şükela:  tümü | bugün
  • kısa çöpü çekip gecenin ikisinde bira almaya gittiğin andır.
  • gidilen haftasonu tatilinde, hoslanilan kizin, diger arkadaslarla yasadigi sorunlar neticesinde, seni sucladigi ve bir daha gorusmek istemedigini soyledigi andir...bilsem gidermiydim yahu..
  • bir c.tesi akşamı kankanın evinde kalınmaktadır.derken film için çerez ve kola alınmaya çıkılır.

    evin aşağı tarafında 3 tane market varken üstte yeni açılan markete gidersin.yokuşu tırmandıktan sonra yola çıkılır ve yoldan geçen bir araba yanında durur; ' x.. y.. neabeeer ? ' diyen şirin bi kafa çıkar arka camdan...

    işte o kafa aylardır görmediğin ve görmemek için elinden geleni yaptığın (bkz: reddedilmek) sevdiğindir...
  • altunizade trafiğini, tem sapağını geçtikten sonra farkettiği andır.
  • kendini sanssizliga teslim ettigi andir. o yuzden yapmayacaksin; sanssiz oldugunu anlamayacaksin, sanssizliklari yokmus olmamis sayacaksin, sanssizlik hissine teslim olmayacaksin.
    ondan sonra sans kapidan baktirir kazma kurek yaktirir, kazmam kuregim gitti demeyeceksin de isindim ne guzel diyeceksin. bu kivama gelmek icin ise kafayi bir kac kez kirmis olmak yeterli, sonrasi omur boyu nese.
  • evde bulunmak durumunda olduğun bir haftasonu bilgisayar başında çalışırken, televizyonda sevdiğin hepi topu bir kaç tane program` :himym`` :prison break`` :two and a half men` birer birer kaçırıldıktan sonra, en azından bir tanesini` :chuck` yemek için mola vereceğin araya denk getirmeye çalışırsın. getirirsin de. sonra masaya oturursun ve kanalı açarsın, sesi de açarsın.

    eğer hemen o anda reklam girmediyse bile en fazla 10 saniye içinde mutlaka girecektir. bunun üzerine 5 dakika zaping yapıp geri dönmek için söylene söylene kanalı değiştirirsin. sonra dönmeyi unutursun. tekrar açtığında ise programın son sahnesini görürsün, hemen ardından program biter ve yine reklam girer. zaten senin de yemek aran bitmiş olur.

    buna mukabil, akşam işlerini bitirip tv'yi açayım dediğinde, nefret ettiğin hangi program` :ghost whisperer`` :pushing daisies` varsa bütün ihtişamıyla seni karşılar, kanal değiştirip arada bitti mi acaba diye kontrol ettiğinde de kesinlikle bitmemiş olduğu gibi asla reklamlara da denk gelmezsin, tek sahnesini bile kaçırman imkansızdır.

    işte o an değildir şanssız olduğunu anladığın an.

    hayatında bu gibi ufak tefek günlük, hatta anlık meseleler her zaman ters gittiği için bu durumu artık garipsemediğini fark ederek kendi kendine manyağın oğlu gibi gülümsediğin, yüzünü havaya dönerek murphy'ye çapkınca göz kırptığın andır.
  • çıkarken anahtarı almayı unuttuğun tek günde kapıda kaldığın andır.
  • bisikletle yaklaşık 2 km yokuş çıktıktan sonra tam yokuş aşağı inecekken lastiğin patlaması. akabinde bisiklet yokuş aşağı elde götürülürken küfür etmeye başlanılan andır.
  • (bkz: ironic)

    "meeting the man of my dreams. and then meeting his beautiful wife."
  • şanssız olduğunu anladığı andır. yoksa, anlamasan bir şekilde atlatırsın olayı, kısmet dersin, başkaları sebep oldu dersin ama şanssız olduğunu anladığın an, hep şanssız olacağını düşünürsün ve gelir seni bulur, mimlenirsin işte, kafan hep oraya çalışır. bu sene benim beynim iyi the secret yaptı, erken davranıp, kitap yazıp, voliyi vurabilirdim, şanssızlık işte :(