*

şükela:  tümü | bugün
  • merriam-webster'a göre anthropocentrism:

    1. insanı evrenin en önemli varlığı sayma.

    2. dünyayı insanın değerleri ve deneyimlerine göre yorumlama.
  • algı seviyemizi geliştirmeden ve diğer canlıların gerekliliği üzerine kafa yormadan, sadece kendi türümüzün üstün olduğunu varsayarak, yaşadığımız evrende bulunan her tür nesnenin, canlının sadece bizim için olduğunu / oluştuğunu varsayarız. hayatımızı idame ettirmeye çalışırken, önemli olan tek canlının insan olduğunu, diğer canlıların bizim varlığımızın devamına hizmet niteliğinde yaşamlarını devam ettirdiklerini düşünür, buna göre çözümlemede bulunuruz.

    herşeyin insan türü için varolduğunun temel sebeplerinden birisi de çoğu dinde yer alan evrendeki herşeyin insanlar için yaratıldığı varsayımından gelmektedir. evrenin en güzel tasarlanmış olan varlığının insan olduğundan bahsedilemekte ve insan harici diğer bütün varlıkların, insan türünün varlığına hizmet / destek sağladığından bahsedilmektedir. araştırmalar ve teknolojiler buna göre geliştirilmekte, insanlığın birincil öncelik doğrultusundaki hedefi, insan türününün refaha erişebilmesi için diğer canlı türlerine kurması gerektiği üstünlük olarak lanse edilmektedir. kıstas bu olmakta ve bu ölçüde faaliyetler her alanda sürdürülmektedir.

    bilimsel açıdan incelendiği takdirde insan türünün diğer canlılara olan üstünlüğünün, bilinci ve düşünsel yetisinin gelişmiş olması nedeniyle kibrinden kaynaklandığı gayet açıktır. diğer canlılara oranla id'si daha gelişmiş olan insan, bunu kendi türünün bir zaferi olarak algılamakta ve dolayısıyla hiç düşünmemiş olsa dahi, diğer canlılara göre kendisini apayrı bir konuma koymaktadır.

    insan türünün, günümüzde tamamen yok olduğunu düşünelim. bu durum ne evrenin, ne de yaşadığımız dünyanın umrunda dahi olmayacaktır. insan türünün olmadığı ancak başka canlı türlerinin varolduğu zamanların olduğu, biyolojik canlılık tarihinin araştırılmasından anlaşılacak ve aslında bizim bu dünyaya milyarlarca yıl sonra geldiğimizin ve buna rağmen kendimizi üstün olarak görmemizin saçmalık olduğunun anlaşılmasını geciktirmeyecektir.

    insan türünün yok olması yerine, başka bir canlı türünün yok olduğunu düşünelim.

    örneğin diğer canlılara oranla çok daha basit bir biyolojik yapıya sahip bakterilerin tamamının yok olması, canlılığın mevcut durumunun çok kısa bir süre içerisinde yok olmasını tetikleyebilecek nitelikte olacak, günlük yaşamda varlığından dahi haberdar olmadığınız bu canlı türünün, insana kıyasla ne denli bir öneme sahip olduğunu anlamanızı, kısa zamanda idrak edebilmenizi sağlayacaktır.

    insan ve insanın yaşadığı dünya, hiçbir zaman ne evrenin, ne de yaşamın merkezi olmuştur. her 2 olguyu da merkez konuma getirmiş olan bizleriz ve bu durum, bizlerin en büyük yanılgılarından biridir.
  • insanı, "kökeni;batı, cinsiyeti;erkek, rengi;beyaz... işte insan!" diye tanımlayan görüş*. dolayısıyla etnosantrizmin de temelini oluşturur.
  • semavi dinlerin temel direğidir ve kökünden yanlıştır. lanetlenmesi gereken bir düşünce akımıdır. "insan haricindeki tüm diğer canlılar insana hizmet etmeleri için yaratılmıştır." ne kadar aşağılık bir görüş/düşünce/tespit.
  • yeryüzüne özgürlük derneği sık sık insanmerkezciliği eleştiren paneller düzenler.

    ahan da bi tane geçmişteki: http://yeryuzuneozgurluk.blogspot.com/…an-daha.html
    aha bi tane de gelecekteki: http://yeryuzuneozgurluk.blogspot.com/…ge-kars.html
  • bütün dünya ve hatta evrenin insanın etrafında ve insan için şekillendiğini savunan düşünce.

    en tipik örneğini ortadoğu kökenli tek tanrılı dinlerde görürüz. belki de bu dinlerin bu kadar yayılabilmelerinin, diğer dinlere üstünlük sağlayıp onları yok edebilmelerinin nedenidir insanmerkezci olmaları, zira insanın kibirini, açgözlüğünü ve doğadaki herşey üzerinde egemenlik kurabilmelerini yücelttiğinden ve uzun vadede sömürüyü meşrulaştırıp daha fazla ekonomik fayda sağladıklarından, bir tür doğal seçilim ile üstünlük sağladılar. aynı şekilde, evrende insanın merkezi konumunu alaşağı eden iki düşünce olan, dünyanın evrenin merkezinde olmadığı tezi (galileo galilei) ile insanın hayvanlardan türediği evrim tezi (charles darwin) yine insanmerkezciliğe saldırı olarak algılandığı için bu dinler tarafından bu denli saldırıldı zira temel olarak bu fikirler insanoğlunun kibirine dokunmaktaydılar.

    öte yandan dinler dışında başka pek çok konuda da insanmerkezci zihniyetin problemli yaklaşımları görülüyor. en yaygın örnekleri de, geleneksel dünyanın yerini alan modern dünya zihniyetinin üretimi olan çevrecilik ve hayvan hakları kavramları. her ikisinde de insanı aslında içlerinden çıkıp geldiği bu kavramlardan koparıp, ayrı (ve üstün) tutup, çevreyi de hayvanları da insanlar tarafından korunması gereken varlıklar olarak konumlandırmakta. öte yandan her iki konuda da korunması gerekenler sadece insanın belirlediği kısımları ve insanın işine geldiği kadar yapılıyor. örneğin hayvan hakları konusunun en sıkıntılı yeri olan "hangi hayvanlar?" kısmı, insana zarar vermeyen, sevimli olan ve avlanmasa da genel çoğunluğun idare edebileceği hayvanlar oluyor. çevrecilik konusu ise ayrı sıkıntılı, onu da şurada yazmıştım zamanında: (bkz: çevrecilik/@iwillshowyouwhatitmeans)

    öte yandan insanmerkezci olmayan dinler ve düşünce şekilleri de varolmuşlar, onların bakış açılarını araştırmak da oldukça zihin açıcı, farklı bir perspektifle dünyaya ve yaşama bakmanıza yarıyor. animizm veya amerikan yerli dinlerini inceleyebilirsiniz.

    (bkz: humanizm/@iwillshowyouwhatitmeans)
  • bu salı ist üni edebiyat fakültesi'nde konu hakkında bir etkinlik düzenleniyor: (bkz: insan hükmüne karşı topyekün özgürleşme)
  • (bkz: ekosentrizm)
  • 5 senelik köpeğini mi kurtarırsın bir insanı mı başlığında ortaya çıkan türcülük türü.