şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın en yorucu işlerinden biridir. bu sebeple öğretmenlik kutsal bir meslektir esasen, lakin biz işin daha az akademik kısmına bakalım.

    öncelikle değiştirmeye çalışacağımız kişinin hayatımızdaki yerini, daha da önemlisi onun hayatındaki bizim yerimizi gözden geçiriyoruz. bu noktanın merkeze olan uzaklığını(d) yarıçapa(r) bölüp 100 ile çarptığımızda elde ettiğimiz sonuç(*) %50'den küçükse anlıyoruz ki bu kişinin hayatında önemli bir yerlerdeyiz, onu güzelce evirip çevirmeyi denemeye başlayabiliriz.

    bu işi yaparken dikkat etmemiz elzem iki husus şudur ki, ne olursa olsun ilk deneme imalar üzerine kurulu olmalıdır. hafif hafif imalı latifeler olsun, fıkralar olsun, şarkılar türküler olsun bunu karşı tarafa zerk ediyoruz. kişi ilk şoku atlattıktan sonra bu sefer ısrara başlıyoruz. ve bu bizim için uykusuz gecelerin başlangıcı demek oluyor. acaba çok mu zorluyorum, işe yarıyor mu, osuruktan nem mi kapıyorum, tavanın badanası eksik mi olmuş ne hafiften de çatlaklar var bak.

    ve fakat, duvarı ve kartonpiyerleri rahat bırakıp uyuyoruz. sonraki günlerde gelişme var mı şeklinde sürekli bir kontrol sürekli bir deneme yanılma durumuna giriyoruz ki, elzem durumlardan biri de burada ortaya çıkıyor. bunu karşı tarafa belli etmemeye çalışıyoruz. çok uzatmayalım, bir süre sonra gördüğümüz her yanlışta* tekrar tekrar kendine bakmalısın, biraz empati yapmalısın türevi cümlelerle daha da bir üstüne gidiyoruz karşı tarafın. bu bize uykusuzluktan da beter olan, kesik uyku durumuna mal oluyor. bir yandan üzülüyoruz, bir yandan da değiştirme kararımızı geri alamıyoruz.

    içimizde patlıyor bir nevi. neden? çünkü karşı taraftan oyunu etkileyebilecek bir destek göremedik. duvara toslayıp, toslayıp geri döndük.

    'olduramadım' diyoruz son bir, bir de 'peki' ekliyoruz ve tavanın altını kısıyoruz. vazgeçiyoruz değiştirme eyleminden, uykusuz gecelere elveda çekiyoruz ve bu kadar yorucu durumdan, eylemden sonra dinlenmeye başlıyoruz.

    not: evet ilgili olarak sevgiliyi değiştirmeye çalışmak ve eğitim başlıkları da konuyu inceliyor, lakin ne çok genelleyeyim, ne de çok özele ineyim istedim.

    edit: (*)'da belirttiğimiz formülü vermeyi unutmuşuz; (d/r).100 işleminin sonucuyla bulunabilir.
  • insanları değiştirmeye çalışmak, bu nu denemek bile değiştirilmeye çalışılan kişi tarafından hakaret olarak algılanabilir. zaten böyle bir eyleme girişen zatı muhtereminde değiştirmeye çalıştığı kişiye saygı duymadığı açıktır. dolayısıyla bu konunun değiştirme işlemini gerçekleştirecek kişiyle tartışılması gibi bir konu gündeme gelirse, " bak arkadaşım yaptığın iş yanlış insanları değiştirmeye çaılışmakla hata ediyorsun" gibi bir sözle bile aslında öğüt vermeye çalıştığımız kişinin konumuna düştüğümüzü eşşekler gibi fark ederiz. sonuç olarak değişmesini istediğimiz kişi üzerinde daha incelikli hesaplar yapmaya başlar ve durumun daha da mide bulandırıcı bir hal almasını engellemek için tartışmaya dönüşebilecek muhtemel diyaloglardan uzak durmaya çalışır, ama altan alta ayar vermeyide ihmal etmeyiz. sonra bir bakarız işler boka sarmış hiç istemediğimiz bir yöne doğru gidiyor işte o zaman ne halt yemeye çalıştığımızın fark eder ama büyük ihtimalle ipin ucunu kaçırmış oluruz. duruma göre, kişiye göre ve tahmin edilemeyecek daha bir çok etkene göre değişebilecek bu önermeyle varılabilecek hangi bir sonucun muhtemelen yanlış olacağını peşinen kabul etmek konusunda teredüt etmenin bile aslında kişiliğimizi oluşturan ve değiştirilemez diye nitelendirdiğimiz kaidelerden ileri geldiğini kendimize kanıtlayabildiğimizde bu kötü huyumuzdan vazgeçebileceğimize inanıyorum.
  • (bkz: imkansız)
  • insanları geliştirmeye çalıştığınızda, genellikle yanlış algılanıp yaptığınız sanılan şeydir.

    (kime göre, neye göre tartışması bu konuda yersizdir).
  • beyhude bir ugra$tir ancak yine de insani bir$eyler donu$turdugune, insanliga bir guzellik daha ekledigine dair sacma, bir o kadar da tatmin edici bir fikirle ba$ba$a birakir. tabii burada hem degi$tirilmeye cali$anin hem degi$tirmeye cali$anin i$birligine deger bir birliktelikleri olmasi, aralarinda bir bag, bir elektrik kurulmasi gerekli $arttir; obur turlu odunu ne kadar yontsan yontulmayabilir.

    i$e olumsuz tarafindan bakmak gerekirse, belki bir insani degi$tirmeye cali$arak cok buyuk bir hata yapiyor olunabilir: belki o ki$i kendi gokkubbesinde kendi ucmaktan memnundur; yeni ufuklar gereksiz ve hatta yipratici olacaktir, bilinemez. yine de zaman ve sevgi varsa her iki tarafin elinde de, sonunda ba$arisiz bile olunsa, en azindan bir$eyler her iki taraftan birbirlerine akar ki zaten en onemlisi de koklu, tumdenci bir degi$iklik ararken degi$tireni de degi$tiren o kucuk ama mukemmel dokunu$ degil midir?
  • çoğunlukla kadınların ilişkide olduğu erkeklere yaptığı olaydır. kadın muhteşem bir içgüdüyle bu değiştirme işini yapmaya başlar. önceleri yavaş yavaş kıvama getirir. daha sonra da dozajı arttırıp öldürücü değişiklikleri yapar. peki kadın mutlu olur mu bundan? hayır elbette. bir tartışmada "sen eskisi gibi değilsin" "sen çok değiştin" "eski sevdiğim romantik adam nerde" gibi serzenişte bulunurlar.
    peki sormazlar mı neden değiştirdin? eskisini neden beğen(mi)yorsun? yenisini neden beğen(mi)yorsun? diye.
    sonuç olarak aptalca bir harekettir. değiştiren insanda değiştirilen insanda mutlu olmaz. ama sürekli bir biçimde yapılır nedense.
  • türkiye'deki siyasi partilerinin çogunun da beceremedigi seydir.
    insanlar degisseydi neler neler olurdu.