şükela:  tümü | bugün
  • biyografisinde mutlaka (art director, nature lover, traveler) yazan, her fotoğrafının altına, fotoğrafı attığı ana göre (günaydın, iyi akşamlar, iyi geceler, iyi haftalar, iyi hafta sonları, iyi tatiller, iyi bayramlar, iyi seyranlar) yazıp yorum bekleyen, gelen yorumlara da yorum yazan, hdr'yi abartarak kullanan, galerisi vapur, çay, simit, martı, galata kulesi, moda sahilindeki balonlar, firuzağa hamamının duvarındaki hamam yazısı, atatürk arboretumunda patikaya doğru yaprak tutan el, büyük valide han'ın kubbesinde zıplayan insan fotoğrafı dolu, 10000 ve üzeri takipçiye sahip kişiler.
  • bi ben olamadım :(
  • internet sitelerinde gördüğüm kadarıyla götüne taytı çekip gym salonlarında veya parklarda götünün loblarını havaya diken, sağa sola dayayanlara verilen isim.
  • benim bunlar hakkında merak ettiğim bir kaç şey var.;

    kim takip ediyor, neden takip ediyor zerre umrumda değil allah daha çok fenomenlik versin. fakat bu güruhun büyük bir çoğunluğu sayfalarına saçma sapan çakma (taklit) markaların reklamını alıyor ve bunlardan ciddi paralar kazanıyor. " bilmem ne shoes in ayakkabılarını denediniz mi? ben bayıldım sizi de bekleriz" , " x' in yerine bekleriz eminim böyle bir şey yemediniz " ( yalanını sikeyim senin)

    bu vatandaşlar aldığı reklamın vergisini veriyor mu? ya da denetleniyor mu? yoksa kazandıkları reklam paralarını direk cukkalıyorlar mı?

    vergi vermiyorlarsa şayet itirazım var. vergi versin bunlar denetlensin. maliye peşlerine düşsün.

    son olarak;

    " vergi kaçırılmasına sessiz kalan, geleceğin yok olmasına göz yumandır! "
  • tanım:(bkz: instagram) uygulamasında yüksek takipçi sayısına ulaşmış kişilere verilen ad.

    benim yorumum ise, instagram fenomeni olan kişilerin %90'a varan kesimi (o ,bu ,şu yada herhangi bir sebepten) karektersizlik abidesidir. geri kalan kısmı ise hayatındaki ilginç olayları,durumları,anları paylaşan normal (sen ben gibi) insanlar. onlar bile nasıl fenomen olduklarına şaşırmışlardır.

    o camiayı yakından bilen birisi olarak belirttiğim yüzdedeki kadarının karaktersiz olduklarını net söyleyebilirim.örnek vermek gerekirse parayı coca cola markası verirse o markanın fotoğraflarını ve bilgilerini paylaşır, kısa bir sürede olsa pepsi markasından reklam işi alırsa onuda paylaşır.sağlıklı yaşam konusunda fenomen olan bir kişi protein tozu reklamı yapabilir yada aile ve çocuk konusunda fenomen olan birisi ise çoğunlukla boşanmış veya ailevi sorunları olan kişilerdir. başka bir örnekle başkalarının çizdiği karikatürleri paylaşan milyon takipçili bir fenomen sürekli tesbih ve elektronik sigara reklamını yapabilir.bütün olay para ve varolmaktır, karakterin pek önemi yoktur.

    bu fenomenlerin çoğu aslında fenomen olmalarını sağlayan konuyu sonradan öğrenen insanlardır,piyasadaki açığı görmüş ,doğru kararlar vererek zamanın gerekliliğiymiş gibi bir havada yaratarak konularına azıcık ucundan hakim olduklarını zannettirmişlerdir.birde dikkat edilmesi gereken konu arada promo işler yaparlar ki ruhlarındaki patlak zar dikilsin.

    bunlar birbirlerini seviyormuş,beraber projelerde bulunuyormuş gibi havalar yaratırlar. birlikteliğin büyük kısmı insanları kandırmak üzerine yapılmış (bkz: pr) çalışmalarıdır.kendi alanlarındaki rakiplerinin takipçi sayılarını ve sansasyonel durumlarını çok yakından takip eder, kötü bir durum yaratılmışsa üzülür görünür içten içe sevinirler.

    aralarında iyi olanlar,gerçekten üretenler,tanınmış kişi/hesap olmayı hak edenler yok mu, evet var. onlar için kocaman bir %10'luk pay ayırdım.fazla bile.

