şükela:  tümü | bugün
  • kalabalık bir ortama girince herkesin bir şekilde birbirleriyle sohbet etmesine karşın sessiz ve dinleyici konumda kalmak durumudur. insanlar bu kadar konuşacak şeyi nereden buluyor diye hayretler içinde izlemektir.
  • insanlar çoğu zaman sıkıcı varlıklardır. insanların büyük bir çoğunluğunun neyi nasıl yaptığına bakarsanız, ne kadar rutin ve yozlaşmaya eğilimli olduğunu görürsünüz. bu insanların gerçekten böyle bir yaşamı istedikleri anlamına gelmez, bunun içerisinde kültür, açık fikirliliğe eğilim, toplumsal sorumluluk gibi etmenler de vardır. fakat en önemli şey şudur ki, farklı fikirleri olanlar, insanların bönlüğü karşısında öncelikle dışlanırlar, sonrasında da pasifize olurlar.

    insanlarla konuşacak çok şey vardır. onları rutine bağlayan sıkıntıyı görünür kılmak ve en önemlisi bu rutine bir alternatif sunmak. tavır almaya hevesli insanlar yoksa, mevcut arkadaşlarınızı boşlayıp gerçekten tavır almaya meyilli insanlarla konuşabilirsiniz. inanın ki kendisini çevreleyen kötülüğe ve yozlaşmaya karşı tavrı olmayan insanlar, gelecekte unutulacak ve sadece iyiliğe gönül verenler, yaşadığı toplum ve dünyaya karşı sorumlu olanlar hatırlanacak.

    o sebeple konuşacak pek bir şey bulamıyorsanız ya cesaretiniz kırılmış, ya da yanlış insanların peşinden gidiyorsunuz.
  • her sözcük sessizlik ve hiçlik üzerinde gereksiz bir leke gibi cümlesini akla getirir, samuel beckett.
  • bu boktan hergün daha çok bozulan yozlaşan sözlükte yazma nedenim. bir yazar entrysinde altına imzamı atacağım cümle kurmuştu. "hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım sıkılıyor"

    edit: mesaj trafiği oldu. bir kısım diyor bu yıldız tilbe twiti. bu doğru. ikinci kısım yazar sözlükte yazdı yıldız tilbe sözlükten aldı. ben sözlükte görmüştüm. umarım yıldız tilbe sözlükten çalmıştır.
  • kalabalık ortamlarda başınıza geliyorsa, gözlemci olduğunuzu gösterir.
  • zeka belirtisiymiş, siktir.
    asosyallik belirtisidir efendim.
    özellikle kitap okuyan, gezen, yeni şeyler öğrenmeyi seven biriyseniz konuşmayı ve dinlemeyi seversiniz. çünkü anlatacak bir çok konu dinleyecek bir sürü yeni şey vardır.

    edit: anlatım bozukluğu umursuz mongol'un uyarısıyla düzeltildi.
  • benim başıma çok sık gelen durumdur. zeka belirtisinden çok sosyalleşmeyi becerememiş olmanın getirdiği eksi bir durumdur yani olumsuz bir durum. ama tabii bu düzeltemeyeceğiniz anlamına gelmez. biraz iyi bir dinleyici olursanız ve biraz da konuşacak cesaretiniz olursa bunun üstesinden gelebilirsiniz. temel sorun "insanlar beni eleştirir, bana güler" kaygısıyla hareket edememektir "ya şimdi ben şöyle konuşmak istiyorum ama bu insanlara aptalca veya komik gelebilir" diye düşünmeye sevk eder.
  • gözlemci olduğunuzu değil çekingen ve sosyal olarak başarısız olduğunuzu gösteren durum.
    veya sorununuz daha basittir, gerizekalısınızdır.

    gerizekalılığa çare yok. çekingenliğe var.
    öncelikle konuşacak bir şey bulmak o kadar da zor değil.
    türkiyede yaşıyorsunuz lan. gündem kerhane gibi.
    günde 10 dakika gazete oku, ayda bir kitap oku, ekşi sözlükte gündeme bak, ayda bir de sinemaya git. 3 gün aralıksız konuşacak malzeme topladın tebrikler.
    zaten ne söylediğin çok da önemli değil, nasıl söylediğin önemli.
    sen iki büklüm, mahkum bir vücut diliyle space-x in uzay projelerini de anlatsan kimsenin sikinde olmaz. (etrafına bak, var değil mi böyle çok zeki, her konuda fikri olan ama herkesin dalga geçtiği ve söylediklerini dinlemediği o gözlüklü adam.)

    ama olgun rahat bir vücut dili ve güçlü sesle teletabileri de anlatsan ortamda bulunan herkes dinleyecek ve kendileri de en sevdikleri teletabiden bahsedecektir (tekrar etrafına bak. futboldan başka hiç bir konuda konuşamamasına rağmen konuşurken herkesin dinlediği hafif göbekli, birayı 350 farklı şekilde açabilen adam. tanıdın
    onu değil mi?)
  • adam fikrini belirtmiş zeka diye, diğeri bence zeka değil sosyallik yazacak ama cümleye küfür ederek başlıyor.

    can sıkıntısı sabrı öğretir.güzeldir.
  • benimki konuşacak bir şey bulamamak değil de etrafımda konuştuğum konuları konuşabilecek kapasitede insan sayısının çok az olması. bu yüzden de çoğu zaman ortamlarda sırf konuşmuş olmak için konuşmayı tercih etmediğim için susup o boş muhabbetleri dinliyormuş gibi yapmak daha mantıklı gelmiştir hep.