şükela:  tümü | bugün
  • insanları diğer canlılardan ayıran, özel kılan şey nedir? bu veya buna benzer bir soru sorulduğu zaman verilen cevap görme yeteneği, hızlı koşması, güçlü çene kemiği, aşırı soğuk veya aşırı sıcak iklime uyum gibi şeyler olmayacaktır. birçok kriterde farklı farklı türler insanlardan çok daha öndedir. bir çitanın insandan hızlı koşması, bir kartalın insandan çok daha keskin gözlere sahip olması, gri gorilin ısırma gücü (http://thechive.com/…-the-animal-kingdom-25-photos/), kedigillerin gece görüş kabiliyeti gibi memeli hayvanlardan bariz örnekler verilebilir. hatta bir kavgada insanı öldürebilen bal porsuğu, veya bir ev kedisinin maksimum hızının usain bolt’dan daha fazla olması (https://www.quora.com/…h-is-faster-a-cat-or-a-human) gibi şaşırtıcı örnekler de verilebilir. işin içine sürüngenler, balıklar, böcekler vs girince hemen hiçbir özelliğimizin dünyada birinciliğe oynamadığı görülmektedir.
    olayı memeliler açısından sınırlandırırsak, ve insanların diğer canlılardan üstün olduğu yönlere bakarsak bazı şeyler görebiliriz. bunlar arasında dayanıklılık en öne çıkan özelliklerimizden birisidir. birçok memeli hayvana kıyasla çok daha uzun süre yüksek tempoda koşabilir, veya baya uzun bir süre yüksek tempoda yürüyebiliriz (http://www.popularmechanics.com/…n-runners/?slide=1) . ter bezleriyle sıcaklığı regüle edebilmemiz, ve dik yürüyerek birim hacim (veya birim kütle, et yoğunluğunun memelilerde hemen hemen aynı olduğu düşünülürse) daha az güneş ışığına maruz kalması, sıcak hava şartlarında bir attan daha uzun mesafeleri katetme yeteneği verir. veya vücudumuzda sahip olduğumuz kılların aslında birim alandaki sayısı birçok primat ile eşdeğer, ve kısa olması insanlara parazitleri daha iyi algılama olanağı veriyor (http://www.economist.com/node/21541808).
    insanları özel kılan şeyin ne olduğu gibi kendini beğenmiş bir sorunun cevabı olarak ise, muhtemelen beyin gelir. burada beyinden kastedilen, beynin kartallardaki gibi görüntü işleme kısmından, veya kedilerdeki gibi kas kontrolünden (https://iheartcats.com/…facts-about-your-cats-ears/) sorumlu olan bölgeler değil. daha çok düşünmeyle alakalı olan ön korteks bölgesi, beyin ağırlığının vücut ağırlığına oranı, sinirler arasında kurulabilen bağ çeşidi gibi şeyler söylenebilir.
    insan beyninin evrimiyle ilgili kısma geçmeden önce bir kıyaslama yapmamız yerinde olacaktır. insana benzer düşünme kapasitesine sahip olan canlılar hangileridir? bir beynin, veya düşünmekle alakalı olarak bütün sinir sisteminin kalitesini belirleyen kriterler nelerdir, ve zeki olarak niteleyebileceğimiz hangi canlılar bu kriterleri ne ölçüde sağlarlar?
    bir popüler bilim dergisinde bahsedildiği üzere (http://www.onegreenplanet.org/…whales-and-dolphins/) yunuslar ve balinalar belki de insanlardan daha yüksek bir beyin kapasitesine sahip olabilirler. insanların da içinde yer aldığı primatlarda birincil duyu organı görme, iletişim için kullanılan duyu organı duyma iken balina ve yunuslarda her ikisi için de duyma birincil duyu organıdır. fakat bu deniz canlıları konuşma ve duyma kısmını hem görsel, hem de işitsel fonksiyonların yerine kullanmaktadır. örnek olarak, gördükleri bir cismi, mesela bir balığı başka bir türdaşına anlatırken “balık” kelimesi kullanmak yerine balığın imajını sonar olarak gönderebilmektedir. biz insanlar karşımızdakine balık dediğimiz zaman karşı taraf bu kelimeyi, bu ses ögesini resme çevirir ve beynimizde bir balık resmi oluşur. fakat yunusların yaptığı şey, bir benzetme yapacak olursak, insanların iletişim kurarken karşı tarafa holografik resim göndermesi gibi birşeydir. sahip oldukları ses çıkarma yetenekleri, insanlara kıyasla 20 kata kadar daha fazla bilgi alışverişinde bulunmalarını sağlar. tabi bu bilgileri işleme kapasitesi de var.
