şükela:  tümü | bugün
  • dün çok fazla insan konuştu uçaktaki olayı. belki bilmiyorsunuzdur. baba ve çocuk uçağa biniyor fakat farklı koltuktalar. baba çocuğun yanında ki koltukta oturana rica ediyor "oraya ben geçeyim mi?" diye.

    adam da en doğal hakkıyla "hayır" diyor ve kitabını okumaya devam ediyor.

    konuyla zerre alakası olmayan biri de yer vermeyen adamın fotoğrafını çekip "ühühüh insanlık şey oldu, nasıllll yer vermezsinnn? çocuk mahvoldu tüm uçuş boyunca" gibi bir tweet atıyor. (özel hayatın gizliliği, hedef göstermek. ilgili yasalar falan hak getire tabii)

    bu çocuk konusunda çok arkadaşımla hırlaşmışımdır. genelde "senin olsun da anlarsın" ya da "konuşmak kolay" gibi argümanlarla karşılaşmışımdır.

    iyi de; çocuk yapmak senin kişisel tercihin. yapmamak da benim. neden ben seninle empati kurmak zorundayım?

    bu olaya bakalım; uçakta cam kenarında yolculuk etmeye bayılırım. ona göre check-in yaparım. şimdi daha kendi yavrusuyla yan yana seyahat etmek için gerekli ayarlamaları yapmamış bu geri zekalıya yerimi vermek zorunda mıyım? ya da misal pegasus falan olsun. rastgele check-in. ulan 15 tl alıyor koltuk seçmeye.

    fakat toplumun dinamiği şu; "amaaan siktiret nasılsa yer verirler". o babanın da düşündüğü bu inanın. metrobüsün ilk durağında iki 50 yaş kapalı abla, çok neşeliler, belli ki günden falan geliyorlar. ilk araç doldu, biri diğerine;

    - gel, gel yer verirler.

    çocuğa dönersek;

    tekrar söylüyorum. o sizin hayatınızın anlamı, bizim değil. çocuğu olmayan insanlar sizinkilerin şımarıklıklarına, huysuzluklarına katlanmak zorunda değil.

    akşam yemek yemeğe gittiğim yerde sizin çocuklarınızın çığlıklarını dinlemek zorunda değilim.

    kaldırım da yürürken, bebek arabasını üzerime, üzerime sürmenizden rahatsız oluyorum.

    tüm pedagog ve çocuk psikologları sizi bu sosyal medya konusunda uyarırken, sanki çocuğu instagram için yapmışçasına, daha konuşamadığı yaşta bebeğe instagram hesabı falan açmanızı anlayamıyorum.

    eğitimli kesimin yapmasını hiç anlayamıyorum. bırak! az aklı erince açar isterse. senin ne hakkın var 3-5 like için mahremiyetinın ırzına geçmene. sen doğurdun belki ama senin malın değil, bir insan evladı.

    bbc tik-tok belgeseline göre pedofili sapığın meskeni instagram, tik-tok v.s olmuş. hadi o sapık. senin hiç mi suçun yok?

    çocuk, hele bebek cidden çok güzel. ben de ara ara düşünüyorum "bir kızım olsa ne harika olur" diye ama çamura yatmayın artık!

    bok gibi biliyorsunuz ananız, babanız, toplum istedi diye ürediğinizi.

    biz uçakta, otobüste, avm' de çocuklardan değil, sizden rahatsız oluyoruz. "prens, prenses" dediğiniz çocuğunuzun kamera kapalıyken umurunuzda olmamasından rahatsız oluyoruz.

    bebek bu, elbet ağlar ama sizin bu durumda ki pişkinliğinizden rahatsız oluyoruz. rahat etmesi için ne yapıyorsun? 2-3 civarıysa uçakta oyalanması için uğraşıyor musun? yoksa telefonuna mı gömülüyorsun?

    avm' lerde yürüyen merdivenlerde artık bariyer var. neden biliyor musun? salağın teki bebeğini aşağı düşürdü çünkü!

    bazı arkadaşlarımın çocukları benden kat, kat zeki. elimde büyüyenler var. senelerce görmediğim ama bebekliğini bildiğim, sonra on sene sonra ilk dansını benimle yapanlar var.

