şükela:  tümü | bugün
  • aptallar için yeni edit: kardeşim siz salak mısınız? adam babasının bakkal dükkanını örnek veriyor. "babam çağa ayak uyduramadı battı" diyor. ulan biz de internette nsatıyoruz anlamıyor musunuz? biz de ürünlerimizi instagramda sergiliyoruz. nesini anlamadınız bu işin? biz de e-ticaret yapıyoruz. biz vergi veriyoruz, onlar vergi vermiyor. aradaki farkı daha nasıl anlatayım size? aynı platformda, aynı işi yapıyoruz. adamın sgk, bağkur, kdv, gelir vergisi, muhasebeci gideri yok çünkü kaçak yapıyor bu işi. benim verdiğim fiyatın yarısını verse bile zarar etmiyor. size bunu türkçe anlatıyoruz adam gelmiş bakkalların kredi kartına karşı kaybedişini anlatıyor. akıl yok, beyin hiç yok.

    edit: bazılarınızda zeka geriliği mi var bilmiyorum. ancak instagram'da vergisiz satış yapanlardan bahsediyoruz. adam gelmiş "kuzenim satıyor valal faturasını da kesiyor kıskanın kudurun" diyor. gerizekalı kardeşim; biz de instagram, adwords, facebook reklamlarıyla satış yapıyoruz. biz vergi veriyoruz, onlar vermiyor. aradaki fark bu. herhalde biz böyle yazınca millet zannetti ki eminönünde 6 metrekare dükkanda satış yapıyoruz, o yüzden internetten satanları kıskanıyoruz. şaka mısınız nesiniz siz?

    diğer "devlet niye vergi alıyor diye sormuyor da başkasının kazancına göz dikiyor" tayfasına değinmiyorum bile. siz sefil dahi değilsiniz. böyle bir aptallık olamaz, hırsızlığı böyle mi savunacaksınız? herkes vergi ödemek zorunda kalırsa, ya halk "ağır vergilerin altında" ezildiği için bu işe isyan edip daha dengeli vergi oranlarımız olur ya da zaten bir şekilde vergiler düşer. şuanki sistem hiç kimse vergi vermediği için, vergisini vereni öpmeye yönelik. hıyarağası 3000 lira maaş alıyor, devlete 2500 lira onun maaşının vergisi, sgk'sı ödendiğinin farkında değil. sen vergi ödüyorsun, ben ödüyorum, bu ödemeden köşeyi dönenlerin nesi farklı da onları savunuyorsunuz?

    ben kimseyi paçasından çekmeye falan çalışmıyorum. onlar bana yaşam alanı bırakmıyor. o "haftalık 300 lira kazanan adamın ekmeğinde mi gözünüz" muhabbetiniz de geçersiz.

    benim sektörümde aylık 5000 satışlık hacim var diyelim.
    ben 500 satış yapıyorum aylık.
    evde, sağda solda bu işi kaçak yapanlar ise 10 satış yapar diyelim.

    bu evde, sağda solda bu işi kaçak yapanlardan 300 tane var. bir anda bütün pazarın yarısından fazlasını ele geçiriyorlar demektir bu. 5000 satış hacminin 3000'i bu "tek tük elde ekmeğini çıkaranlar" tarafından satılıyorken ben asla yüksek maliyetli ürünümü satamayacağım demektir. ya dükkanımı kapatıp gideceğim (e-mağazamdan bahsedioyrum) ya da ben de vergisiz satışa başlayacağım. kapatacağım şirketi, kaçak göçek iş yapacağım.

    bu mudur? çözüm olarak bunu mu istiyorsunuz? biz batalım, herkes 300-400 lira haftalık çıkarmak için sektörü ele geçirsin.

    ---------------

    yakında başlatacak olduğum, türkiye cumhuriyetinin en kapsamlı şikayet listesini oluşturacağımız harekettir.

    tek kuruş vergi vermeden, vergi veren yasal iş yapan insanlara karşı maliyet avantajı yaratarak onları batmanın eşiğine getiren "evde satarım internetten" tayfasının kökünü kazımaya çalışacağız. işin özeti budur.

    hareket kapsamında;
    - tüm yasal satıcılar bilinçlendirilerek, hekresin kendi sektöründeki parazitleri kolayca maliyeye şikayet etmesi sağlanacak
    - oluşturulan websitesinde şikayet listeleri oluşturularak bu listeler toplu olarak düzenli bir şekilde maliye bakanlığıyla paylaşılacaktır.