    orcaların limbik sistemi de insanlara göre çok daha gelişmiştir. bu limbik sistem duyguların (korku, heyecan, sevinç vs) oluşmasını sağlar, ve insanlarda korteksten ayrı bir bölümken bu canlılarda korteksle girintilidir. yani idrak etme ve duygu bölümleri iç içedir.
    kavrama yetenekleri de üst düzeydedir. iplik nöronları denen kısım canlılarda tanıma, hatırlama, problem çözme gibi yetenekleri kontrol eder. ve birçok canlının zekasını test ederken araştırmalara buradan başlanır. beyindeki bu kısımlar yunus ve balinalarda özelleşmiş olup birçok yetenek kazandırır. mesela her yunusun farklı bir ıslıkla belirtilen bir ismi olması, aynada kendini tanıyabilme, yunusun kendi yüzgeciyle insanın kolunun aynı organ olduğunu anlayabilmesi, problem çözme kabiliyeti. daha devam edecek olursak yemek tarifi öğrenme ve öğretmeye kadar gidebiliriz (https://news.nationalgeographic.com/…fish-meal.html).
    diğer canlılardan örnek verecek olursak, belki insanlar kadar zeki olmadıklarını, ama şaşırtıcı bir beyin kapasitesine sahip olduklarını görebiliriz. bu diğer canlılar arasında filler, karga ve kuzgunlar, ve omurgasızlardan kafadanbacaklılar (ahtapot, mürekkep balığı vs). duygusal zeka, problem çözme yeteneği, farklı ortamlara adaptasyon, kavramsal düşünceler, empati kurma gibi yeteneklerden bazılarına sahiptir bu canlılar.
    fillerin beyin ağırlığı, vücut ağırlığına kıyaslandığında insanlar kadar büyüktür, ve hayvanlar alemindeki birçok canlının beyni onun yanında küçük kalmaktadır. bu yüksek beyin kapasitesi kendilerine fedakarlık yapma yeteneği, zorda kalmış başka tür canlılara yardım etme kabiliyeti vermektedir. bunu bilinçli olarak, kendi yaşamı pahasına yapmak kompleks bir beyin gerektirmektedir. insandan başka ölülerini ritüellerle gömen tek canlıdır. ayrıca hortumlarını kullanarak birçok insandan çok daha iyi resim çizebilmektedirler (https://www.youtube.com/watch?v=7mebvoeyuzq). bunu söylerken görme kapasitelerinin de aslında baya düşük olduğunu ekleyelim. hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geldiğini bilmektedirler ve hastayken özellikle o bitkilerden tüketmektedirler (https://www.ranker.com/…als-on-earth/analise.dubner). insan seslerinden cinsiyeti, yaşı, ve ırkı (muhtemelen konuşulan dilin farklı olduğunu) anlayabilmektedirler. ayrıca uzun göçler yaptıkları da çok kişi tarafından bilinmekle beraber bunda yolları ezberleme kapasiteleri önemli bir paya sahiptir (http://mentalfloss.com/…phants-are-incredibly-smart). birçok göç eden canlıda bunun ezber ve bilgi kapasitesinden ziyade dünyanın manyetik alanı gibi birtakım mekanizmalara bağlı olduğunu düşününce bu durum daha iyi anlaşılabilir (fillerde de bu mekanizmalar olabilir).
    karga ve kuzgunlar da zeki canlılardır, ve bu zekaya memeli ailesine mensup olmamalarına rağmen sahiptirler. kargaların problem çözme yetenekleri arasında objeleri birbiriyle eşleştirme, alet kullanma, karmaşık mekanik problemleri çözme gibi yetenekler vardır. yiyeceklerini daha sonra kullanmak üzere saklarlar, fakat saklarken başkaları tarafından görüldüklerini farkederlerse bu yiyeceği alıp farklı bir yere saklarlar. tabi genlerine hırsızlık işlemiş olan bu canlılar, hem başkasının yiyeceğini çalmak, hem de kendi yiyeceğini saklamak için türdaşlarıyla bir yarış içindedir, ve bu yarış da yiyecek saklama olayını devamlı olarak daha karmaşık bir problem haline getirmektedir.
