*

şükela:  tümü | bugün
  • var, var, tabii var, olmaz olur mu? insanlıktır bu... kat kattır, en sağlam, en güzel mücevheri en alttadır, soydukça insanlığı, kabuğundan soydukça, bir kat, iki, üç, dört, beş kat, gittikçe aydınlanır insanlık, güzelleşir. çirkin olan insanlığın kabuğudur. adam olan hem kendi kabuğunu, hem insanlığın kabuğunu durmadan soymaya çalışır. soydukça ortalık aydınlanır, soydukça...
    "dur, mahmut dur."
    "durmam," diye bağırdı, "insanlara söz ettirmem. olmaz. bir yerlerde bir şeyler kalmıştır. durmam, vardır. parlıyordur. biz onu bulamıyorsak gücümüz yoktur. o parlak ışığı göremiyorsak, gözümüz içimizin karanlığındandır."

    kuşlar da gitti - yaşar kemal

    her seferinde ağlayarak okuyorum. bana sorsan benim de umudum yok derim. 2-3 yıl önce daha iyi durumdaymışım ki bir de çocuk yapmışım. ama şimdi, bilemiyorum...
  • sakinleşmek için yapılması gerekendir.
  • (bkz: mizantropi)
  • canindan bir parca evden hastaneye götürüldükten sonra acizce bir eve dönüş vardır, deli gomlegine sarilmis gibi saatlerce duvar izlersin. işte insanliktan umudu kesmek, o duvarı izlerken bikac saat once eve gelen acil ekibinden biri/lerinin o koşturmada masaya bırakılmış degerli bir mucevheri çaldığını farketmektir. hem de bir insan "can" çekişirken vermiştir son nefesini insanlık.