şükela:  tümü | bugün
  • artık neredeyse günlük yaşamın bir parçası haline gelen ve son zamanlarda beni çok rahatsız eden durum. işin emperyalizm tarafına mı yanayım, şekilciliğimize mi yanayım onu da bilmiyorum. tamam artık evrensel bilgi aktarımı için şart ingilizce. ama derdini halledecek kadar bilinmesi yeter...

    yanlış anlaşılmasın ingilizce ile bir problemim yok. hatta iyi de sayılır ingilizcem. eskiden ben de şekilciymişim bu konuda, kabul edebilirim. ama geçen yıl uluslararası bir tıp kongresine katıldım. sunum yaptım. sunumlar izledim. bu konuya bakışım orada değişti. kongrenin ilk günü mal gibi haha koca profesörlerin ingilizcesine bak ben öğrenci halimle daha iyiyim diyordum içimden. ama sonra asıl değerli olanın bilgi olduğunu anladım. elin arabı, japonu, afrikalısı orada çat pat ingilizcesiyle sunum yaptı. inanın herkes adamlar ne diyor nasıl faydalanabiliriz diye düşündü ve anlamak için yırtındı. kimse de ahahaha ingilizceye bak kim çağırdı lan bunları falan demedi. çünkü bir insan katma değer yaratıyorsa, türkler hariç, herkes öyle veya böyle onu anlamaya çalışıyor. bir insanın ne dediğinden çok telaffuzuna bakan tek milletiz belki de.

    bu arada konu emperyalizm'den açılmışken şuna da değinmek isterim; onlar türkçe biliyor mu? sen neden ingilizce biliyorsun? zihniyetine de karşıyım. ulan üretmiyorsun ki. sırf mevlana için farsça öğrenen bir sürü kişi var dünyada. biz mesela tıp için latince öğreniyoruz az da olsa. konservatuarda okuyanlar opera için italyanca öğreniyor. yenilikleri takip edip güncel kalabilmek için ingilizce şart... bu örnekler çoğaltılabilir. peki bir yabancı neden türkçe öğrenmeli? webcam açıp taşak muhabbeti mi yapacak?

    edebiyat, bilim, müzik, sanayi vb gibi alanlarda öyle hızlı ve çok üreteceksin ki bu iş çeviriyle olmuyor deyip dilini öğrenecekler. biz hem üretmiyoruz, hem üreteni linç ediyoruz.*****hem de üretmeye kalkanın önünü kesiyoruz. bazen diyorum bir kere geliyorsun dünyaya boşver. sonra da boşveriyorum. öylesine bir yazı zaten bu. siz de boşverin...

    hatta alın eğlenin
  • "bir pronunciation'a bakarım pronunciation mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye"
  • adam olun len denilesi bişey... (bkz: fatih terim). fatih hoca bu çerçeve de değerlendirilse bizim mahallenin takımı emanet edilmez herhalde kendisine.

    pek bi ecnebi özentiği kanımca. ama yapanını da görmedim daha.
  • ingilizce egitim aldiginiz okulda tek kelime ingilizce bilmeyen hoca gelip size 50 yil oncesinin tekniklerini anlatmaya basladiginda gayet de dogru bir degerlendirme oldugu anlasilir. arkadasim madem dil ogrenemiyorsun akademisyenlik senin neyine? sonra dunya yurur gider, sen alanindaki gelismelere 1000 km oteden bakarsin mal gibi.
  • (bkz: seems legit)
  • mumkundur.

    hic yurtdisina cikmadigi halde muthis bir kivraklikla ingilizce konusan insan: cok saygi duyarim, az buz azim gerektirmiyor o seviyeye gelmek.

    guncel olaylarla ilgili ingilizce kaynaklari okuyup anlayabilen universite mezunu: notr yaklasirim, olmasi gereken bu zaten.

    ingilizce akademik kaynaklari anlamayan, bunlardan dogrudan beslenemeyen uzman doktor veya doktorali insan: alanindaki yetkinligine temkinli yaklasirim. bu zamana kadar gaza gelip ogrenmemesine sasiririm. dunyanin herhangi bir yerinde yapilmis bir calismadan haberdar olmasi kim bilir kac yil aliyordur.

    tezini/makalesini turkce yazip esine dostuna cevirttiren, baskasina cevirttigi ingilizce makaleyi yayin diye basan doktor/doktorali insan: pek saygi duymam. tamamen kendi emegi olmasi gereken bir urun icin yardim aliyor, ama tamamen kendine aitmis gibi sunuyor.

    ingilizce bilmeyen universite mezunu: notr yaklasirim. turkiye'deki egitim sartlarini biliyoruz hepimiz. imkan bulamamis olabilir.
  • orta dogu ve 3. dunya ulkelerinde hayatin anlami seklinde ele alinan bir durumdur. cnbc-e dizilerine fazla kaptiran mallar yurtdisinda herkesi york duku gibi ingilizce konusuyor sanir. ama durum oyle degildir. veya adamin biri cikar beyin nakli yapar sonra burda adamin ingilizcesiyle dalga gecen mallar cikar. sanki adamin birey olarak oyle bir sorumlulugu varmis gibi. yapilan ise gore uluslararasi bir pozisyondaysaniz veya lokasyondaysiniz zaten iyi bir ingilizceniz varsa ordasinizdir. degerlendirmeye gerek olmayan kabul gormus bir ingilizce vardir ortada. ozellikle sozlukte cok gorulen bu yanilginin en buyuk magdurlarindan biri nuri bilge ceylandir sanirsam. sen 94'ten beri cannes'in am.na koy sonra burda post-ergenin biri gelip hakkinda atip tutsun...