    fakat en gelişmiş özelliklerinden birisi alet yapabilmeleridir. alet kullanmayı bilen birçok canlı vardır, mesela sopa kullanarak karınca ve termitleri yakalamak, midyelerin kabuklarını kırmak için martılardaki gibi taş kullanmak bu sınıfa girer. fakat kargalar bunun da ötesine gidip alet yapmaktadırlar. mesela belli bir nişede yaşayan larva gibi canlıları avlamak amacıyla uygun bir sopa seçmekte, ve bunu bileyerek keskin bir hale getirip özelleşmiş bir alet yapmaktadır. ve emek üreterek yaptığı bu aleti kaybetmemek için de özel bir çaba göstermektedir. bunu insanlar ve kargalardan başka bir tek şempanzeler ve orangutanlar yapmaktadır. hatta bazı araştırmacılar kargaların gösterdikleri özenin şempanze ve orangutanın da ötesinde olduğunu, ve ilkel insanlarla benzer bir seviyede olduğunu iddia etmektedir (http://www.smh.com.au/…sts-say-20150624-ghw6zy.html). evrim ağacında insanlardan yaklaşık 300 milyon yıl önce ayrılmış bu canlıların beyin yapıları da farklıdır, ve yunus ve şempanzedeki gibi bir karşılaştırma yapmak doğru değildir. kuşlarda ve özellikle kargalarda kavramsal düşünme yeteneği sağlayan beyin bölümü farklıdır, ve yapısal olarak da farklıdırlar.
    diğer özellikleri arasında geçmişte yaşananları hatırlama, intikam duygusuna sahip olma ve geçmişte kendisine kötü birşey yapan kişiye karşılık vermek görülebilir. insan yüzlerini tanıyabilirler. olayları hatırlayıp geçmişten ders alarak stratejilerini değiştirebilirler. fakat onları birçok canlıdan öne taşıyan şey bilgi aktarma kapasiteleridir, ve bazen bazı bilgiler kuşaklar boyunca aktarılabilir.
    yapılan bir deneyde (http://www.cracked.com/…smarter-than-you-think.html) maskeli bilimadamları tarafından bu kuşların yedisi yakalanmış, ve işaretlendikten sonra bırakılmıştır. fakat deneyin devamında bu bilimadamları farklı zamanlarda maskelerini takmışlar, ve bu iş için kullanmadıkları farklı maskeleri de takmışlardır. kargaların bunlara kamikaze saldırısı yaptığı gözlemlenmiştir. bu saldırıları yapanlar arasında daha önce yakalanmamış olan kargalar da vardır, ve daha ilginç bir şekilde, daha önce bu maskelinin bu yedi spesifik kargayı yakalandığını görmemiş olan kargalar olduğu gibi daha önce bu maskeliye saldıran kargaları görmemiş olanlar da vardır, ve bir bilgi aktarımı yapılmıştır. bilgiyi sonradan alan kargaların ise spesifik bir maske giyen kişiye saldırması ise bilgi aktarımında bir ayrıntı düzeyi ortaya koymaktadır. ve bu bilgi aktarımı kuşaklar arasında da olmaktadır.
    diğer bir örnek ise ontario’da tarladan kargaları uzaklaştırmak için yapılan bir çalışmadır. burayı göç yollarında bir durak olarak kullanan kargaların sayısı, göç yolunun bir şekilde kargaları buraya yönlendirmesiyle artmış, ve tahıl ürünleri ve ekonomi için zararlı olmaya başlamıştır. bunun üzerine kargaları yok etme çalışması başlamıştır. sayılarını 600binden 300bine düşürmek gerektiği hesaplanmıştır, ve ilk gün bir tane karga vurularak öldürülmüştür. sonrasında bu haberler kargalar arasında hızlı yayılmış, ve insanlar daha başka karga öldürememişlerdir. bu hafıza yeteneği, kargaların göç yollarında spesifik evlerden uzak durmalarına ve devamlı bir göç yolu adaptasyonuna yol açmaktadır.