzden 143.000 yıl öncesine ait olan ve h. erectus kalıntıları olduğu düşünülen fosiller bulunuyor

    homo erectus modern insan homo sapiens’in atası olarak kabul edilmektedir. homo erectus aynı zamanda afrika kıtasını ilk terk eden ve oradan asya’nın güney bölgelerine ve avrupa’nın bazı bölgelerine yerleşen ilk insan türüydü.
    homo erectus, h. habilis gibi, çıkıntılı bir çeneye ve büyük azı dişlerine, kalın kaş çıkıntılarına, uzun bir alt kemiğe ve 750 ila 1225 cc arası değişen bir beyin hacmine sahipti. ilk zamanlara ait h. erectus beyinleri 900 cc civarındaydı ve sonradan bulunanlar ise ortalama olarak 1100 cc civarında bir beyin hacmine sahiptiler. yine, beyin büyüklüğünün tür içerisinde evrimleştiği net bir şekilde görülmektedir. iskeleti, modern bir insanınkine benzer şekilde oldukça sağlamdı ve bu da, çok daha güçlü olduğu anlamına geliyordu. vücut oranları farklı farklıydı. “turkana çocuğu” ismi verilen homo erectus, modern insanlara benzetilebilecek şekilde uzun ve inceydi. “pekin adamı” olarak isimlendirilen diğer bir homo erectus ise daha kısa ve çelimsiz bir yapıdaydı.

    turkana çocuğu

    <<not: nasıl görünüyordu adı altında görünen resim pekin adamı' nın fosilinden yola çıkılarak yapılmıştır.

    h. habilis ve tüm australopithacus’lar sadece afrika’da bulunmuşken, h. erectus‘un afrika, asya ve avrupa’da da bulunmuş olması, afrika'dan dışarıya doğru ilk göçlerin başladığını ve epey bir yol kat edildiğini göstermektedir! bu da, h. erectus'un çok daha rahat yürüyebildiğini ve yayılabildiğini göstermektedir! zaten anatomisinde yapılan incelemeler, dik bir şekilde rahat yürüyebilmesi sebebiyle "dik adam" anlamında homo erectus adını türe kazandırmıştır. daha da ilginci, h. erectus‘un ateş kullanabildiğine ve habilis‘e kıyasla taş kullanarak çok daha sofistike aletler yapabildiğine dair bulgularımız ve kanıtların olması..

    homo antrecessor

    nasıl görünüyordu?

    evrimsel süreçte biraz daha ilerlediğimizde, karşımıza homo antecessor çıkıyor. günümüzden 1.2 milyon yıl ila 800.000 yıl öncesi arasında yaşamış olan bu tür, insanların avrupa'daki ilk sağlam izlerini temsil ediyor. bu türün de, homo ergaster ile homo heidelbergensis arasında bir geçiş özelliği gösteriyor olması, türlerin nesiller içerisinde ne kadar farklı alt dallara ayrılıp, ne kadar farklı yönlerde evrimleşebileceğini bizlere gösteriyor.

    latincede yerleşen, keşfeden anlamına gelen antecessor insan türü, yerleşik hayata geçmeye başladı. daha önceden ellerini kullanmaya başlayan insanlık, sonra bu aletlerle mağaralardan çıkarak barınaklar inşa etmeye ve burada yaşamaya başladı.

    eudald carbonell, juan luis arsuaga ve j. m. bermúdez de castro tarafından keşfedildiğinde çok tartışıldı. çünkü bu insanlar avrupada( ispanya'da bulunan sierra de atapuerca) keşfedildi ve avrupanın ilk insanları oldu. orada yaşadı ve orada öldü.

    homo heidelbergensis - valencia doğa tarihleri müzesi

    nasıl görünüyor - valencia doğa tarihleri müzesi

    heidelberg, almanya’da bir şehir. bu insan türüne heidelbergensis denmesinin sebebi ise ilk fosillerinin burada bulunmuş olması. yavaş yavaş avrupa’ya göç etmeye başlayan insanlar, artık aralarında anlaşabileceği basit yapıda diller oluşturmaya başladılar. ilk konuşan insan türü olarak heidelbergensis’leri göstermemiz yanlış olmaz.
    bu uzun evrim zincirinden sonra sonunda, türümüzün son atası olduğundan neredeyse emin olduğumuz homo heidelbergensis'e ulaşıyoruz. kimi zaman homo rhodesiensis olarak da bilinen bu tür, neandertaller ile modern insanların (bizlerin) yaşamış son ortak atasıdır. günümüzden 600.000-400.000 yıl önce yaşamış olan bu türün ilk örneklerinin 1.3 milyon yıl kadar önceye dayandığı bilinmektedir. son bireylerinin ise günümüzden 250.000 yıl kadar öncesine kadar gelebildiği bilinmektedir. üstelik son keşiflerle sadece bizim ve neandertallerin değil, aynı zamanda denisovalı insanlar'ın da ortak atası olduğu düşünülmektedir.

    h. heidelbergensis türünde avcılık iyice gelişmiştir ve mızrak gibi karmaşık ve hassas aletler üretilebilmeye başlanmıştır. türün tam olarak homo sapiens ve homo neanderthalensis türlerine nasıl evrimleştiği çözülememiştir; bu ikisinin doğrudan atası olduğundan neredeyse emin olsak da... muhtemelen afrika'da evrimleşen h. heidelbergensis, iki dala ayrılmıştır ve bunlardan biri avrupa'ya göç ederken, diğeri afrika'da kalmayı sürdürmüştür. avrupa'ya giden kol orada h. neanderthalensis'e evrimleşmiş, afrika'da kalan kol ise bize, yani h. sapiens türüne evrimleşmiştir.

