şükela:  tümü | bugün
232 entry daha
  • uğruna hayallerinizden vazgeçtiğiniz kişinin hayalleri uğruna sizden vazgeçmesi.
  • dün, sadece evdekileri şaşırtmak ve tepki ölçmek için "ben oyuncu mu olsam?" dedim. tamamen atmıştım, hiç de öyle bir niyet yok yani ortada. vay efendim, benim peder zaten bu lafı bekliyormuş sanki... adam bir atıldı konuya. sanıyor ben ciddi ciddi kursa gitçem, dersler alıcam, yarın star tv'de dizim başlayacak filan. diyor ki "sen mi olucan? olmaz senden oyuncu. nasıl ezberlicen de oynican? oyuncu olcakmış".. olamaz, yapamaz, başaramaz. eminim konu oyunculuk olmasa, yine diyecek "nası yani? olmaz ki senden"..
    sonra devam ediyor "sen küçük gördün öğretmenliği... yok ben öğretmen olmam baba dedin, reklamcı olucam dedin, okudun, eee? reklamcı da olmadın?".. evet, hala bir şey olmadım. onun gibi öğretmen olmak istemedim, reklamcılık okudum, üstelik çok başarılı bir öğrenciydim; ama gerisi gelmedi. tutturamamışım işte. çalıştığım yerler uymadı, istifa ettim, evdeyim. evet, bok gibi kaldım işte. ben de düşünüyorum hayatımın gitmediğini. iyi ki söyledin bana!
    tabii o an benim kafa atıyor; "bir şey olmadım ama benim aşağılık kompleksim yok" diyorum ağlayarak. evet, gerçekler acıtırmış... ikimizi de acıttı şimdi...
    birden geldi sinirle, yüzü kıpkırmızı. "sen beni sevmiyor musun?", "anladım, demek ki benim düşmanımsın", "bundan sonra benden hiçbir şey istemiceksin, annene söylersin"... sonra çıkardı üstündeki atleti ve delirmiş bir halde parçaladı. o an durdum, ağlayamadım.
    sonra gitti içeri.. yine bir şeyler dedi.. "biz yapamazsın dedik diye mi hiçbir şey yapamadın" gibi ağır şeyler.. ve gece tekrar konuşmadık. ben yine ağladım; o da uyuyamadı sanırım.

    bazen böyle tepkiler yapıyor. kendince, bir anlık sinir yüzünden... sonra hemen, sanki çok kolaymış gibi "öpeyim" diyor. öpünce geçer sanıyor...

    bir kere o atlet parçalama neydi ya!? bunun videosu olsa kesin youtube'da rekor kırar.
  • üniversite bittiği zaman çalışmak zorunda olmak. yapmak istediğin çoğu şeye zamanının ve enerjinin kalmayacak olması
  • emek hırsızlığı. (bkz: tavla)

    şaka tabi sadece tavla için değil gündelik hayatta da başımıza çok gelmektedir. sen uğraş didin yap birşeyler ürünü başkası alsın götürsün. sana da götüyle gülsün.

    ayrıca bayramdan sonra memleketten ayrılmak da çok koyar. anne baba el sallarken boğazına bir düğüm oturur herkesin.
  • konuyla ilgili en ufak bir bilgi kırıntısı olmayan adamın, sizi "etik" yönden incelemesi, sonunda da bir poh anlamış gibi size "onay" vermesi.
  • belirsizlikler.
  • annenin masadaki siyah zeytinlere uzun uzun bakıp "köyde daha 7-8 yaşlarındayken, tarlada çalışan babam ve amcam öğle yemeği için para verip siyah zeytin almak üzere bakkala gönderirlerdi, bakkal ikisinin de zeytinlerini ayrı ayrı külahlara koyup elime tutuştururdu, yoldayken iki külahtan da birer tane alıp tatlı niyetine, meyve yerine yerdim. sonra da anlamamaları için külahı güzelce kapatıp babamlara verirdim" demesi. sadece birer tane yavv, demek ki kızıyorlarmış ki "anlamamaları için güzelce kapatıyordum" diyor. ızdırabını sikeyim be yokluk.
    (bkz: insanın zoruna giden şeyler/@zemin yesil 12 yildiz 3 ok sari)
  • yüksek lisans yaparken aileden harçlık almak zorunda olmak. bunun doktora aşaması da var ki insanı kara kara düşündürüyor. hayır hem yüksek lisans yapıp hem çalışınca ikisinin de istenilen verimlilik düzeyinin altında olacağını düşünüp o fikri reddetmiştim. hem pişmanım hem değilim!
  • telefonda 10 kelimesinden 8'i canım olan kızın bir şeyler isteyeceğini bilmek. yatmadığın bir kız canım diyorsa seni sikmeye çalışıyordur cancağızım.
1134 entry daha