şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: beyin)
  • çok saçma bi anket, tek sebep olmaz diye çok bilmiş bi şekilde geldim ama "aile"'yi görünce verdim şuku'yu. hakkaten şu aile kavramını çıkaranın anasını sikeyim, af edersiniz. hem bak aile kavramı olmasa, ananı sikeyim desem "e sik bana ne o ayrı, ben ayrı iki farklı insanız sonuçta" diye cevap alırım, kavga çıkmaz.

    tek merak ettiğim bu aile denen orospu çocuğu kavramı erkek mi çıkardı, kadın mı? kim çıkardıysa ona savaş açcam çünkü.

    hayır, erkeğin çıkarması çok saçma. napcan aileyi bilader? hamile kalmak gibi bi sıkıntın da yok. sikiş önüne gelenle, yaşlan, geber git işte.

    kadınlar çıkardıysa o zaman erlekler olarak kafamızı kullanalım. yok lan aile maile bundan sonra diyelim. dünyanın ataerkilliği ilk kez bi işimize yarasın. her gün apayrı bi kadınla sevişelim.

    ama işte korkum şu ki bu kavramı biz erkekler çıkardık. kilisedir, cemaattir - hep biz yok soyum devam etsin, yok bilmem ne... ya harbiden soy ne olm? ben geberdikten sonra soyum devam etmiş kaç yazar lan? harbiden beynimizi sikeyim eğer biz yaptıysak bunu!

    olm bi el atın lan. değiştirelim lan şunu. ha? bi gün capon, bi gün zenci, bi gün latin, bi gün sarışın, bi gün kumral, bi gün esmer... süper olmaz mı lan?

    kimsenin karısı yok. kimsenin kocası yok. herkes canı istediği gibi herkesle sevişiyo. cık cık cık, böyle bi şey mümkünken şu sikik halimize bak. hakkaten beynimizi sikeyim!
  • "tüm belâlar, yalnız kalma yeteneğimizin olmayışından gelir başımıza."
    jean de la bruyere
  • mutluluk toplumun mutluluğudur, çöplerini çocukların karıştırdığı bir ülkede yüzbinlerce lira verip aldığın arabanın içinde mutlu olabilecek misin sanki? bence herkesin mütevazi evlerde yaşadığı yunanistanda her akşam kolezyumda bir sanat gösterisi izleyen insanlar senden çok daha mutluydular.

    bu noktadan sonra sevdiğim yazar emre yılmaz'dan bir alıntı paylaşacağım isteyen okusun
    birçok açıdan bizlerden 2500 yıl ilerde olan yunanlılara göre ise, mutlu olup olmamak önemli değildir. mutluluğa layık olmak önemlidir. mutlu olmak istiyorum diyen adama önce bir sorarlardı – sen mutlu olmayı hak ettin mi, bakalım? hak edebilmenin şartı ise erdemli olabilmekti. erdemsiz insanın serveti, sıhati veya kudreti onu hiç bir zaman mutlu yapmaya yetmezdi. oysa erdemliler zindanlarda bile mutluydular.
    * servet, aptalların yegane erdemi,
    erdem ise akıllıların yegane servetidir.
    veya,
    “vita non est vivere sed valere”
    hayat sadece yaşamak, yaşayabilmek değildir, enayiler. bunu zaten örümcekler, karasinekler ve kertenkeleler bizlerden daha iyi başarıyorlar.
    hayat, yaşamaya layık olmaktır.
  • bence bu durum tamamen kişinin hayata bakış açısıyla ilgili. nasıl bakarsan öyle görürsün mantığıyla yola çıkarsak.. saat şuan 06:42.. gece 03 sularında yatağa girdım ancak tüm debelenmelerime rağmen uykuyla aramızda bir elektrik oluşmadı. şuan dünden kalmış pastayı kutusuyla birlikte kucağıma almış bir güzel çatallıyor ve bu entry'i yazıyorum. hava aydınlandı ve ben bundan dolayı mutluyum. martılar çığlık atıyor.. mutluyum yahu.. yeni bir güne uyanmışım.. bu günün de diğerlerinden hiçbir farkı olmayacak belki.. belki de çok sıkıcı olacak ama hiç umurumda değil şuan.. işsizim evet.. borçlar dağ gibi falan..

    bırak bırak şimdi mutluyum abi...
  • yanlış seçimler. ve ne yazık ki yanlış olduğunu bildikleri halde bu seçimleri sürdürmeleri.

    baktın olmuyor, mutsuzsun; ne demeye o insanlasın, ne demeye o işte hala çalışıyorsun bre kafasız?

    siktiri çek git. bir şey varsa birşey vardır. bir şey yoksa her şey vardır.
  • tutkunun kalmaması.

    ilişkisinde tutku olmayan insanın ayrılması an meselesidir. mutsuzdur. rol yapıyordur.

    işinde tutku olmayan insanın o işi bırakması an meselesidir. mutsuzdur. kendine eziyet ediyordur.

    hayatında tutku olmayan insanın hobisi, uğraşı yoktur. saate bakıp zaman geçiriyordur. hayatının tick tock sona doğru koşturmasını sıkıcı bir film gibi umursamazca seyreden insanın çevresi de yoktur. mutsuzdur.

    bir de öyle bir an gelir ki, ne kadar derine inerseniz inin, hayatınızın hiç bir alanında tutkuyu bulamazsınız. işte o zaman yardıma ihtiyacınız var. terapist mi olur, yeni bir heyecan mı olur, hatta hayatınızı kasten alt üst etmek mi olur, bilemem.

    ama siz siz olun, tutkusuz kalmayın.

    zaman zaman tehlikeli de görünse, tutkulu olun. tutkulu sevin. işinizi tutku ile yapın. hayatınızı sonuna kadar tutku ile yaşayın. gidin base jumping yapın. paraşütünüz açılacak mı, onun heyecanını yaşayın. ama bir kanepenin üzerinde televizyon seyrederek ölümü beklemeyin.
  • (bkz: kaç tek mk)