    "cennet anaların ayakları altındadır" diye çakma hadisler uydurup, değil çocuk yapmak, halıya sıçmadığı için minnettar olacağımız insanların yavrulamasını istemiyoruz.

    o yüzden bir rahat bırakın artık. çocukları da, çocuksuzları da. ha o "cık cık" lar kucağında ki bebeğe değil sana..

    haberin olsun dünya üzerinde tek rahime, ya da sperme sahip olan ulu insan..
  • türkiyede çığ gibi büyüyen "çocuklu aile terörü"nü bize gösteren eylem.

    sanki sadece kendilerinin çocukları varmış gibi her yerde öncelik beklerler, şımarık bir budala gibi yetiştirdikleri çocukları sakince oturup huzurla bir şeyler içmekte olan insanları ağlayarak ve çığlıklar atarak rahatsız ederken en ufak bir utanma belirtisi bile göstermezler.

    bakamayacaksanız yetiştiremeyecekseniz yapmayın şu çocukları. milattan önceki yıllarda yaşamıyoruz. insanlığın soyunu devam ettirmek için üremek zorunda değilsiniz.
  • var böyle bir durum. bir anlamda çocuk istismarıdır, veya çocukları istismara açık hale getirmektir.

    sadece instagram’da değil; youtube gibi sosyal medya platformlarında çocukların olduğu içerikler daha çok takipçi çekiyor. bu takipçilerin önemli bir bölümü de çocuk. önce rus ailelerde başladı. sonra, bu “kazanç kapısı” bizimkiler tarafından da keşfedildi.

    mekanizme şu şekilde işliyor:

    farzedelim ki, iki küçük çocuğunuz var. biri 7, diğeri de 11 yaşında olsun. biri kız, biri de erkek. daha farklı segmentlere de hitap edebilmek için, çocukların arkadaşlarını da bu gruba ekleyebiliyorsunuz. içinde bolca oyuncak, giysi, eğlence merkezi, abur cubur ve “fast food” tanıtımlarının yapıldığı video çekiliyor.

    çocuklar, youtube üzerinde yayınlanan ve diğer çocukların yeni oyuncaklar ile oynadığı, istediği kadar abur cubur tıkındığı veya “fast food” tükettikleri içeriklere bayılıyorlar. ve aynısını istiyorlar. örnek olsun; yedi yaşındaki bir kız çocuğu, o videodaki kızın oynadığı lol bebeklerin aynısından istiyor. “param yok”, “sonra alırız”, vs. dinlemiyor... ya da, o videodaki çocuk gibi hep dondurma veya hamburger veya pizza yemek istiyor...

    nasıl ki, bir çocuğa alkol içiremez ve bunu internet üzerinde yayınlayamazsınız, bu yanlıştır; aynı şekilde, çocuğa “fast food” ve “abur cubur” yedirilen içeriklerin üretilmesi de çocuk istismarıdır.

    bu tür içerikleri üreten “aileler”, sponsorlar sayesinde iyi para kazanıyorlar. şimdi, bu berbat ötesi instagram ve youtube hesaplarından örnek vermeyeceğim. ancak, bu olay çocukların monatize edilmesi, çocukların sırtından para kazanmaktır. aynı zamanda, sürekli bir çocuk istismarı da söz konusu...

    bir aile var. adı lazım değil. youtube kanalları var. instagram’da da hesap açmışlar. küçük kızları var. o küçücük kıza travmatik şakalar yaptıkları yetmiyormuş gibi, onu hep abur cubur ile besleyip, yemek olarak “fast food” sunuyorlar. kız, sağlıklı bir şey yemiyor. ve her seferinde daha mutsuz ve kilo almış duruyor... bu, resmen o çocuğa gelecek yaşamında aşması güç olan travmalar ve sağlık sorunları “hediye etmektir”. suçtur!

    kapitalizmin doğası aileleri de bozuyor... o yüzden, ufak bir meleğin babası olarak söylüyorum, özellikle çocuklarınızı bu tür içerikten uzak tutun.