şükela:  tümü | bugün
  • uzun zamandır üzerinde çalıştığım ve artık harekete geçtiğim dünyayı kurtarma harekatıdır.

    insanlığın yok oluşuna sayılı seneler kaldı ve geri sayım başladı.

    insanlığın dünyayı hızla yok oluşa götürdüğü, savaşların, katliamların sadece insanlara zarar vermediği doğaya, tüm canlılara ve elbette dünyaya zarar verdiği siz hakim tür insanların kabul etmesi gereken basit bir gerçek. dünya üzerinde tür olarak hakimiyetimizi ilan ettiğimiz yıllardan beri evrimsel olarak gelişmemizin geldiği nokta çok kötü bir sona çıktı.

    sınıflı toplumlar, dinler, yoksulluk, katliam, savaşlar vb vb ile insanın evrimine, düşünsel veya örgütlü olarak dünya ile birlikte ortak yaşama güdüsünün ortaya çıkabileceğine artık inanmıyorum.

    insanlığın sınıfsız, savaşsız, eşit, özgür ve barış içinde bir yaşam kurabilmesine kadar geride hayvanlar, bitkiler ve dünya kalmayacak.

    hakim tür olan insanlığın dünyayı sona götürmesine izin vermeyeceğim.

    ebola'nın hava yolu ile yayılım mutasyonuna umut bağlamıştım ama o küba'lı sağlıkçılar planlarıma taş koydu.

    bir süredir hain planımı tüm gizliliği içinde sürdürdüm ve artık saklamama gerek kalmadı. artık geri dönüşsüz aşamaya geldik ve beni imha etseniz bile sağladığım mutasyonların; dünyayı ve insanlığı kaosa sürüklemesine engel olamayacaksınız.

    düzenli olarak kullandığım vankomisin, moksifloksasin, oseltamivir ve önlem olarak adını vermeyeceğim başka antifungal, antiviral ve antibiyotikleri bir süredir düzenli olarak alıyorum.

    oluşan mutasyonları hissediyorum. plazmidlerin hareketlerini algılayabiliyorum, b hücre reseptör yolaklarındaki farklılığı hissedebiliyorum, toll-like reseptör yolaklarımdaki hareketlilik bir süredir dikkatimi çekiyor, notch yolağım ve nf-kb yolaklarım mutlu son için çalışıyor. oluşan epigenetik mutasyonları ve histon metiltransferazların etkinliği antiapoptotik aktivitelerinin sınır tanımayacağı yeni mikroorganizmaları hissedebiliyorum. onlara güzel bir ortam sağlamak için ama en önemlisi dirençli olmaları için immünitemi yüksek tutmaya çabalıyorum. ne de olsa uyduruk etkisiz yeni bakteriler, virüsler istemeyiz değil mi? somatik hipermutasyonlar ve mrna işlemleri ile mutlu sona her gün daha yakınız. sadece ben değil tüm hayvanların, bitkilerin ve dünyanın kaderinin ellerimde olduğunu bilmek ve bu sorumluluk beni ürkütüyor.

    harekete geçmem ve gerekli ilaç kullanma süresi sonrası; ürettiğim bu yeni dirençli türleri bir süredir sizlere metrobüs'te, metro'larda, gezi eylemlerinde, cami cemaati arasına karışarak, dağ tepelerinde uluyarak, hilton vb yılbaşı yemeklerinde ve uludağ kayak etkinliklerinde saçıyorum. turist otobüslerinde hapşurarak, havalimanları dış hatlar terminalinde öksürerek yayılım konusunda ve her kıtaya gitmesi konusunda yıllardır çaba içindeyim. belirli avrupa ülkelerine bizzat saçtım ve saçmaya devam edeceğim.

    açıkcası bu engelleyemeyeceğiniz daha doğrusu mevcut yasalarınız ile durduramayacağınız bir plan. yasal boşluklar önümü açıyor.