    edit:eksik harf/link düzeltme
  • fotoğraf çektirdiği için kaldırımı kapatabilen, ablam aç da geçek deyince; görüyorsun napıyoruzz bekleyin diyerek gerçekten o çekim sürecini beklememiz gerektiğini düşünen; bunun olayı ne sorusu soran teyze sayesinde fenomen ya şu butikten giysi aldı da onu tanıtacak cevabıyla ne olduğunu öğrendiğim; aksi halde bu radde ara bir davranışı bir insan gündüz vakti kalabalıklar içinde nasıl yapar diye şaşırmaya devam edecek olduğum kişileri de barındıran olgu. gece makyajı ve yoğun kontür ile sabahın 11’inde hardcore nişantaşı teyzeler bile sadece bir kalem çekmişken yaşadığı dünya, o olayı falan beni çok şaşırttı şahsen.
  • (bkz: gerizekalı)

    kızlar merhaba. uzun süredir bana sorduğunuz "abla cildine ne kullanıyosun, cildin nasıl bu kadar pürüzsüz?" sorusunun cevabı sikolog leke kremi. ben yaklaşık bir yıldır sikolog leke kremini kullanıyorum arkadaşlar.
    dermatolojik onaylıdır. ve arkadaşlar sayfa şimdilik sizin için kısa bir kampanya başlattı. ama çok kısa. hadi hemen gidin sikolog leke kremi alın. siz de benim kadar olmasa da güzel olun.
    129 tl olan ürün şu an 99 tl. linkini buraya bırakıyorum arkadaşlar. kesinlikle sizi düşünüyorum önemli olan cildinizin güzel olması hani siz hep soruyordunuz ya abla nasıl bu kadar güzelsin falan diye reklam değil yani. para felan almıyorum. hepinizi cok seviyorum kalp @sikologkozmetik
  • artık kendilerinden çok takipçileri ve yorumları ilgimi çeken instagram ünlüleri.
    efenim, şöyle: ortada bir ünlü var, ününün nasıl geldiğinin önemi yok. kimi sadece zengin, kimi kendine bir meslek uydurmuş, kimi sahte diplomalı, kimi güzel makyaj yapıyor, kimi çoluk çocuktan yürüyor. şimdi bunları aşırı seven bir grup var. haydi ergenlikte bu normal, illa birilerine hayran olunur; ama bu dediklerim bayağı erişkin insanlar. biri eskaza bu ünlülere eleştirel bir yorum yapmaya görsün; ouvv, ünlünün kendisinden önce bunlar savunmaya geçiyor, sanırsın kendilerine sövüldü. her resmin altına satırlarca övgüler, vs... hayatında nasıl bir boşluk var da seni üşenmeden devamlı birini övmeye, kendini ortaya atma pahasına birini savunmaya itiyor? hem de hiç tanımadığın, yolda karşılaşsan belki lütfen seninle bir fotoğraf çektirecek biri için. ya da bunlar bir ürün çıkardıysa ya da bir şeyin reklamını yaptıysa deli gibi ona sahip olmak istiyorlar. “şu ürününüz çok pahalı, benim bir aylık mutfak masrafım, alamadığım için çok üzüldüm, ağlıyorum.” yorumu benim için artık bu işin zirve noktasıydı. ağladığı da her yerde, her fiyata bulabileceği kot pantolon. gerçi bu olay instagramdan önce de vardı. moda dergilerinde ev-araba parasına satılan kıyafetlere bakıp iç geçirirdik (hala da geçiriyoruz), şimdi bu olay dergi alan kesimden tüm topluma yayıldı. onun gibi giyinirsen, onun evini gezersen, onun makyaj serisini kullanırsan eline ne geçecek? o olmayacaksın sonuçta. esinlenmek, fikir almak başka, sadece fotoğraflardan tanıdığın birine arkadaş/aileden biri muamelesi yapmak başka. dediğim gibi, herhalde bu ünlülere tapınma eskiden beri vardı, sadece şimdi iyice görünür oldu.
    spektrumun öte yanında da haterlar var. bunlar da aşırı nefret ediyor, yine bir sürü zaman harcayıp kötü yorumlar yazıyır, yetmiyor nefret hesabı falan açıyorlar. özünde bu tapınmacılardan bir farkları yok, hayatında olmayan, tanımadığın biri için bu kadar zahmete ne gerek var?
    bu iş arz-talep meselesi, biz beğenmesek de beğeneni var ki bunlar iş yapıyor. mesela şey diye eleştirmek de bana saçma geliyor, “bilmemkim tişört çıkarmış, şu kadar paradan satıyor, yuh öyle iş mi olur”. valla kimse kusura bakmasın, alıcısı olduğu sürece herkes her şeyi istediği paraya satar. size uygun değilse almazsınız, kimseye uygun değilse kimse almaz, satıcı da ağzının payını alır. esas eleştiriyi hak edenler bunlara prim verenler. bu şişirme fenomenler bir sebep değil, bir sonuç; dünyanın her yerinde de bu böyle maalesef.