şükela:  tümü | bugün
  • sevgisizlik mi, sahipsizlik mi

    yoksa insanın üzerine benzin dökülüp yakılması mı

    ya da aşk acısı mı

    kerpetenle et parçalarının sökülmesi mi

    sahi bir insanın yaşayabileceği en yüksek seviyede acı nedir?

    sonu ölüme çıkacak her canı dayanabilir belki de...
  • bir yerde duymuştum: "iki çocuğunun arasında seçim yapmak zorunda kalmaktır" diye. iki oğlum var, yaşadıkça daha iyi anlıyor insan, bu sözün doğruluğunu.
  • bu başlığa bu saatte "ölüm" cevabı yazılır.
    bir de gündüz gözüyle yazmak var ki kuvvetle muhtemel "en sevdiğinin ölümü" derim kendi adıma.
    biliyormusunuz; bu acıdan sonra başka bir acıyı hissedemiyosunuz.hisleriniz uyuşuyo.
  • (bkz: evlat acısı)

    six feet under'da brenda'nın dediği gibi;

    "annesi ya da babası ölene yetim ya da öksüz, karısı ya da kocası ölene dul denir. ama çocuğu ölene hiçbir şey denmez, belki de adı konulamayacak kadar korkunç bir şeydir."
  • evlat acısı. tüm anne babalar anlar. yaşayanlar daha çok anlar. kızımın doğum öncesi yaşadığı rahatsızlık ile dünyadaki en büyük çaresizlik nedir, nasıl büyük bir yumrudur yurekde anlamıştım. çok şükür atlattık o kötü zamanları (bkz: cmv) allah kimseye yaşatmasın.

    not: çevresinde bu konuda muzdarip varsa çok büyük deneyim ve bilgiye sahibim her türlü yardımcı olabilirim.
  • şüphesiz ki evladın ölmesi değildir.
    evladın; maske taktığı, saçlarının döküldüğü, bembeyaz bir yüz ile gülümsediği, oynamak istediği ancak halinin olmadığı, eridiği.....eridiği....eridiği....bittiği sürece şahit olan anne baba acısıdır.
  • kesinlikle evlat acısıdır. ancak burda, ölüm gibi korkunç bir şeyin bile hafif kalacağı, akıl sınırlarını zorlayan acılar mevcuttur. hepimiz yeni okuduk, cesedi tecavüze uğrayan minik yavruyu. bunun canlısını yaşayanlar var. üvey anne baba elinde işkence görenler var. bunların anne babaları ne hisseder, tahayyül dahi ettirmesin allah kimseye.
  • -evlat acısı
    -anne baba kardeş acısı
    -evladının, ananın, babanın vs delirdiğini ve sizi hatırlamadığını görmek
    -aşk acısı
  • inanılan herhangi bir şey için insanın ömrü boyunca ve kanının son damlasına kadar savaşmasından sonra, inanılan o şeyin bomboş ve yalandan bir şey olduğunu; ölüm kapıyı çaldığı anda anlaması. bu inanılan şey din, kişi, ideoloji, felsefî düşünce, toplumsal kurallar, para kısacası her şey olabilir.

    ivan ilyiç sendromu diye bir şey kesinlikle var. kanserden genç yaşta ölüp gitmeyi isterim ama ivan ilyiç'in düşüncelerine sahip olarak 100 yaşında ölmek istemem. varlığı ve düzeni yadsıyan nihilistleri çok iyi anlayabiliyorum bazen.