şükela:  tümü | bugün
127 entry daha
  • öncelikle her yerde olduğu gibi sözlükte de köle gibi çalışmaktan bunalmış ama kişisel cesaretsizliği yüzünden kendine iş kuramamışların "evet vergi alınsın, şikayet edicem" vs yorumlarını görünce bi gülme geliyor sormayın gitsin.

    öncelikle kapıda ödeme seçeneği ve havale-eft ile satış yapanlar diye ikiye ayrılır bu mesele.

    bir satıcının kapıda ödeme alabilmesi için şirket banka hesabı olması gerekir. hiç bir kargo firması elden veya şahsi banka hesabına ödeme yapamaz/yapmaz. neden yapamadığı hakkında bilgim yok. muhasebeden ve vergi olaylarından anlayan bir arkadaş bilgilendirirse sevinirim.

    fakat konuya gelecek olursak eğer kapıda ödeme alıyorsa bir satıcı kesinlikle ama kesinlikle bir vergi numarası vardır. bundan sonrası ha bir köşe başında dükkan açmış adam ha instagramdan ürün satan adam. devlet gözünde aynıdır. devlet alacağı paraya bakar.

    eğer çeşitli muhasebe oyunlarıyla zarar gösteriyor ve ödemesi gereken vergiyi ödemiyorsa o devletin beceriksizliğidir.

    bu ülkede çalışanına 5 bin tl maaş veren ama maaşını nasıl asgari ücretten gösteren işletme varsa buda aynı kapsamdadır. bir fark yok yani.

    bu kapıda ödeme seçeneği sunanlar için geçerli, yani kısacası kapıda ödeme sunabilmesi için bankada şirket hesabı olması lazım.

    tabi birde kapıda ödeme sunup ürünü kurye ile gönderenler var. onlardan bahsetmiyorum. kargo ile kurye ayrıdır. kurye ile kapıda ödeme seçeneği sunuyorsa şimdi anlatacağım havale-eft yöntemi ile çalışan satıcı konumunda değerlendirmek lazım.

    ürün alırken mutlaka hangi kargo firmasıyla gönderdiğini sorun. eğer türkiye deki herhangi bir kargo firması ile çalıştıklarını ve o kargo firmasının ürün gönderimindeki takip nr verebiliyorsa şirkettir.

    gelelim havale-eft yöntemi ile ürün satana

    asıl "vergi kaçırıyor" dediğiniz bunlardır. fakat aslına bakarsanız onlarda vergi kaçırmıyor. nasıl mı? onuda anlatayım.

    bizim ülkemizde bir ürünü aldığın an vergisini sokarlar. yani bir sakızda alsanız, bir televizyonda alsanız tüm fiyatlara vergi dahil ödeme gerçekleştirirsiniz.

    adam diyelim ki instagramdan takı satıyor. hemen hepsi 2 gün içinde kargolar. (milleti dolandıran şark kurnazlarından bahsetmiyorum onlar ayrı bir yazının konusu)

    ve bu takıları kendi yapıyor olsun. alacağı malzemeye daha alırken haşırt diye vergisini son tüketici gibi ödüyor. sonra bu malzemeleri birleştirip havale yöntemiyle satıyor. havale-eft sisteminde önce parayı yatırırsınız sonra ürünü alırsınız.

    en çok dolandırılma burada yaşanıyor. tamamıyla o satıcının dürüstlüğüne güvenirsiniz. parayı aldıktan sonra ürünü göndermeyebilir de. fakat bunu yapabilmesi için bu ürün gönderimi günü olan 2 yada 3 gün içerisinde çok fazla satış yapması gerek ki bu dolandırıcılığa değsin.

    en basitinden bir kişiyi bile 100 lira dolandırsa iletişim kurduğu hattı değiştirmesi lazım. kolay kolay uğraşmaz kimse 100 lira için. ama 4 bin 5 bin lira kaldırırsa o 3 gün içinde uzar gider herif. tabi gene söylüyorum karakter meselesi.

    bende internetten satış yaptım hemde havale-eft sistemiyle çalıştım ve sattığım ürün 2 bin liralık bir ürün. insanlar evet havale yaptılar, ürünlerini aldılar, hiç bir şekilde "aldık parayı uzim gidim" diye düşünmedim, çünkü aptal mıyım ayda 10 bin liralık gelir getiren bir işi boka sarayım.

    ben o ürünü 1250 tl ye alıyordum. bunun ortalama 225 tl si vergi ve benden daha satmadan peşin alınmıştı onun vergisi. şimdi diyeceksiniz ki "ee sen 2000 liraya satıyon ürünü, 225 lira vergi ödüyon" ee siz bir dükkanı olup da 2000 kiraya sattığı üründen 360 lira vergi ödediğini mi sanıyorsunuz o dükkanın? ben hiç sanmıyorum

    dedim ya vergi konusunda inciğini cinciğini detaylıca anlatacak son kişiyim.

    bu devirde bir dükkan açtığınızda devlet size %65 ortak olur otomatikman.

