şükela:  tümü | bugün
  • hiçbir şekilde anlamlandıramadığım bir davranış stilidir. maaş bence oldukça özel hayatı ilgilendiren bir durumdur. kişi özellikle belirtmedikçe - ki onun da çok kısıtlı bir kullanım alanı var bence- sorulacak, sorgulanacak bir şey değildir.

    ben ailemden kimsenin maaşını bilmiyorum. onlar da benim ne kazandığımı bilmiyor. birine bir şey lazım olursa da herkes elden geldiğince yardım ediyor. hiç böyle merak dürtülerimiz yok. o yüzden başkalarını da anlamakta büyük sorun yaşıyorum.

    sürekli para konuşmak, birbirinin kuruşuna kadar hesap istemek gibi enteresan ilişki formları yaşayan bireyler de mevcut. yanımda sohbet etmelerine bile dayanamıyorum.
    kafaları onun maaşı, bunun evi, şunun telefonu yerine kendimizi geliştirmeye yorsak, belki daha faydalı olacak ama neyse.
  • benim de oldukça rahatsız olduğum bir durum bu. sadece maaş değil ev - araba kredisine ne kadar ödediğine kadar soruyorlar.

    ailemin sorması değil de uzak akrabanın, arkadaşın, en kötüsü de iş arkadaşının falan sorması beni deli ediyor.

    hayatımda hiç kimsenin hiçbir şeyini merak etmeyen bana sayıyla mı veriyorlar bu tipleri bilemiyorum.
  • şimdiye dek kimseye maaşını, yediğini, içtiğini, okulunu, anasının, babasının, eşinin mesleğini, gelirini, aidatını, arabasını, gayrımenkulunu sormadım. insanlar bu ilkel istiflemecilik paranoyasını muhabbetin odak noktası yapabiliyor. bugün herhangi bir haneye yanaşın "arabayı kaça aldın?", "düğünde abin ne taktı?" vs vs sonu gelmez.

    tiksiniyorum arkadaş. hangi hesabın peşindesin? beni mi sikeceksin baco nedir derdin? neyin anketi bu çakal?

    bunu birisi sorduğunda resmen seçici hafızam devreye giriyor ve o şahsı "pislik" kategorisine sokuyorum. ana, baba, amca, kuzen ayırmadan...

    ha overreacting midir? şöyle söyleyeyim bu zamana kadar her türlü pisliği, vukuatı, kurguyu gördüm ve her şey an be an hafızamda. şu ya da benzer düsturda bir yaklaşım çok özel ve kaide kabul edilemeyecek spesifik durumlar dışında milli leşlik göstergesidir. rahat 150 milletten insan tanımışımdır. direkt kaçınma sebebidir a dostlar.

    ha işin şu yönü var. insanları yargılamaz, talepkar olmaz ve güvenlerini sarsmazsanız zaten sizinle gerektiğinde gereken şeyleri siz istemeden de paylaşırlar. uzun lafın kısası pek hayra alamet olmayan bir sorudur.

    not: tekrar belirtelim spesifik vaziyetler haricinde bu hususta merak geliştirilmesi üzerine yapılmış tanımdır.
  • birkaç yıl önce bir organizasyona katıldım. farklı ülkelerde aynı meslekleri icra eden insaları bir araya getiren bir organizasyondu. amaç bilgi ve tecürbelerin paylaşılmasıydı. ingiliz hakimler ile türk hakimlerin buluşmasında, tahmin edebileceğiniz gibi, türk hakimlerin ingilizlere sorduğu ilk soru "ayda kaç para kazanıyorsunuz" idi. bu yersiz soru karşısında ingilizler ne diyeceklerini bilemediler.

    maaş ülkeden ülkeye şehirden şehire hatta şirketten şirkete değişen ve özel hayatın parçası olan bir olgudur. ancak bizim gibi az gelişmiş ülkelerde para eşittir kalite olduğu için maaş büyük bir merak konusudur. maaşı yüksek olan insan iyi düşük olan kötüdür. maaşı direk soramayan insan nerde oturuyosun kaç para kira veriyosun ne marka araban var gibi maaşa endeksli sorular sorarak maaşını tahmin etmeye çalışırlar. bu tip insanlar için kaç para maaşın var ile kaç yaşındasın aynı nitelikte sorulardır. bu nedenle maaşı öğrenmek amacıyla sorular beni gerer ve soran insandan pek hazetmem. maaş gizli bilgidir hatta bazı şirketlerde maaşın bilinmesi kovulma sebebidir zira aynı pozisyondaki insanlar arasında farklılıklar olabilir ve kimsenin bunu bilmesine gerek yoktur.
  • kredi taksit aidat değilde, direk maaş sormaları beni çok rahatsız ediyor. bir üst leveli ise yeni evlendiğimde akrabalarımızın eşimin maaşını sorması ise über gıcık eden durumdu. anneme babama bile söylemedim vallahi pek hoşumuza gitmiyor bu muhabbetler söylemiyoruz diye savıyordum başımdan.
  • az maaş alanlar çok maaş alanları hedef olarak görmesin diye ayıp olarak yutturulmaya çalışılan hadisedir. zaten millet olarak standart dışı bir şey yaptığımızda , yaptığımız eylemin başına (bkz: söylemesi ayıp) kelamını eklememiz de bu sebepledir. misal , yozgat'a gitmişseniz veya pilav üstü kuru yemişseniz bunu anlatırken başına söylemesi ayıp koymazsınız. amaaaa puket'e gidilip kaplan daşağında marine edilmiş unicorn götü yedim diyecekseniz başına mecburen söylemesi ayıp eklemeniz iktiza etmektedir.
  • soran açısından düşünüldüğünde gereksiz bir hareket. muhabbet arasında adam söylerse eyvallah. ama kalkıp da sorgulamak gereksiz.

    bir diğer açıdan da bu kadar gizli tutmaya çalışmak bir biçimde saygısızca olduğunu düşünmek de abartılı bir hareket. bilindiği gibi şirketlerde çalışanlar birbirinin maaşını sormaları ya da söylemeleri yasaktır. ben hiç sallamam mesela. biraz daha samimi olduğum çocuklar ayda 20.000 tl aldığımız efsaneleri dolaştığı için merak edip sorduklarında cevapliyorum. gizlesen ne olur nedir yani?
  • - ayda 16 758 ytl ama arada bir 55-60 milyon euro geldigi de olmuyor degil.
  • ...