    mevcut diktatörlükleriniz, demokrasileriniz ve krallıklarınız içinde ilaç kullanmaya engel olan bir yasak yok. yani yasal boşluklardan yararlanarak o pek sevdiğiniz patronlarınız ve ilaç şirketlerinizin karına kar katarak bir süredir onları mutlu ederek sürekli ilaç kullanıyor ve vücudumu kültür ortamı olarak mikroorganizmalara sunmuş durumdayım.

    bana ilaç alma diyemezsiniz.

    gerekli yayılım ve etkileşimler başladıktan sonrası kitlesel olarak kıyım, ölümler başladığında insanlığın sonu gelecek. bazılarınız ben pancar yerim bana bir şey olmaz naifliğinde yaklaşacağı için önlem ve engel olmanız da mümkün olmayacak. ilaç şirketlerinin kar mantığı göz önüne alındığında başlangıçta pazar araştırmaları yapıp lan bu yeni tür mikroorganizmalara ilaç üretmek karlı mı diye ilaç şirketi işletmecileri kafa yorarken hepiniz ölmüş olacaksınız.

    işte o ölümler yaşanıp geriye kalan şehir artıkları, otoyollar ve insanlığın ürettiği pislikler yavaş yavaş yok olurken serçeler benim için ötecek, kurtlar benim için uluyacak, ayılar kış uykusuna yatarken beni düşleyecek(lan bu olmadı), pandalar çocuklarına benim adımı verecek ve koalalar uyuya kaldıklarında mutlu olacaklar. yunuslar adımı okyanuslara yazarken, katil köpekbalıkları mavikaranlik kadar acımasız olmalısın diye yavrularını yetiştirecek.

    benim ise ne bir heykelim ne de kalıntım kalacak. ama sonsuza kadar devam edecek ve insanlığı vurmaya devam eden yarattığım mutasyonlar can almaya, öç almaya ve dünyayı insanlık için sona hazırlamaya devam edecek.

    insanlıktan nefret ettiğim belli olmasın diye hatta insanları vb sevdiğim sanılsın diye hain planlarımı gizlemek için sızdığım komünist partinin bu hain planlarımdan haberi ve mesuliyeti yoktur. komünistler filan güzel insanlar ama planı riske atamayız insan kalmamalı ve onları da temizlemek şart.

    ölün, ölelim ve beter olun. pis homo sapiensler...

    10

    9

    8

    .

    düzeltme ve zorunlu cevap: https://www.youtube.com/watch?v=35k6vqrt67g
  • 3ncü sınıf amerikan "tv" bilim kurgu filmi, skynet çakması senaryolarının standart konusudur.
  • haklılık payının çok yüksek olduğunu düşündüğüm, "benim yok oluşumun, dünyanın kurtarılmasına bir katkım olacaksa öleyim de bir faydam dokunsun." dedirten plan.
  • çok yerinde bir plan.

    insanlığın henüz kimseye bir faydasını görmedim. en azından ekosistem rahata ersin.
  • başarılı olup olmadığını bilemeyeceğimiz bir plan.

    dünyanın kurtulduğunu nasıl bileceğiz?
  • desteklediğim eylem.
  • dünyanın kurtulası yok ama sen yine de yok et kardeş
  • dünya'nın umrunda olmayan plandır. dünya'da 5 defa toplu yok oluş olmuştur kaynak sonuncusunda dinozorlar yok olunca memelilerin önü açılmıştır ve insan ortaya çıkmıştır. ilk canlıdan şimdiye kadar var olmuş türlerin çok az bir kısmı yaşamaktadır. evrim sürecinin mantığını anlayan için dünyaya dair üzülecek fazla bir şey yoktur. insanoğlu olarak dünya'daki pek çok rakibimizi geçip en iyi adapte olabilen canlı olduk ama değişim devam ediyor. kendi sonumuzu da getirebiliriz, ya da dünya veya dünya dışı bir felaket ile sonumuz da gelebilir. sera gazlarının şimdikilerin katlarca fazlası olduğu dönemler olmuş, bu gibi durumda bizden daha iyi adapte olacak canlılar hayatlarına devam edecektir. sözün özü dünya kendini kurtarır, sen kendini kurtarmaya bak.