    bulunuş yılı: 1908

    1908 yılında heidelberg, almanya’da mauer köyünün kuzeyindeki rösch kum ocağında çalışan bir işçi tarafından ilk örnekleri bulundu. bulunan alt çene kemiği bir kaç azı dişi harici neredeyse tamdı, oldukça ağır yapılı ve çeneden yoksundu. alman bilim insanı otto schoetensack, bu bulguyu inceleyen ilk insandı ve tür ismi olarak homo heidelbergensis ‘i önerdi.

    boy : erkeklerde: 1.70, kadınlarda 1.50. (ortalama)
    kilo: erkeklerde: 65, kadınlarda: 50
    yaş: 600 - 250 bin yıl önce

    homo neanderthalensis

    nasıl görünüyordu-erkek - berlin doğa tarihleri müzesi

    nasıl görünüyordu-dişi- berlin doğa tarihleri müzesi.

    fazlasıyla uzadı farkındayım ancak homo neanderthalensisleri kısa kesip bitirmek gerçekten bu türe haksızlık olur. benim okuyup araştırmaktan en çok zevk aldığım eğlendiğim ve ilgimi çeken türdür.

    homo neanderthalensis! yani meşhur neandertal insanı. bu tür, eski biyolojik tanımlar dahilinde, bizlerle bir zamanlar karışıp çiftleşebildikleri ve verimli döller verebildikleri için, "alt tür olmaları gerektiği" gibi bir yanılgıyla homo sapiens neanderthalensis olarak isimlendirilmişlerdir. ne var ki güncel evrimsel çalışmalar sayesinde çiftleşebilen türlerin aynı türe ait olmak zorunda olmadığını, türler arasında hibritleşmenin olabileceğini biliyoruz ve bu yüzden, bizden oldukça farklı olan bu türü ayrı bir tür olarak kategorize etmekte bir hata bulunmadığının farkındayız. bu sebeple, neandertal insanı homo neanderthalensis tür adıyla bilinmektedir.

    homo neanderthalensis ile bizim dna'mız %99.6 oranında tıpatıp aynıdır

    bu tür, günümüzden 600.000 yıl öncesinden 30.000 yıl öncesine kadar yaşamıştır. dolayısıyla soyu en son tükenen insan türlerinden biridir. h. heidelbergensis'in avrupa'ya göç eden kolunun bir devamı olarak, özellikle bugünkü almanya ve fransa'nın kuzey bölgelerinde evrimleşmiştir ve geniş bir bölgeye yayılmıştır. neandertaller'in avrupa içerisinde türleşerek yükselmeleri, günümüzden 350.000 yıl kadar öncesine denk gelmektedir. ne yazık ki yok oluş tarihleri ve sebepleri tam olarak bilinmemektedir. ancak tüm bulgular, yok oluş tarihlerinin 40.000-30.000 yıl öncesine denk geldiğine işaret etmektedir. bazı bulgular, türün 10.000 yıl öncesine kadar bile yaşadığını göstermektedir; ancak bu konu halen tartışılmaktadır.

    <<<<homo neanderthalensisler bizim atamız değil kuzenimizdir.

    türe ait ilk fosiller 1829 yılında, bugün belçika olarak bilinen bölgede philippe-charles schmerling ve 1848 yılında forbes' quarry gibraltar tarafından bulunmuştur. o günden bu yana, 400 farklı neandertal bireyinin fosillerine ulaşılmıştır.

    neandertaller’in bulunduğu bölgelerde çok fazla sayıda el aleti ve el yapımı silah bulunmuştur! neandertaller avcılar olarak yaşamışlardı, ölülerini gömerlerdi. daha çok avrupa ve orta doğu’da bulundular. o kadar çok sayıda kalıntı bulundu ki, onları çeşitli bölgelere göre ayırmamız mümkündür. örneğin batı avrupa’da yaşayanlar çok daha kuvvetli ve sağlam kemiklere sahiplerdi ve “klasik neandertaller” olarak isimlendirildiler.

    neandertaller'in soy hattını zaman çizelgesine koyduğumuzda, müthiş bir evrimsel geçiş görmemiz mümkündür. elimizde türe ait çok sayıda fosil olması, daha önceden bahsettiğimiz "filmin içerisinden fotoğraf kareleri" alma benzetmesini anlatmamıza imkan vermektedir

    şempanze-sapiens-neanderthal üçlüsünün kemik yapıları

    ---------------------------------kaynaklar-------------------------------------------
    vikipedi
    evrimağacı
    evrimselantropoloji
    doğa tarihleri müzeleri
    sapiens(kitap)-harari
    paleontoloji ve evrim( kitap)-derek turner
    insan ve evrim gerçeği(kitap)- adam şenel
    soyağacımızdaki maymun(kitap)- harris

    ---kesinlikle baştan sona izleyiniz..
    walking with... belgesel serisi ( bbc)
    the history of earth belgesel serisi ( bbc)
    ---kesinlikle baştan sona izleyiniz
  • çok uzundu okuyamadım, ama şunu bırakmak istiyorum bu başlığa katkı amaçlı.

    (bkz: tavşandan gelmek)

    maymun filan deniliyor ama 50-60 milyon yıl önceye gidildiğinde ortak atamız küçük kemirgen memelilerdir.

    benim favorim fare, sincap değil tavşan, eğer seçim şansımız varsa.
    evet tavşan, zoruna mı gitti?

    (bkz: tavşan)
    (bkz: rodentia)
    (bkz: primatlar)
    (bkz: memeli)
  • (bkz: nisyan) arapça kökenli, kur'an'da da geçen unutan anlamına gelen kelime. unutmak fıtratımızda varsa demek ki...