şükela:  tümü | bugün
  • insanoğlu'nun var olduğu ilk günden beri bu dünyadaki hayatı ona zehir eden şeydir... ki ne yazıktır ki bu düşman insanın ta kendisidir ve o nedenle ondan kurtulmak mümkün değildir..

    din uğruna insanları katledenler ve kendini azrail sananlar insandır.. hem yargıç hem de cellattırlar... başkasının sevdiğini sevenler insandır.. sevipte aldatanlar... alkol alıp adam ezenler de... ya da surat yapayım diye katil olanlar... aşığım çok seviyorum diyerek önce sevdiğini sonrada kendini vuranlar da... türlü entrikalar çevirip para uğruna insanları satanlar da öyle.. iş hayatında yükselmek için çevresindekileri ezenler de... paraya, güce tapan da insandır.. bu uğur da herşeyi yapan da... savaşları çıkaran ve hırsına yenik düşen de insandır... yararlı şeyler yapmak yerine en çok acı veren silahları bulanlar da.. insanlığı bugünlere taşıyan ve insanlığı yaratanın yardımıyla sona erdirecek olan da insandır.. belki israfil'in borusundan kastedilen nukleer bir savaşı haber veren sinyaller olacaktır.. kimbilir? ama şu kesin, insanlığın en büyük düşmanı, insandır...

    edit: demanyak arkadaşların yoğun ısrarları üzerine editlenmiştir.
  • (bkz: george w bush).
  • "insan insanin kurdudur" diyerek atalar tarafindan son derece acik bir sekilde tanimlanmis, bir nevi kendi kendini yok eden bant kaydidir.
  • en uzak mesafe, ne afrika'dır, ne çin, ne hindistan,
    ne seyyareler,
    ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
    en uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir,
    birbirini anlamayan.

    can yücel
  • (bkz: anket) .
  • insanlığın en büyük düşmanı yine insan değil (en azından bir bütün olarak), insanın kendi içini görmekten korkma huyudur. bebekliğimizden başlayarak etrafı inceleriz de bir kez olsun dönüp kendimize bakmaz, aslında kendimize yetebileceğimizi düşünmeyiz. hep başkaları önemlidir bizim için. başkaları ne demiş, başkaları ne istemiş, başkaları ne düşünmüş,... kim kiminle çıkmış... kim kiminle savaşmış... bunların derdine düşüp neden yaşadığımızı unuturuz. aslında ne istediğimizi bir türlü bu işleri bırakıp düşünemeyiz. olumlu yönlerimizi ön plana çıkarır, başkalarının olumsuz bulduğumuz davranışlarını vs. ayıplarken kendimize toz kondurmayız. halbuki hepimiz insanız, hepimiz hem mutluluk, hem de üzüntü verici duygularla hayatımız boyunca kavrulmaya mahkumuz. bunu hep söyler, ama o şeffaf ruh duvarlarımızı aşıp da bir türlü kendimize kabul ettiremeyiz. işte sizin, benim, onların, hepimizin yegane düşmanı, bu huyumuzdur. doğru söyleyenler bu yüzden dokuz köyden kovulur. bütün bunların yüzümüze vurulmasından hiiiç hoşlanmayız. bir kere de ayıplamak yerine anlamaya, hor görmek yerine düşünmeye, başkaları yerine asıl kendimizle hesaplaşmaya çalışsak (olumlu ve olumsuz yönlerimizi ayırmadan, korkmadan) kimbilir neler yapacağız ama, o günleri herhalde "insan" ırkı göremeyecek.
  • (bkz: kendisi)
  • (bkz: teror)
  • (bkz: cehalet)