şükela:  tümü | bugün
  • insanların yüzyıllardır bile bile yaptıkları hatadır.

    zamanımızda; siyasilerin, müzisyenlerin, sporcuların, şeyhlerin, papazların, sosyal medya meşhurlarının, şair ve yazarların...

    geçmişte; devlet ve kabile liderlerinin, din adamlarının, bir akım kurmuş olan kişilerin...

    tarihin her döneminde ise güce sahip olanların diğerleri tarafından ilahlaştırılmasıdır.

    günümüzde insan kalitesinin giderek düşmesinden ötürü, sıradan insanlara verilen değer ve önem her geçen gün daha da artmaktadır.

    bu hastalık tarzında ki anlayış; putlaştırılmış kişilerin hiç bir hatasının olmadığı ve olamayacağı, kendisi ile ilgili yanlış bir iş ya da olay görülse dahi 'vardır bir bildiği' diyerek geçiştirilmeye çalışıldığı şeklinde yorumların yapılmasına insanları itmektedir.

    başlangıçta; sempati ve sevgi duymak olarak masumane şekilde oluşan bu olgu; ileri dönemlerde putlaştırılmış kişinin peygamber seviyesinde görülerek; hatasız ve günahsız (yanlışsız) algılanmasına yol açmaktadır.

    bizim toplumumuzda; aşırı solcusundan, aşırı sağcısına kadar; bu şekilde görülen ve sahiplenilen kişiler o kadar fazladır ki, örneklendirmeye sayfalar yetmez.

    ---

    konu hakkında kısa bir alıntı:

    adî b.hatem, kavminin reisi bir zat olup cahiliyyet döneminde hıristiyan olmuştu. kabile başkanı sıfatıyla hz.peygamberin islâm'a daveti kendisine ulaşınca, kaçarcasına şam'a gitti.

    adî'nin kız kardeşi ve kabilesinden bir topluluk islâm askerlerine esir düşünce, hz.peygamber (s.a.v.) onun cömertliği ile ünlü babası hatemî taî'nin hatırasına hürmeten, kız kardeşine ilgi gösterip ikramlarda bulundu. serbest bırakıldığı için şam'a giden bu kız kardeş, adî b. hâtem'i müslümanlığı kabule ve hz.peygamberle görüşmeye teşvik etti.

    adî b.hâtem de kalkıp medine'ye geldi. boynundaki gümüş haçla hz. peygamber'in huzuruna girdi.

    bu sırada allah'ın resûlü, tevbe sûresinden şu âyeti okuyordu:

    "yahûdiler ve hıristiyanlar allah'ı bırakarak hahamlarını, papazlarını ve meryem oğlu isa'yı rab edindiler. oysa ki onlar da ancak bir olan allah'a ibâdet etmekle emrolunmuşlardı. ondan başka hiçbir tanrı yoktur. allah, onların (tabîi ve yasal hâkimiyetine) eş tutageldikleri her şeyden beridir."

    hz.peygamber okumasını bitirince adî b. hatem şöyle der:

    -hıristiyanlar ve yahudiler papazlarını ve hahamlarını rab/ilâh edinmezlerdi ki...

    onun bu sözleri üzerine allah'ın resûlü şöyle buyurdu:

    -hayır, iş senin anladığın gibi değildir. papazlar ve hahamlar, allah'ın helâl kıldıklarını onlara haram kıldılar, haram kıldıklarını da helâl kıldılar. onlarda papazların ve hahamların, allah'ın emirleri ve yasakları ile çatışan buyruklarını benimsediler ve onlara tâbi oldular. bu tutumları ile allah'ı bırakıp onları rab edinmiş oldular. (ibn-i kesîrtevbe 31)