şükela:  tümü | bugün
  • bazen kendi içinize bön bön bakmanıza neden oluyor. bazen kendinizi toplum üzerinden temize çekmeye tekabül ediyor. bazen iyi'yi bulamamak bazen ise sadece iyi olamamak oluyor. hissel bir kalpazanlığın bazen mağduru bazen maktulu olmak oluyor ve fakat her halükarda ıstırap veriyor.

    ''ağzına sıçayım'' der gibi günaydın diyen patronunuza, amirinize, ''bokunu yiyeyim'' der gibi günaydın demek zorunda hissetmenize neden oluyor bazen. olmanız gerektiği dayatılanı olmanız, yapmanız gerektiği dayatılanı uslu uslu yapmanızı sağlıyor kabul görebilmek için kimi zaman. açlıktandır belki. beni sevin, beni yalnızca ben olduğum için sevin, beni sevin, beni benim sizi sevmek istediğim gibi sevin çığlığı da olabilir arada bir herkesin kendi tenhasına canhıraş bağırdığı. mümkünat dahilinde...

    debelendiğimiz bok çukurunun içinde temiz kalmamız ne kadar mümkün? bozuk düzende sağlam çark olunabilinir mi? herkesin birbirinin boynuna hazla asıverdiği sahtelik yaftasını kendine yakıştırmaması bizatihi sahtelik değil mi? insanlıkla ilgili konulara insana dair konularmış gibi yaklaşıp tahliller yapmak kolaycılık bananecilik adamsendecilik ve sahtelik değil de ne?

    çıkarlarımız peşinde koşuyoruz işte. marjinal faydamızı maksimuma çekmek tek gayretimiz. yalancılığımız, yapmacıklığımız, sahteliğimiz hep bundan. çünkü hayatı bir oyun gibi yaşıyoruz. birilerinin koyduğu ve sorgulanamaz sandığımız kurallarla. güçlü olan ayakta kalır. iyi ve gerçek olmak, kötü ve sahte olmanın yanında zayıflıktır sanıyoruz çünkü.

    söyleyeceklerim bu kadar mikrofonu alabilirsiniz.
  • bunalmaya ramak kala bakmak lazım insan mı etrafımızdakiler yoksa bize mi öyle görünmüşler. bunaltan kendi iç sıkıntımız da olabilir. ne kadar gerçeğiz ki sahtelikten dem vuralım. ne kadar insanız ki bunalıma bulanalım?

    çay koyun da içelim.