şükela:  tümü | bugün
  • tanımak istediğimiz insanlar az evrilmiş homosaphiensler ise tanımamak evladır, etraf kendini kandıran kusmuk düşünceli insanlarla dolu, toplumda bir güruha aidiyet duygusu adına benliklerinden öte uydurdukları şey hangi din hangi insanlık bilemesem de gayrı çok da şeyimde olmayan hödö
  • idrak edildiği anda kendini de tanıyamadığını fark ettiren çok acayip bir histir. bazı kişiler geçmişten gelir, o kişilerin bazı huyları oldum olası rahatsız eder ama serdeki hümanizm, "o da öyle biri işte" der ve sevmeye, dost olmaya devam eder. bir gün gelir tüm kötü öngörüler doğrulanır, o rahatsız edici huyların karakter sorunu olduğu anlaşılır. kendini saf salak hissetmekle, karşındakininin sinsiliğine şaşakalmak arasında bir yerlerde insanları tanıyamadığını kabul edersin. halbu ki hep kendini insanları tanımakla, kişiyi "kendisinden bile çok anlamakla" özdeşleştirmişsindir. demek ki kendini de tanıyamamışsındır. demek ki herkesi sevebilme yeteneğin çok da matah bir şey değilmiş, hem belki de insanları canavara dönüştüren tam da buymuş diye düşünürsün. yıllar geçtikçe geçmişten getirdiğin dostlar elenirken, yeni dost az edinirsin bu yüzden. ama içten içe artık o geride kalan üç beş kişiye bile şüpheyle bakarsın. kendini tanıyamadın, başka kimi tanıyacaksın?
  • insana acı verir. birkez daha bu durumu fark etmek insanı dizlerinin üzerine düşürüyor mu evet kesinlikle ama sözlük birkez daha göründüğü gibi olmayanı sevdiğimi anladım, allah çok büyük ve gönlümden geçeni ne dileğimi iyi biliyor, bana ikinci kez “kulum bu insan senin sevgini haketmiyor”u gösterdi. şükürler olsun ki içini dolduramadıkları gösteri inançlarını, önyargıları örümcek ağları ören kafaların sıradanlığını, özentiliğini ve gösteriş budalılığını birkez daha gösterdi. içinde ruh, vicdan, inanç, tutku, mertlik barındırmayan hiçbir şeyin bana bulaşmamasını her zamanki gibi yine diliyorum. allah herkese gönlü gibi günler versin. umarım bu gözlerim birgün ebedi kapanmadan gözlerimi hüzne boğanların yaptıklarını çekerken gördükten sonra kapanır, umarım verdikleri acının kefaleti olarak çektikleri bir acı olarak akıllarına ben geleyim, hakkımı helal etmiyorum, önyargıları ve egolarının beni düşürdükleri gibi onları esir alan bu duyguların ne biçim birşey olduklarını anlamalarını diliyorum, sadece bir ders almalarını, son sözüm sizin kadar acımasız değilim; herzaman herkesin yolu açık olsun.