    öncelikle bunu sorgulayacağınıza kölelik düzeninden bıkmış, maksat para ise 2 bin lira kazanırım instadan demiş, sizden bu konuda daha cesaretli olup basmış istifayı ve bir şekilde bir şeyler satmaya çalışan insanların ve oradan kazandığı/aldığı parayı gene türkiye de yerken haşırt huşurt her şeyin vergisini ödüyorsa, bu insanları devlete tekrar siktirmenin ne alemi var?

    şikayet edip ortalığı kaldıracağınız şey bu insanların vergisiz sandığınız şeyleri satması değil, devletin uçandan kaçandan kanırta kanırta vergi almaya uğraşmasından şikayetçi olmanız lazım. asgari ücretten kesilen vergilere sesiniz çıkması lazım.

    sırf siz basiretsiz, cesaretsizliğinizden, garanti paracılığınızdan, sizden çok daha iyi hayat sürdüğüne inandığınız için kıskançlığınızdan kurtulamadığınız için "devlet buna el atsın, şikayet edelim" felan filan.

    benim ayar olduğum instadan gerçekten dürüst satış yapanlara, malının arkasında olanlara, sattığı malda bir kusur varsa kabul edebilen dürüst satıcılara dokunulması. sizlerin çekememezliğiniz yüzünden dürüst olanları germeyin bu kadar.

    evet dürüst satıcı olmayanları, dolandırma peşinde olan şark kurnazlarını, müşteriyi enayi yerine koyan yurdum kurnazlarını gelin hep beraber sikelim.

    eğer hala ikna olmadıysanız şöyle bir soru sorayım. bir televizyon aldınız 1000 tl para ödediniz. bir yıl sonra acil paraya sıkştınız ve o televizyonunuz sıfırı 2000 lira olduğunu gördünüz, ee televizyon daha sıfır gibi, garantisi devam ediyor, bunu sırf bir yıl kullanıp çiziği dahi olmayan televizyonunuza sırf ikinci el diye 500 liraya satar mısınız? hiç sanmıyorum. yenisi 2000 liraysa açacağınız en düşük fiyat 1500 liradır. eee ne oldu arada 500 lira kar yaptın arkadaş. onun vergisi nerede? satışsa buda satış.

    "instadan satış yapana vergi gelsin" diye yırtınacağınıza "neyini çekemiyorum ben bu satış yapanların" diye oturup düşünün. insanların sizden daha cesaretli olup para kazanmaları kıskançlığınızdan kurtarın kendinizi.

    kısacası dürüst olun, kendi kıskançlıklarınızla birilerini şikayet etme sevdanızdan "devleti koruyorum" kılıflarıyla saldırmadan önce "bu devlet beni evire çevire neden skiyor da sesim çıkmıyor" diye düşünün.

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------
    bu arada para ödeyip de ürün alamayanlara bir yol göstereyim.

    öncelikle havale yapmış dahi olsanız sonuçta bir banka hesabına yatıyor o para. siz o banka hesabının peşine düşün.

    bunu eğer extreniz de felan göremiyorsanız bankanıza gidip "şu tarihte şu kadar ödeme yaptım, bu ödeme bilgilerini istiyorum, kime ödeme yapmışım" diye carlayın. ilk başta göremiyoruz felan deseler de eşşek gibi görüyorlar, veremeyiz derlerse de "ben bu ödeme yapılan hesabı mahkemeye vereceğim, durumu anlatın, eğer vermiyorsanız hangi hesap olduğunu, o zaman mahkemeye verirsiniz bu bilgiyi çünkü o zaman bankanızı mahkemeye vereceğim" dediğinizde o hesap bilgileri bir kaç uğraştan sonra önünüze gelecektir, veya direkt banka müdürüne çıkın durumunuzu ona anlatın, her banka şubesinin müdürü vardır.

    para aktardığınız hesabın dekontlarını aldıktan sonra bu hesap sahibini mahkemeye vereceksiniz. o hesabı açarken her türlü bilgiyi zaten bankaya hesap açmak için ibraz ediyorlar (adres, tc kimlik numarası vs)

    başkasının üzerine açılmış olabilir o hesap hiç sorun değil, konu para ise emin olun satışı yapıp sizi dolandıran kişinin mutlaka çok iyi tanıdığı biridir.

    verin mahkemeye o hesap sahibini. mahkeme kağıdı hesap sahibine gittiğinde emin olun o gün içerisinde sizi dolandıran tarafından aranacaksınız, eğer aranmazsanız zaten para yatırdığınız için o hesap sahibi size ürün satmamış yada öyle bir taahhüt de bulunmamış olsa bile o parayı ödemekle yükümlüdür.

    çünkü türkiye cumhuriyeti bankacılık kanunlarında "başkasına hesap kullandırtmak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılır" gibi bir ibare vardı yanlış hatırlamıyorsam. tabi noterden izin verilmemişse felan filan. olayın bu kısmını da avukat arkadaşlar detaylı olarak anlatırlar sanırım.