    yakında güncellerim ben bu başlığı. cezanın da, verginin de yalnızca resmi iş yapan, bir şey kaçırmayan orta gelirliyi darmaduman ettiği ortamda ya artık toplu bir hareket yapıp herkese kol gibi cezaların gelmesini sağlarız. ya da biz de şirketleri kapatır instagramdan merdiven altı satış yaparız.
  • gec bile kalinmis harekettir. verginin vergisinin alindigi, ülkenin bütün vergi yükünün bordrolu calisanin sirtina yüklendigi yerde sarttir.

    darisi yillardir matrahsiz beyanda bulunan ama ne hikmetse sahipleri x6'dan asagisina binmeyen lokantalarin basina.

    ekleme: basliginin altinda dogu tipi ahlak nedir sorusunun cok güzel örneklerinin oldugu hareket. "sen git önce büyük kaciranlara laf et, git patronunu da sikayet et, burda yazmasi kolay" diyen sark kurnazlari üsüsmüs baslik altina.

    bu tipler icin suca karismak, yakalanana kadar önemli bir olay degildir. uzak dogu kütüründe de bu tipleri cok görürsünüz mesela, 25 yildir rüsvet yiyen bakan 26. yilda yakalaninca harakiri falan yapar sanki o zamana kadar yedigi boku bilmiyormus gibi, o hesap iste.

    bir sucu baskalarinin islemesi ve yakalanmasinin zor olmasi, bu kisilerin suclarini kendi vicdanlarinda aklamasi icin yeter de artar bile.
  • asıl darbe instagram butiğinden giyinen kezo tayfaya olacaktır. her türlü desteği vermeye hazırız.

    efsane hareket.
  • online işportacı, çoğu da replika mal satıyor
  • başa da, beş kuruş etmeyecek insta fenomenlerinin aldığı hediye furyasının eklenmesi gerekiyor. milyarlık ayakkabılar, çantalar, tur biletleri, diğer giyim eşyaları ve ev eşyalarıyla şov yapıyorlarsa, sanırım bunun bir de bedel ödeme kısmı olmalı. yada ben neden aldığım her ürün için kdv'ye tabi tutuluyorum, bunun cevabı verilsin.
  • sadece yasal satış yapan mağazaları değil,
    aynı zamanda bir yerde çalışan insanları da etkilemektedir.

    "abicim alırım 50 liraya ürünü, koyarım 80 liraya satarım instagramdan. biraz da reklam verdim mi ayda 2000 lira kalır cebime. akarım yok kokarım yok, taş atıp kolum bile yorulmuyor. ürün başı %60 kâr. salak gibi maaşlı mı çalışayım?"

    da diyor bu insanlar. al eline iphone 8'i. çek her ürünün fotoğrafını havalı havalı. günde 1 saat mesaiye, kendine 100-200 lira yevmiye çıkart.

    sadece mağaza sektörünü değil, ülkede emeğiyle çalışan herkesi sikiyorlar. uyanın o yüzden. size fatura kesmeyen her yeri şikayet edin. bu işin başka yolu yok.
  • her türlü desteği vermeye hazır olduğum hareket. kolay yoldan vergisiz faturasız para. biz piç miyiz lan?

    bir de sülük gibi yapışırlar ya. 3 kuruş para için nasıl karaktersiz olurlar. hep şu saçma sapan network marketing işleri. alayınızın köküne kibrit suyu aq.
  • çoluğun çocuğun üstünü , makyaj malzemelerini bile sözde “hediye “ adı altında cukkalayan bilogır tayfasınında katılması hereken liste. biz çalışıp üç kuruş biriktirip alışveriş yapalım diye yırtınalım. tek başarısı çocuk doğurmak olan tipler tek fotoğrafa 2000 tl istesin. geçen gün birini gördüm beni fenomen yapan sizsiniz falan diye sevmeyenlerine atarlanıyordu. destekçiyim!!!
  • burada serzenişte bulunan kardeşlere sözümdür; "yapılacak her incelemeden alnımın akıyla çıkarım" diyen babayiğitler, "ben hayatımda bir kuruş vergi kaçırmadım" diyen anadolu aslanları, "ben işçinin sigorta primini asgari ücretten göstermem tam gösteririm" diyen yiğidolar...

    götüne güvenen şöyle gelsin; vergi numaranızı yazın gönderin, maliye, çsgb ilçe müdürlüğü vs. gelip bir inceleme yapsın işletmenizde.

    buradan sıkmak kolay öyle... haydi hodri meydan!

    not: instagram veya herhangi bir sosyal mecra üzerinden herhangi bir satışım yoktur.
  • komiksiniz ama takdir ettim doğrusu. başarılar gençler.