şükela:  tümü | bugün
  • uçmayı şiir ve efsanelerde yüceltip özgürlükle simgeler insanlık. ikarus, hazarfen, meleklerin kanatları... bunlar hep uçmak ile ilgili yücelten imgeler. uçmak hep bir ulaşılamaz hayal gibi görülür. neyse ki uçaklar var da az biraz sakinleşti insanlık.
    peki gerçekten de uçmak insanlarca takdir topluyor mu? hayır tabi ki! bir sinek veya kanatlı böcek görünce kimse hayranlıkla seyredip alkışlamıyor. ilk yapılan tokatlamak ya da bir gazete bulup refleks olarak sineği taciz edip acil inişe zorlamak oluyor. acemiyseniz deli gibi el çırpıp it dalaşına zorluyorsunuz naçar hayvanı. yazıklar olsun desem ağır kaçar mı? belki de hayvan sizin uçmaya verdiğiniz sözde ulvi anlamı okuduğu bir roman ya da şiirden(tamam okuyamaz ama duymuş olamaz mı birinden?) etkilenip size yeteneğini göstermek üzere etrafınızda tur atıyor. bak ne güzel uçuyorum rıza bey, üzülme sen de yaparsın belki bir gün diye sana ilham verdiğini bile düşünüyor olabilir. ama rıza ne yapıyor? varsa yoksa öküz gibi gazeteyle ezmeye çalışmak!

    hadi böcekleri geçtim. kendi sınıfımızın yüz akı olan yarasaya bile yapmadığımızı bırakmadık. tek uçan memeli o be! biraz saygı duyun utanmıyorsanız da! yok pismiş, yok iğrençmiş, yok hastalık yayarmış! hayvan havada geziyor sen halen sürüngenden bir adım ötede ayaklanmış havaya bakıyorsun halbuse.

    böceklerde bile en saygını karınca. demek ki uçmak bir işe yaramıyor. yerde yürü, çalış, çalış! tek parola bu. ağustos böceğinin suçu ise kanatlı olmak değil mi? hayvan hayatını yaşayıp yeni yerler görmek istiyor, sürüye uyup çalışmıyor diye yıllardır rezil ettiniz bu dünyalar güzeli böceği. dedikoducu herifler sizi.
  • bune lan türkçe paragraf sorusu gibi entry.