şükela:  tümü | bugün
  • bir tespit. modernleşme, aydınlanma, sanayi devrimi, demokratikleşme, kapitalizmin yükselişi, uzun 19. yüzyıl, kanlı bir 20.yüzyıl ve nihayet bir "bilgi ve teknoloji" çağı olan 21. yüzyıl...

    söz konusu olgular sonucunda adeta "the matrix" vari bir simulasyon dayatılmakta insanoğluna: insan hakları, sosyal adalet, iletişim imkanları, seyahat özgürlüğü, bilgiye ulaşım kolaylığı... tamamı insanoğlunun bıkmadan usanmadan söylediği koca bir yalandan ibaret. oğuz atay'ın kitaplarından fırlayan aptal bir oyun oynanıyor sanki, ana kahramansa koca bir yalan: bıkmadan usanmadan inatla söylemeye devam ettiğimiz.

    monotonluk, varoluşsal bunalım, kendine yabancılaşma, kalabalıklar arasında yalnızlaşma, artan intihar rakamları... insanoğlu gittikçe şişmeye, kabarmaya başladı. ağzında edilmemiş bir küfür var. her an patlamaya hazır bir kazan gibi bekliyor. patlaması yakındır. eski çağlarda insanlık, savaşlarla içindeki nefreti kusarak havasını alırdı bu kazanın. medeniyetse bu ihtimali de yok ediyor nitekim. bu kaos iki olası ihtimalle sonuçlanabilir: ya tarih boyunca tecrübe edilmiş nice kaosun ardından kurulmuş düzenlerden çok daha büyük bir düzen, ya da korkunç bir yok oluş.
  • korkunç bir yok oluşu seçeceğim kaos olur. nitekim son yıllarda ateizmin de yayılmasıyla birlikte bir çoğumuzda varoluşsal bir kriz mevcut. insanoğlunun bu krizi atlatabileceğini hiç sanmıyorum.